Popüler dizi "The Good Place"in yıldızı Jameela Jamil, katıldığı bir podcast yayınında, bir süredir müzisyen James Blake ile olan ilişkisini ve çekim kriterlerini ele aldı. Jamil, fiziksel görünümden ziyade zekaya ve düşünce yapısına önem verdiğini açıklayarak kendisini sapioseksüel olarak tanımladığını bildirdi.

İngiliz-Kanadalı oyuncu Jamil, fiziksel tiplerin kendisini nadiren cezbettiğini belirtti. Karşısındaki kişinin dış görünüşünden çok zekasına ve düşünce biçimine dikkat ettiğini vurgulayan Jamil, "Sakalları seviyorum ve bir erkeğin olgun görünmesi hoşuma gidiyor. Biri çok genç göründüğü anda bende her şey kapanıyor. Bu sadece benim tipim değil." ifadelerini kullandı.

Temel temizlik ve hoş koku gibi unsurların kendisi için önemli olduğunu, ancak fiziksel görünümle ilgili kriterlerinin büyük ölçüde bunlarla sınırlı kaldığını kaydetti. Oyuncu, başka bir kişiyle entelektüel ve zihinsel bir bağlantı olmadan çekimin var olamayacağını aktardı. Jamil, "Ben bir sapioseksüelim, bu da beni esprili, zeki ve ilginç insanlara çeken bir durum. Herhangi bir kimya hissetmem için zihinsel ve entelektüel bir bağ olmalı." diye ekledi.

Jamil, bugüne kadar net bir partner tipi olmadığını, çünkü âşık olma konusunda cinsiyetin veya dışsal özelliklerin belirleyici olmadığını ifade etti. "Bende her şey enerji ve sohbetle ilgili. Fiziksel çekim daha sonra gelir, gelirse. Sadece güzel göründüğü için kimse beni kendine çekmedi. Bunun nasıl bir şey olduğunu bile bilmiyorum. Birine baktığında ‘İşte bu!’ diye düşündüğün anı hissetmeyi çok isterdim ama bu bana hiç olmadı." sözleriyle kişisel deneyimini paylaştı.

Romantik veya cinsel çekiciliğin ortaya çıkmasından önce güçlü bir entelektüel ve psikolojik bağın olması gerektiğini de sözlerine ekleyen Jamil, sapioseksüelliğin, zekasıyla öne çıkan kişilere yönelik romantik veya cinsel çekimi tanımlayan bir terim olduğunu açıkladı. Latince "bilge" anlamına gelen "sapien" kelimesinden türeyen bu kavram, entelektüel uyumluluğun duyguların ve çekimin gelişimi için anahtar olduğuna inanan kişiler tarafından benimsenmekle birlikte, fiziksel görünümün daha sonra geldiğini veya hiç belirleyici bir rol oynamadığını aktardı.