Neredeyse tüm plastik kapların altında yer alan ve üç ok ile ortasında bir sayıdan oluşan küçük üçgen işareti, birçok kişinin düşündüğünün aksine, kabın mikrodalgada kullanıma uygun olduğunu değil, plastiğin türünü ve geri dönüştürülebilirliğini belirtmektedir. Uzmanlar, bu sembolün yanlış yorumlanmasının sağlık risklerine yol açabileceğini vurguladı. Bu evrensel işaret, kabın hangi tür plastikten yapıldığını ve geri dönüştürülebilir olup olmadığını belirtmektedir. Üçgen içindeki 1'den 7'ye kadar olan sayılar, farklı malzeme gruplarına aittir; örneğin, 3 numaralı PVC folyolarda, 6 numaralı polistiren hazır yemek kaplarında ve 7 numaralı bisfenol bazlı kompozit plastiklerde yaygın olarak kullanılmaktadır. Mikrodalga kullanımı için asıl sembol, genellikle dalgalı çizgilerle, bazen fırın veya tabak gösterimiyle birlikte tamamen farklı görünmektedir. Bu çizgiler, kabın mikrodalga ile uyumlu olduğunu işaret etse de, bu durum kimyasal bileşim veya yiyeceklere madde geçişi açısından tam bir güvenlik sağlamaz. Isının etkisiyle polimerlerin bozunması ve "süzülme" olarak bilinen bir süreçle plastiklerden çeşitli bileşiklerin yiyeceklere geçebileceği belirtildi. Bu etki, kaplar eski, çizilmiş veya yağlı yiyecekler ısıtıldığında daha belirgin hale gelmektedir. Bahsedilen maddeler arasında bisfenol A (BPA) ve fitalatlar bulunmaktadır ki bunlar, kokusuz, tatsız ve renksiz endokrin bozucu maddeler olarak tanımlanmakta ve uyarı olmaksızın yiyeceklere karışabilmektedir. Özellikle 3, 6 ve 7 numaralı plastiklerin ısıya maruz kaldığında daha sorunlu olduğu, bu türlerin ise genellikle daha ucuz kaplarda ve hazır yemek ambalajlarında bulunduğu aktarıldı. Nebraska-Lincoln Üniversitesi araştırmasına atıfta bulunularak, mikrodalgada sadece üç dakikalık ısıtmanın, plastiğin her santimetrekaresi başına iki milyar nano parçacık salımına yol açabileceği kaydedildi. Bu parçacıklar, hücre zarlarından geçebilecek kadar küçük olup, hücresel fonksiyon bozuklukları, metabolizma ve doğurganlık üzerindeki olası etkileriyle ilişkilendirilmektedir. Musluk suyunda bulunan mikroplastiklerin de genel maruziyete katkıda bulunduğu ifade edildi. En hassas grubun çocuklar olduğu, sıcak suda sterilize edilen plastik süt şişelerinin kullanımıyla maruziyetlerinin arttığı vurgulandı. Sıcaklık değişikliklerinin, hem ısıtma hem de dondurma, mikroplastik salınımını teşvik edebileceği, bu nedenle dondurmanın da tamamen güvenli bir çözüm olmadığı belirtildi. Pratik bir öneri olarak, mikrodalgada ısıtmadan önce yiyeceklerin özellikle borosilikat cam, seramik veya desensiz porselen gibi cam kaplara aktarılması gerektiği belirtildi. Plastik kapların yalnızca soğuk yiyecekler için kullanılması, hasarlı, solmuş veya çizilmiş kapların ise daha fazla parçacık salabileceğinden atılması tavsiye edildi. 5 numara ile işaretlenmiş polipropilenin bazı düzenlemelerde mikrodalga kullanımı için daha güvenli kabul edildiği ancak bu konuda tam bir bilimsel mutabakat olmadığı da aktarıldı. Bu nedenle, uzmanların bir kısmı hiçbir plastiğin mikrodalgada yiyecek ısıtmak için ideal olmadığını düşünmekte ve en basit çözüm olarak cam kullanımına devam edilmesini kaydetti.