Sinüs hastalığı sendromu, kalbin doğal pili olan sinoatriyal (SA) düğümün, yani sinüs düğümünün düzgün çalışmaması durumunda ortaya çıkan bir grup kalp ritmi problemi olduğu belirtildi. Sinüs hastalığı sendromunun kronik, genellikle ilerleyici bir durum olduğu kaydedildi. Bu sendromun, semptomların kontrolü ve yaşam kalitesinin iyileştirilmesi için sürekli tedavi ve semptom kontrolü gerektirdiği vurgulandı. Sinüs düğümünün, kalbin sağ üst odacığında bulunan küçük bir grup özelleşmiş kas dokusu olduğu açıklandı. Bu düğümün, kalp atış hızının ritmini ve temposunu düzenleyen elektrik sinyalleri gönderdiği belirtildi. Sinüs hastalığı sendromunda düğümün, kalbin çok yavaş atmasına (bradikardi), çok hızlı atmasına (taşikardi) veya düzensiz atmasına neden olabileceği aktarıldı. Sinüs düğümünün işlev bozukluğunun neden olduğu aritmiye (düzensiz kalp atışı) göre sınıflandırıldığı kaydedildi. Sinoatriyal düğümün yapısını veya işlevini değiştiren her şeyin, belirli ilaçlar, temel sağlık sorunları ve yaşlanma dahil olmak üzere sinüs hastalığı sendromuna yol açabileceği kaydedildi. Her 600 kişiden birinin sinüs hastalığı sendromu ile yaşadığı aktarıldı. Bu durumun her yaşta ortaya çıkabileceği ancak yaşlılarda daha yaygın olduğu vurgulandı. Birçok kişinin semptom göstermediği, ancak bazı kişilerin baş dönmesi, nefes darlığı, bayılma veya yorgunluk gibi hafif ila şiddetli semptomlar yaşayabileceği belirtildi. Semptomların ortaya çıkıp kaybolabileceği de aktarıldı. Sinüs hastalığı sendromunu teşhis etmek amacıyla fizik muayene sırasında doktorun hastanın tıbbi geçmişini incelediği, mevcut ilaçlarını gözden geçirdiği ve kalp, ciğerler ve kan basıncını kontrol ettiği bildirildi. Bu sendromdan şüphelenilmesi halinde ise elektrokardiyogram (EKG), holter monitörü, olay kaydedici ve elektrofizyolojik çalışma gibi testlerin yapıldığı açıklandı. Sinüs hastalığı sendromunun tedavisinin, bayılma veya felç gibi semptomları ve komplikasyonları önlemek amacıyla düzensiz kalp ritmini yönetmeye ve kontrol etmeye odaklandığı belirtildi. Tedavinin semptomların şiddetine ve altta yatan nedene bağlı olduğu kaydedildi. Yaşam tarzı değişiklikleri, ilaçlar veya yapay kalp pilinin tedavi seçenekleri arasında yer alabileceği aktarıldı. Sinüs hastalığı sendromu olan kişilerin, atriyal fibrilasyon ve kalp yetmezliği gibi diğer kalp sorunları açısından artan risk altında olduğu vurgulandı. Atriyal fibrilasyonun kan pıhtıları ve felce yol açabilen düzensiz bir kalp atışı olduğu, kalp yetmezliğinin ise kalbin vücuda yeterli kan pompalayamaması durumu olarak tanımlandığı aktarıldı. Zamanla, düzensiz kalp ritimlerinin kalbin kan pompalama yeteneğini azaltarak kalp yetmezliğini tetikleyebileceği veya kötüleştirebileceği belirtildi.