Dünya, gergin Ortadoğu'daki her hareketi endişeyle izlerken, Rusya ve İran arasında sahne arkasında stratejik bir güç dansı devam ediyor. Moskova, Tahran'a Amerikan askeri üsleri, gemileri ve uçaklarının konumlarına dair önemli uydu görüntüleri ve istihbarat verileri sağlayarak, kendi cephelerinde baskı altında olmasına rağmen İran'ı Amerikan dominasyonuna karşı doğrudan bir müttefik ve "uzatılmış bir kol" olarak kullanıyor. Uzmanlar, bu iş birliğinin Rus ekonomisine milyarlarca avro kazandırdığını belirtti. Rusya ve İran arasındaki iş birliğinin hiç bu kadar güçlü olmadığı bildirildi. Askeri uzmanların analizlerine göre, bu ilişkinin "saf ticaret" prensibine göre işlediği kaydedildi. Pragmatik bir iş birliği olarak başlayan bu ilişkinin, güçlü bir askeri bloka dönüştüğü aktarıldı. İran'ın Rusya'yı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde bir koruyucu olarak gördüğü, Rusya'nın ise İran'ı sıcak denizlerde varlık göstermesine ve dünya petrol rotaları üzerinde doğrudan etki kurmasına olanak tanıyan bir üs olarak değerlendirdiği belirtildi. Washington ateşi söndürmeye çalışırken, Moskova'nın Tahran'ı küresel satranç oyununda bir kalkan ve kılıç olarak kullanarak bu ateşe düzenli olarak benzin döktüğü kaydedildi. Savaş devam ederken ve İran'ın Hürmüz Boğazı'nı bloke etmesiyle petrol fiyatları fırlarken, Rus ekonomisinin kurtuluş yaşadığı vurgulandı. Küresel piyasadaki panik nedeniyle, dönemin Amerika Başkanı Donald Trump yönetimi, küresel çöküşü ve pompa fiyatlarındaki artışı önlemek için düşünülemez görünen bir adımı atmak zorunda kaldı; Rus petrolüne yönelik yaptırımlar geçici olarak hafifletildi. Savaşın ilk iki haftasında Rusya'nın fosil yakıt ihracatından altı milyar avro kazandığı aktarıldı. Çatışmanın üç ay sürmesi halinde Moskova'nın ek olarak 161 milyar dolar gelir elde edebileceği tahmin edildiği kaydedildi. Öte yandan Beyaz Saray, kamuoyundaki gerilimi yatıştırmaya çalışıyor. Amerikalı yetkililer ve sözcüler, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in İran'a yaptığı gizli yardımın "sahadaki durumu kesinlikle değiştirmediğini" savundu. İran ordusunun "tamamen dağıldığını", deniz kuvvetlerinin yok edildiğini ve füze saldırılarının yüzde 90 oranında azaldığını açıkladı.