Nedaleko Punta, Krka'nın güneybatısında, bu Hırvat adasında bulunan en sıra dışı yerlerden biri bulunuyor. Puntarske drage'nin ortasında, yaklaşık 750 metre uzaklıkta, sakinleri Punta'da Mostir olarak da bilinen küçük bir ada var. Bu ada, park-orman olarak korunuyor ancak doğal güzellikleri çok öteye gidiyor. Çok küçük bir alanda Fransiskan manastırı, müze koleksiyonları, kütüphane ve değerli sanat eserleri bulunuyor, bu nedenle KoÅ¡ljun, bu bölgenin en önemli kültürel ve dini yerlerinden biri olarak kabul ediliyor.

Ada, Punta merkezindeki limandan çıkan teknelerle ulaşılabiliyor ve yolculuk sadece on dakika sürüyor. Geldiğiniz anda KoÅ¡ljun'un diğer Adriyatik turistik noktalarından farklı olduğunu hemen fark edersiniz. Burada büyük turist tesisleri, gürültü veya alışılmış kalabalık yok.

Doğa da özel bir izlenim bırakıyor. KoÅ¡ljun'da 540'tan fazla bitki türü kaydedilmiş ve neredeyse tüm yüzey yoğun bir bitki örtüsüyle kaplı. Manastırın arkasında, hala Fransiskan topluluğunun yaşadığı yoğun bir orman içinde Fransiskan manastırı bulunuyor. Manastır verilerine göre şu anda dört Fransiskan rahip var.

KoÅ¡ljun bugün Fransiskanlar ile özdeşleştirilse de bu adada yaşayan izleri çok daha eski zamanlara uzanıyor. Arkeolojik bulgular Hristiyanlığın gelmeden önceki dönemlere işaret ediyor, daha sonra ada Benediktine rahipler tarafından kullanılmış. Onlar bir abdi kurmuş ve Kutsal Maria KoÅ¡ljunska kutsal mekanı zamanla Krka ve çevresindeki dini ve kültürel yaşamda önemli bir rol oynamıştır.

Benediktine'lerin ardından adayı Fransiskanlar ele geçirmiş, onlara Frankopan prensleri büyük destek sağlamış. Manastır, Saint Bernard of Siena'nın öğretilerine göre yeniden inşa edilmiş ve geliştirilmiş; bu da rahiplerin büyük şehirlerden uzakta yaşamasını savunuyordu.

KoÅ¡ljun'un izole konumu, deniz ve ormanla çevrili olması, bu yaşam tarzı için ideal bir yer olarak ortaya çıkmıştır.

Frankopan'ların izleri bugün hala görülebilir. Kilisenin duvarlarında Frankopan armaları bulunuyor ve orijinal mezar taşı ile Katarina Frankopan'ın mezarı da var. Manastır duvarlarının arkasında, zengin bir yazılı miras bulunuyor. Kütüphane yaklaşık 30.000 kitap barındırıyor; bunlar arasında eski ve nadir baskılar, el yazmaları ve diğer tarihi belgeler yer alıyor.

Özellikle Glagolitik kitaplar ve el yazmaları, inkunabüller ve manastır müziği kütüphanesindeki eski pergamentler öne çıkıyor.

Bu nedenle KoÅ¡ljun, fiziksel olarak çok küçük olmasına rağmen, içinde barındırdığı kültürel değerlerle büyüklüğünü aşan bir yer. Komplekste ayrıca etnografik bir müze bulunuyor ve burada Krka sakinlerinin günlük yaşamının nasıl olduğunu görebilirsiniz.

Sergiler arasında gemi modelleri, ahşap eşyalar, tarım aletleri, peynir üretimi için kullanılan ekipmanlar, sopele gibi geleneksel müzik enstrümanları, dokuma malzemeleri, halk giyimi ve seramikler bulunuyor. Koleksiyonlarda eski para birimleri ve tarihi coğrafi atlaslar da var.

KoÅ¡ljun'u ziyaret etmek, yoğun bir çam ormanında yürüyüş yapmak, küçük şapkalar ve diğer kutsal alanlar arasında gezinmek anlamına geliyor. Sahile yakın, Saint Francis heykeli de bulunuyor. Manastır kompleksinin girişinde ziyaretçileri "Mir i dobro" (Barış ve İyi) mesajı ile karşılayan bir Fransiskan selamlaması var.

KoÅ¡ljun'un en büyük özelliklerinden biri tam da burada olmayan şeydir: Ada kafe, restoran veya diğer ticari işletmelerden yoksundur; bu nedenle huzurlu karakterini koruyor. Bu nedenle ziyaret, Adriyatik kıyı şeridindeki alışılmış turistik gezi deneyiminden farklıdır.

Ziyaret için yaklaşık iki saat ayırmak yeterli olacaktır; bu süre içinde manastırı ve koleksiyonları gezebilir, ormanda ve deniz kenarında rahatça yürüyüş yapabilirsiniz.

KoÅ¡ljun gibi birçok eski Adriyatik yerinde olduğu gibi, KoÅ¡ljun'un oluşumu hakkında bir efsane var.

Yerel bir anlatıya göre, Puntarske drage'nin bulunduğu yerde eskiden verimli bir tarla vardı ve bu tarlayı iki kardeş paylaşmıştı. Bir kardeşin zamanı geldiğinde bölümü paylaşırken diğerini kandırmaya çalıştığı söyleniyor. Doğruyu isteyen kardeşin yalvarışından sonra, efsaneye göre deniz tüm tarlayı kapladı.

Suyun üzerinde sadece kör kardeşe ait olan toprak parçası kaldı. Bu toprak parçasının KoÅ¡ljun olduğu söyleniyor.