ABD Başkanı Donald Trump, İran'a karşı "büyük çaplı" bir hava saldırısı kampanyası başlattığını ve bunun günlerce, hatta haftalarca sürebilecek bir savaşa yol açabileceğini bildirdi. Amerikan ve İsrail güçlerinin Pazar sabahı İran'a yönelik saldırılarının ardından Tahran hızla misilleme başlattı. Trump, Washington ve Tel Aviv'in hedefinin İran'da rejim değişikliği olduğunu kaydetti. Uzmanlar ise bu durumun kısa süreli bir operasyon olmayıp bölgesel bir çatışmaya zemin hazırlayacağını belirtti.

Amerikan destroyerleri, radarlardan kaçmak ve İran hava savunmasını kör etmek amacıyla alçak irtifada seyreden Tomahawk seyir füzeleri fırlattı. Bu füzelerin kalkanı aştıktan sonra B-2 Spirit hayalet bombardıman uçakları devreye girdi. Görevleri, 14 ton ağırlığındaki GBU-57 "bunker delici" devasa bombaları doğrudan İran'ın yeraltı nükleer tesislerine ve komuta merkezlerine atmaktı. GPS güdümlü bu bombaların 60 metreden fazla beton ve toprağı delerek mini bir deprem etkisi yaratabildiği aktarıldı. Ardından F-15 savaş uçakları İran'ın mobil füze fırlatıcılarını hedef alırken, F-35 ve F-22 stelt uçakları bölgedeki müttefik üslerden destek sağladı. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, İran'ın füzelerinin yok edileceği ve nükleer endüstrisinin yerle bir edileceği vurgulandı. Ancak İran'ın bu senaryoya hazırlandığı belirtildi. İran ordusunun ana taktiğinin, balistik füzeler ve insansız hava araçları sürüleri fırlatarak bölgedeki Amerikan askeri üslerine saldırmak olduğu kaydedildi. Pentagon'un, ABD ve müttefiklerinin bu tür yoğun saldırılara tam olarak hazır olmadığı ve pahalı savunma füzelerinin kritik derecede azaldığı gerçeğini bildiği vurgulandı. İran devlet haber ajansı, balistik füze fırlatma görüntüleri paylaşarak, ABD veya İsrail'e yardım eden her üssün hedef alınacağını açıkladı. Katar, Kuveyt, Bahreyn ve Emirlikler'deki Amerikan birlikleri ve tesisleri saldırı altına alındı. ABD ve İsrail'in İran'da rejim değişikliği istediği açıkça ifade edildiği; İran'ın Yüksek Lideri Ayetullah Ali Hamaney'in de saldırıların hedefleri arasında yer aldığı aktarıldı.

Uzmanlar, Lübnan Hizbullahı'nın on binlerce füzeyle İsrail'i bombardımana tutabileceği, Yemen'deki Husiler ve Irak'taki milislerin paralel cepheler açabileceği ve İranlıların stratejik Hürmüz Boğazı'nı kapatarak küresel petrol akışını durdurabileceği yönündeki "Direniş Ekseni"nin savaşa katılımından endişe edildiğini aktardı. Teknolojik üstünlüğüne rağmen İsrail'in eşi benzeri görülmemiş çok cepheli bir savaşa girme riskiyle karşı karşıya olduğu kaydedildi. Sürekli füze yağmurları altında Tel Aviv'in savunmasının, önlenmesi çok daha zor olan yeni İran hipersonik füzeleri karşısında yetersiz kalabileceği belirtildi. En kötü senaryoda, bu çatışmanın konvansiyonel olmayan silahların kullanımını içerebileceği de ifade edildi. Savaşın siber cephede de yoğunlaşabileceği vurgulandı. İranlı devlet destekli hackerların son dönemde İsrail'in elektrik şebekesi, hastaneleri ve kritik sivil uygulamalarına yönelik saldırılarında yüzde 700'lük bir artış kaydettiği belirtildi. İran'ın savaş planlarına göre, siber saldırıların ABD ve müttefiklerinin ulaşım, enerji, askeri ve finansal ağlarını felç edebileceği açıklandı. Pentagon'un "Milenyum Meydan Okuması 2002" adlı savaş simülasyonu da bu tehdidin ciddiyetini ortaya koydu. Bu simülasyonda, İran güçleri komutanı rolündeki Amerikalı bir general, zayıf ancak kurnaz bir ordunun dünyanın en büyük gücünü nasıl küçük düşürebileceğini gösterdi. Elektronik gözetimden kaçınmak için motosikletli kuryeler gibi "ilkel" yöntemler kullanarak, küçük intihar botu sürüleri ve gizlenmiş ticari gemilerden yapılan saldırılarla Amerikan filosunu şaşırtarak sanal bir günde bir uçak gemisi ve tüm amfibi filo da dahil olmak üzere 19 Amerikan savaş gemisini batırdığı ve on binlerce kayıplara neden olduğu aktarıldı.