Yaratıcılık söz konusu olduğunda çoğu insan hemen sanatı düşünmektedir: resim, müzik veya yazma. Ancak, eşit derecede değerli olan ve sıklıkla fark edilmeyen başka bir yaratıcılık türü olduğu belirtildi. Bu, entelektüel yaratıcılık olarak kaydedildi. Fikirleri birleştirme, daha derin düzeyde düşünme ve dünyaya yeni bakış açıları bulma yeteneği olduğu aktarıldı. Birçok insanın bu tür zekaya sahip olduğu ancak bunun farkında olmadığı kaydedildi. Kendi yeteneklerimizi tanımazsak, onları tam potansiyelimizle geliştirmemiz ve kullanmamızın zor olduğu vurgulandı. Psychology Today'in aktardığına göre, entelektüel yaratıcılığı tanımanın altı işareti şu şekilde sıralandı. Sanatçıların sanatta güzelliği fark ettiği gibi, entelektüel olarak yaratıcı kişilerin de başkalarındaki ilginç fikirleri ve düşünme biçimlerini tanıdığı belirtildi. Bu kişilerin sıra dışı benzetmelere, dünyaya farklı bakış açılarına veya sorunları çözmenin akıllıca yollarına ilgi duyduğu açıklandı. Zihnin sürekli aktif olması, yüksek entelektüel yaratıcılığın bir işareti olduğu belirtildi. Bu tür bireylerin, detaylardan genel tabloya kolayca geçiş yaptığı; bir an somut bir problem üzerine düşünürken, hemen ardından soyut fikirler veya felsefe üzerine odaklanabildikleri kaydedildi. Yeni projeler, fikirler veya yapmak istedikleri sohbetler hakkında sürekli düşünmeleri nedeniyle sıklıkla zihinsel bir heyecan duydukları aktarıldı. Yaratıcılığın yalnızca düşünmekle sınırlı olmadığı, aynı zamanda eylemi de içerdiği vurgulandı. Entelektüel olarak yaratıcı kişilerin, fikirleri pratikte test etmeyi sıklıkla tercih ettiği belirtildi. Mükemmeliyet veya tam kontrol konusunda aşırıya kaçmadıkları; yeni şeyler denemeye ve sonuçlarını görmeye istekli oldukları açıklandı. Düşünme zamanı bulunduğunda; araç kullanırken, beklerken veya duş alırken zihnin, ilgiyi çeken fikirlere döndüğü kaydedildi. Dinlenen bir sohbetin analiz edildiği veya belirli bir fikrin neden özellikle ilgi çekici olduğunun anlaşılmaya çalışıldığı belirtildi. Bu tür durumlarda beynin sıklıkla "anlama modunda" çalıştığı vurgulandı. Akıllı insanların sıklıkla nasıl düşündüklerini düşündükleri ve bunun metakognisyon olarak adlandırıldığı bildirildi. Örneğin, "Bunu daha önce denedim ve işe yaramadı, ancak durum şimdi aynı değil, bu yüzden belki tekrar denemeye değer" veya "Bu daha önce işe yaramıştı ama şimdi işe yaramayabilir" gibi düşünceler oluşabileceği kaydedildi. Kendi çalışma yöntemlerinin her zaman en iyisi olmadığının farkında oldukları ve başkalarının yaklaşımlarına, ilk başta verimsiz görünseler bile açık oldukları aktarıldı. Entelektüel olarak yaratıcı kişilerin, iş, iletişim veya günlük durumlar olsun, yaptıkları şeyi nasıl geliştirecekleri üzerine sıklıkla düşündükleri belirtildi. Bu düşüncelerin, "Bir dahaki sefere bunu farklı yapacağım" gibi basit bir ifade olabileceği gibi, "Dünyaya karşı nasıl daha açık olabilirim ve daha geniş bir bakış açısına sahip olabilirim?" gibi daha derin bir soru da olabileceği açıklandı. Zeka ile ilk akla gelen özellik olmasa da, entelektüel yaratıcılığın çok zeki insanların temel özelliklerinden biri olduğu vurgulandı. Kendi yeteneklerimizi tanımanın önemine değinildi, aksi takdirde onları geliştiremeyeceğimiz ve olması gerektiği gibi kullanamayacağımız belirtildi. Sürekli aktif bir zihin gibi bazı özelliklerin bazen bir yük gibi algılanabileceği, ancak değerleri anlaşıldığında bir avantaj haline geldiği kaydedildi. Bu işaretleri kendisinde tanıyan kişilerin, potansiyellerini sporcuların veya sanatçıların becerilerini geliştirdiği gibi daha da ileri taşıyabilecekleri aktarıldı. Aynı zamanda, kendi yeteneklerimizi anlamanın, başkalarında da bu yetenekleri tanımamıza ve onları geliştirmeleri için teşvik etmemize yardımcı olduğu bildirildi.