Rusya'nın Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Vasilij Nebenzja, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) acil oturumunda yaptığı açıklamada, Rusya'nın ABD ve İsrail'den İran'a yönelik saldırgan eylemlerini derhal durdurmasını talep ettiğini bildirdi. Nebenzja, bu eylemlerin insani ve ekonomik bir felakete yol açma riski taşıdığını vurguladı.

Rusya ve Çin'in talebi üzerine toplanan BMGK'daki konuşmasında Nebenzja, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarını "sırtından bıçaklama" ve "diplomasinin gerçek bir ihaneti" olarak nitelendirdi. Nebenzja, bu saldırıların, Tahran'ın Washington ile diplomatik müzakerelere hazır olduğunu ifade ettiği bir dönemde gerçekleştirildiğini kaydetti. İran'ın nükleer silah geliştirme planları olmadığını ve bu alandaki yükümlülüklerini yerine getirdiğini sürekli olarak belirttiğini aktaran Nebenzja, İran çevresindeki gerilimin nükleer ve radyolojik güvenliği tehdit ettiğini ifade etti.

Batı'nın ABD ve İsrail'in İran'a yönelik "saldırganlığını" haklı çıkarma girişimlerini temelsiz bulduğunu belirten Nebenzja, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'ın nükleer silah elde etmesini engellemek amacıyla saldırının gerçekleştirildiği yönündeki açıklamalarını da eleştirdi. Rusya'nın İsrail'in İran'la askeri çatışmayla ilgilenmediğine dair defalarca sinyaller aldığını ancak mevcut ABD ve İsrail eylemlerinin insani ve ekonomik bir felakete yol açma riski taşıdığını kaydetti. Nebenzja, Rusya'nın Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi'den ABD'nin İran'a yönelik saldırısını açıkça kınamasını beklediğini de sözlerine ekledi. Rusya'nın İran'daki bir okula yapılan saldırı haberini "özel bir acıyla" karşıladığını ve İran'daki Rus vatandaşlarının güvenliği için gerekli önlemleri aldığını vurguladı.

Çin'in BM Büyükelçisi Fu Kong ise BMGK'nın olağanüstü oturumunda yaptığı açıklamada, Orta Doğu'daki mevcut durumdan dolayı Çin'in derin endişe duyduğunu belirtti. Fu Kong, tüm taraflara BM Şartı ilkelerine saygı göstermeleri çağrısında bulunarak, ABD-İsrail'in İran'a yönelik saldırılarını "cüretkar" olarak tanımladı ve uluslararası ilişkilerde güç kullanma tehdidini kınadı.