Rusya'dan ayrılan askerler, Ukrayna'daki cephe hattında kendi komutanlarının görevleri reddeden veya geri dönmek istemeyen askerleri doğrudan infaz ettiğini, hatta işkence uyguladığını açıkladı. İngiliz yayın kuruluşu BBC'ye konuşan askerler, "sıfırlama" adı verilen bu uygulamalarla çok sayıda arkadaşlarının öldürüldüğünü ve bazı komutanların "Rusya Kahramanı" unvanına sahip olduğunu belirtti. BBC, cephe hattındaki Rus askerlerinin kendi isimleriyle, kendi insanlarının infaz emirleri hakkında ilk kez kamuoyu önünde konuştuğunu kaydetti.

Bir asker, 2024 yılında "Rusya Kahramanı" unvanı verilen bir komutanın, sadece birkaç metre ötedeki bir askerin infazını emrettiğini gördüğünü aktardı. Asker, "İki, üç metre... tık, tak, ateş" ifadeleriyle olayı anlattı. Başka bir birlikten bir diğer asker ise kendi komutanının bizzat dört askeri öldürdüğünü iddia etti ve "Onları tanıyordum. 'Ateş etmeyin, her şeyi yapacağım!' diye bağıran birini hatırlıyorum" sözleriyle durumu kaydetti. Görüşmecilerden biri, yirmi askerin cesedinin, silah arkadaşlarının "sıfırlama" (Rus askeri jargonunda kendi adamlarını infaz etme) eylemi sonrası bir çukura atıldığını gördüğünü de belirtti. "The Zero Line: Inside Russia’s War" adlı belgeselde, askerler intiharvari olarak nitelendirdikleri saldırılara katılmayı reddettikleri için maruz kaldıkları işkenceleri ayrıntılarıyla anlattı. Bu saldırılar, Ukrayna güçlerini yıpratmak amacıyla cepheye sürekli insan dalgaları gönderilmesi anlamına gelen "et fırtınaları" olarak biliniyor. Ural'dan engelli çocuk öğretmeni olarak çalışan 35 yaşındaki Ilya, Mayıs 2024'te 78 kişiyle birlikte askere alındığını ve bu grubun tek hayatta kalanı olduğunu ileri sürdü. Ukrayna'ya varışlarının ardından çoğunun derhal cepheye gönderildiğini belirten Ilya, "Ne ateş etmek ne de öldürmek istedim" dedi. Ilya, komutanının cephe hattına dönmeyi reddeden dört askeri yakın mesafeden öldürdüğüne tanık olduğunu ifade etti. "Kaderiniz komutana bağlı. Radyodan 'Şunu sıfırla, bunu sıfırla' diyor" sözleriyle durumu özetledi. Saldırıya gitmeyi reddettiği için bir ağaca bağlandığını, coplarla dövüldüğünü, aşağılandığını ve üzerine idrar yapıldığını da kaydetti. Ilya, "Komutan 'Yeni bir tuvaletimiz var' dedi" diye anımsadı ve bu olayın ardından intihar girişiminde bulunduğunu aktardı. Moskova'dan eski ev aletleri tamircisi olan 34 yaşındaki Dima da 2022'de askere alındı. O da "Rusya Kahramanı" unvanına sahip komutanı Aleksey Ksenofontov'un emriyle infazlara tanık olduğunu iddia etti. Dima, "Bunlar filmler değil, gerçeklik. İki-üç metre, ateş. Sadece cinayetler" ifadelerini kullandı. Eski mahkum olan yirmi askerin cesedini gördüğünü, bu askerlerin üsse getirildikten sonra öldürüldüğünü ve banka kartlarının alındığını da sözlerine ekledi. Dima, "Birini listeden çıkarmak sorun değil, sadece bir rapor yazarsınız" diye belirtti. Ölen askerlerin aileleri, birimdeki bu vahşet nedeniyle soruşturma talep eden bir mektubu Vladimir Putin'e gönderdi. Görüşmecilerin tamamı, askerlerin neredeyse kesin ölüme gönderilmesi anlamına gelen "kıyma makinesi" taktiklerini detaylandırdı. İngiliz Savunma Bakanlığı'na göre, 2025 yılında günlük ortalama 900 ila 1.500 Rus askerinin öldürüldüğü veya yaralandığı belirtildi. Dima, "Üç kişiyi gönderirsiniz, sonra üç kişiyi daha. Başarısız olursa on kişiyi gönderirsiniz. O da başarısız olursa elli kişiyi gönderirsiniz. Sonunda birileri hattı yaracak, mantık bu" dedi. "Üç günde 200 kişi kaybettik" şeklinde ekledi. BBC'nin görüşmecileri, emirleri reddedenlerin derme çatma çukurlara kapatıldığını, aç bırakıldığını, elektroşoka maruz bırakıldığını ve ardından silahsız olarak saldırılara gönderildiğini vurguladı.

27 yaşındaki Denis, kayıp bir dronu bulmak istemediği için amirinin ön dişlerini kırdığını ileri sürerek kırık ön dişlerinin fotoğrafını gösterdi. Dima, "et fırtınasına" asker göndermeyi reddettikten sonra tutuklandığını ve derme çatma bir hapishanede 72 gün boyunca elektroşokla işkence gördüğünü anlattı. Dört askerin tamamı şu anda Rusya dışında bulunuyor, ancak ağır psikolojik sonuçlar yaşadıklarını ifade ettiler. Dima, "Cesetlerle dolu bir ormanı rüyamda görüyorum. Kokusu geliyor, hayır, tadı geliyor" dedi ve "Benim suçum öldürmek istememem" diye ekledi. Ilya ise "Ülkemi seviyorum, ama Putin'in ondan yaptığını değil. Orada herkesi kırabilirler. Beni de neredeyse kırdılar, ama tamamen değil" sözleriyle duygularını dile getirdi. Rus hükümeti, silahlı kuvvetlerinin "azami kısıtlamayla" hareket ettiğini ve suç iddialarının incelendiğini açıklarken, BBC bu iddiaları bağımsız olarak doğrulayamadığını vurguladı.