Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Avrupa ülkelerinin Ukrayna çatışmasında tarafsız olmadığını, Rusya ile samimi bir diyalog yürütmediğini, müzakereleri baskı ve siyasi ültimatom aracı olarak kullandığını ve asıl amaçlarının 'Zelenski rejimini' korumak olduğunu belirtti. TASS'ın aktardığına göre Lavrov, aslen Brüksel merkezli 'Politico'da yayımlanması planlanan ancak Rusya Dışişleri Bakanlığı'na göre son anda geri çekilen 'Ukrayna, Avrupa ve Küresel Güvenlik' başlıklı makalesinde, Avrupa'nın kendisini Rusya'nın yenilgisini amaçlayan bir taraf olarak konumlandırdığını kaydetti. Bakan, Moskova ile Batı arasındaki güvenin, 'Rusya karşıtı politikalar' olarak nitelendirdiği tutumlardan vazgeçilmeden yeniden inşa edilemeyeceğini vurguladı. Rus bakan, 'Avrupalı liderlerin gerçek amacı Rusya ile müzakereler değil, (Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir) Zelenski rejimini kurtarmak ve onu bize karşı mücadelenin devamı için bir sıçrama tahtası olarak korumaktır' açıklamasını yaptı. Lavrov, Batılı ülkelerin çatışmanın nedenlerini çözmeden 'dondurmaya' çalıştığını ve aynı zamanda Kiev'e askeri desteği sürdürerek kendi askeri kapasitelerini artırmayı düşündüklerini bildirdi. Bakan ayrıca Batı'nın yıllardır NATO ve AB'yi doğuya doğru genişlettiğini, bunun Ukrayna krizine katkıda bulunduğunu ve Batılı ülkelerin 2004'ten bu yana Ukrayna'daki siyasi süreçlere dahil olduğunu, 2014'teki olayları 'darbe' olarak nitelendirdiğini belirtti. Lavrov, 'Avrupalılar sokak isyanlarına neden oldu ve ardından Şubat 2014'te Kiev'de bir darbe gerçekleşti' ifadelerini kullandı. Lavrov, Avrupa ülkelerinin, iddialarına göre, Minsk Anlaşmaları da dahil olmak üzere önceki barış süreçlerini sabote ettiğini ve böylece Ukrayna ordusunun güçlenmesini sağladığını kaydetti. Lavrov, NATO ile Rusya arasında doğrudan bir çatışma riskine karşı uyardı ve bu durumun nükleer tırmanış da dahil olmak üzere felaketle sonuçlanabilecek etkileri olabileceğini vurguladı. Metninin sonuç bölümünde Lavrov, Rusya'nın müzakereleri reddetmediğini ancak Avrupa'yı çatışmanın aktif bir katılımcısı olarak gördüğünü, bu nedenle diyaloğun tarafsız olamayacağını aktardı. Bakan, çok kutuplu bir düzene ve tüm devletler için eşit güvenlik garantilerine dayalı yeni bir Avrasya güvenlik mimarisi çağrısında bulundu.