Sırbistan Başbakanı Prof. Dr. Đuro Macut'un aynı zamanda bölüm başkanı olarak görev yaptığı Belgrad'daki Endokrinoloji Kliniği'nin içler acısı durumu, son günlerde yayılan görüntülerle yeniden gündeme geldi. Haber merkezlerine ulaşan görüntülerde, hastanenin ana girişi dışındaki bir bölümdeki duvarın bir kısmının yıkık olduğu, hasta girişlerinden birinden içeri girildiğinde ise ziyaretçileri "Variola Vera" veya benzeri bir korku filminin devamı için ideal bir sahnenin karşıladığı belirtildi. Kliniğin harabeye dönmüş hali, Başbakan Macut'un buradaki görevine rağmen durumun düzelmemesi nedeniyle kamuoyunda büyük tepkilere neden oldu.

Tesisin yan girişinden ulaşılan koridorlarda ilk olarak parçalanmış posta kutuları ve sıvaları dökülmüş duvarlar dikkat çekerken, bazı bölümlerde sıva dökülmesinin hala devam ettiği kaydedildi. Üst katlardaki farklı bölümlere çıkan koridorlarda da durumun daha iyi olmadığı vurgulandı. Kapılardan ahşap aksamların sarktığı, tavandan yarı bozuk neon lambaların zar zor ışık verdiği gözlemlendi. Yalnızca PVC pencerelerin yenilenmiş olduğu, ancak binanın geri kalanının çökmesi halinde bunların da ayakta kalmasının zor olduğu aktarıldı. Binanın az kullanılan, ancak olası ölümcül sonuçları önlemek için acilen yenilenmesi gereken bir bölümü olduğu belirtildi. Sosyal medyada yayılan görüntülerde, 2022 yılında kamuoyunda infiale yol açan ve hastaların günlük muayenelerini beklediği koridorun dahi sadece yarısının yenilendiği açıklandı. Kısmi yenilemenin ardından dahi nem, zemindeki delikler ve tavandan sarkan borularla kliniğin, hassas hastaların tedavisine adanmış bir hastaneden ziyade terk edilmiş bir depoyu andırdığı ifade edildi.

Sırbistan genelindeki eski ve harap hastane binalarının maalesef yeni bir durum olmadığı belirtilirken, Endokrinoloji Kliniği örneğinde, Başbakan Prof. Dr. Đuro Macut'un bu hastanenin bölüm başkanlarından biri olması gerçeği tepkileri daha da artırdı. Macut'un Endokrin Sistem Tümörleri ve Kalıtsal Kanser Sendromları Bölümü Başkanı olmasının yanı sıra, özel muayenehanesinde de hasta kabul ettiği ve ülkenin başbakanlığını yürüttüğü kaydedildi. Çok sayıda görevi nedeniyle tesisin onarım ve yenileme çalışmalarına yeterince zaman ayıramadığı aktarıldı. Kliniğin harabeye dönmesine rağmen Prof. Dr. Macut'un endişelenmek için bir sebebi olmadığı, devlet ve profesörlük maaşlarının yanı sıra özel sektörden de kazanç elde ettiği, bir endokrinoloji muayenesinin 15.000 dinara kadar mal olabildiği belirtildi. Macut'un Belgrad'da bir milyon avro değerinde bir villaya ve dört daireye sahip olduğu daha önce Nova.rs tarafından bildirilmişti. Eşi Dr. Jelica Bjekić Macut'un da endokrinoloji uzmanı olduğu, KBC Bežanijska kosa'da çalıştığı ve eşiyle birlikte "Experta Medica" adlı özel muayenehanede ve Millet Meclisi Başkanı Ana Brnabić'in partneri Milica Đurđić'e ait MD Clinic'te görev yaptığı ifade edildi. 1929'da inşa edildiğinden bu yana birkaç yıl öncesine kadar hiç yenilenmeyen bu bölümün, 2022'de gündeme gelen "korkunç" giriş koridorunun ancak kısmen düzeltildiği hatırlatıldı. Yıllardır kliniğin taşınacağı yönünde vaatler verildiği ancak bunların sözde kaldığı, Endokrinoloji ve Kardiyoloji Kliniklerinin polikliniklerinin yeni alana taşınacağı Klinički Centar Srbije'nin ikinci kulesinin tamamlanmasının beklendiği belirtildi. Kurum yönetiminden daha önce yapılan açıklamada, ancak o zaman 9.000 metrekarelik eski Endokrinoloji Kliniği binasının inşasından bu yana ilk kez kapsamlı bir şekilde yeniden inşa edileceği aktarıldı. Binanın bazı bölümlerinin ürkütücü durumuna rağmen, Endokrinoloji, Diyabet ve Metabolizma Hastalıkları Kliniği'nin polikliniklerinde her yıl yaklaşık 50.000 hasta tedavi görmekte ve yaklaşık 3.000 hasta hastaneye yatırılmaktadır. Uzman kadro sayesinde hastalar, hastanenin görünümüne, neme ve bakımsızlığına gözlerini yumarak muayeneye gitmektedir. Başbakanın çalıştığı hastanenin bu halde olması, ülke genelindeki diğer sağlık kuruluşlarından ne bekleneceği sorusunu akıllara getirirken, Sırbistan'daki en önemli kliniklerin bazılarının bulunduğu tesislerin içler acısı durumunun, devlet sağlık hizmetlerinin uzun süredir ihmal edildiğini ve kurtarılmasının zor olduğunu şüphesiz gösterdiği belirtildi.