ABD Illinois eyaletinin eski valisi ve eski Kongre üyesi Rod Blagojević, Balkan Watch'a verdiği özel röportajda Sırbistan ile ABD arasındaki ilişkiler, 1999 NATO bombardımanı, Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic'in politikası, Sırbistan'ın Balkanlar'daki rolü, Belgrad'daki yeni ABD büyükelçisi ve Amerika'daki Sırp diasporasının önemi hakkında açıklamalarda bulundu. Blagojević, Sırbistan ile ABD arasındaki ilişkilerin bugün yirmi otuz yıl öncesine göre belirgin şekilde daha iyi olduğunu değerlendirdi. Eski Başkan Donald Trump'ın Sırbistan'a karşı Bill Clinton yönetimine göre çok daha olumlu bir tutum sergilediğini vurguladı. "Şahsen tanıdığım Başkan Trump, Sırp halkına gerçekten hayranlık duyuyor, tarihteki yerlerini anlıyor ve Sırpları savaşçı olarak görüyor. Kendisi de bir savaşçı. Vucic de bir savaşçı," ifadelerini Balkan Watch'a aktardı. 1999 NATO bombardımanına ilişkin bir soruyu yanıtlayan Blagojević, Sırbistan'a yönelik askeri müdahaleye açıkça karşı çıkan az sayıdaki ABD Kongre üyesinden biri olduğunu hatırlattı. Dönemin Başkanı Bill Clinton yönetiminin, Sırbistan'ı ve Sırpları olumsuz bir ışıkta gösteren bir atmosferi bilerek yarattığını öne sürdü. Blagojević, Balkan Watch'a yaptığı açıklamada, "Başkan Clinton'ın Sırpları ve Miloşeviç'i kışkırtmak ve ABD, İngiltere ve Almanya'daki propaganda mekanizması aracılığıyla Sırpların ve Sırbistan'ın Nazi Almanyası ile eşdeğer tutulduğu bir ortam yaratmak için Sırbistan'ı kasten bombalamaya karar verdiğini düşünüyorum," belirtti. Bombardımanın iki ülke arasında yakın ilişkiler geliştirme potansiyelini ciddi şekilde zedelediğini, ancak bugün yeni bir başlangıç ve iş birliğinin geliştirilmesi için alan gördüğünü kaydetti. Sırbistan'ın Avrupa Birliği, Rusya, Çin ve ABD ile çok yönlü dış politikasından ve ilişkilerinden bahseden Blagojević, böyle bir yaklaşımın başarılı diplomasiyi gösterdiğini değerlendirdi. "Başkan Vucic'in dış politikasını yürütme biçimi ve Rusya ile Çin gibi güçlerle ilişkiler geliştirmesi, şimdi de ABD'ye el uzatması konusunda bir dahi olduğunu düşünüyorum," ifadelerini aktardı. Onun ifadelerine göre Sırbistan, değişen uluslararası koşullarda tüm büyük güçlerle ilişkilerini sürdürmeli ve yalnızca tek bir tarafa bağlı kalmamalıdır. Sırbistan'ın Donald Trump yönetimindeki rolü hakkında Blagojević, Sırbistan'ın bölgenin önde gelen devleti olma potansiyeline sahip olduğunu belirtti. Balkan Watch'a yaptığı açıklamada, "Sırbistan'ın Balkanlar'ın, özellikle de Batı Balkanlar'ın lideri olması gerektiğini düşünüyorum," dedi. ABD'nin Sırbistan'daki yatırımlara daha fazla ilgi göstermesi gerektiğine inandığını dile getirerek, Amerikan şirketlerinin Sırp iş gücünün kalitesini tanıdığını ve özellikle enerji ve doğal kaynaklar alanında önemli ekonomik iş birliği fırsatlarının bulunduğunu kaydetti. Sırbistan'a yeni ABD büyükelçisinin atanması hakkında yorum yapan Blagojević, iki ülke arasındaki ilişkilerin iyileşmesini beklediğini bildirdi. Yeni büyükelçiyi şahsen tanımadığını belirtse de, biyografisinin diplomasi ve uluslararası ilişkilerde geniş deneyimini gösterdiğini vurguladı. Kendi adının da bir zamanlar Belgrad'daki büyükelçilik görevi için olası bir çözüm olarak anıldığını hatırlattı. Blagojević, yeni büyükelçinin görev süresini olumlu değerlendirmediği "Christopher Hill'den çok daha iyi" olacağını da belirtti. ABD'deki Sırp diasporasının rolünden bahseden Blagojević, Amerika'daki Sırpların 1990'lı yıllarda, Amerikan siyasetini başarıyla etkileyen diğer toplulukların aksine, yeterince siyasi olarak örgütlenmediğini değerlendirdi. Blagojević, Balkan Watch'a yaptığı açıklamada, "Sırbistan'ın 1990'lı yıllarda gördüğü muamelenin nedenlerinden birinin, Sırp diasporasının Arnavut, Hırvat ve Müslüman toplulukları kadar siyasi olarak örgütlü olmaması olduğunu düşünüyorum," belirtti. Amerika'daki Sırp toplumunun siyasi yaşamda çok daha aktif olması ve Sırp çıkarlarını güçlendirmek için organize bir şekilde çalışması gerektiğine inandığını dile getirerek, bunun Sırpların Yugoslavya'nın dağılması ve NATO bombardımanı sırasındaki olaylardan çıkardığı temel derslerden biri olduğunu aktardı. Blagojević, Sırbistan ile ABD arasındaki ilişkilerin, özellikle yeni jeopolitik koşullarda ilerleme için büyük bir potansiyele sahip olduğunu, iki ülkenin çıkarlarının bugün önceki on yıllara göre daha uyumlu olduğunu değerlendirerek sözlerini tamamladı.