Belgrad Yüksek Savcılığı Başsavcısı Stefanović, Adalet Bakanı'nın Yüksek Savcılık Konseyi (VST) Başkanı hakkında "Görevi İhmal" suçundan yaptığı suç duyurusuna ilişkin yetkinin kendilerinde olması gerektiğini belirterek İdari Mahkeme'ye dava açtı. Stefanović, Yüksek Savcılık Kolejyumunun söz konusu kararının yasa dışı olduğunu ve usul hataları içerdiğini kaydetti.

Yüksek Savcılıktan yapılan açıklamaya göre, Belgrad Yüksek Savcılığı Başsavcısı, 11 Şubat 2026 tarihinde, Yüksek Savcı'nın 9 Şubat 2026 tarihli, Adalet Bakanı'nın VST Başkanı hakkındaki suç duyurusu dosyasını Organize Suçlar Savcılığı'na (JTOK) devreden kararına itiraz etti. Açılan davada, Yüksek Savcı ile Yüksek Savcılık Kolejyumunun diğer üyelerinin çekilme talepleri hakkında karar verilmeden önce Kolejyumun karar almasının hukuka aykırı olduğu vurgulandı. Kamu Savcılığı Kanunu'nun 37. maddesine göre Yüksek Savcı'nın çekilmesi kararının VST tarafından, Yüksek Savcılık'taki diğer savcıların çekilmesi kararının ise Yüksek Savcı tarafından verilmesi gerektiği belirtildi. Ancak olayda, önce VST'nin Yüksek Savcı'nın çekilmesine karar vermesi gerektiği, ardından Yüksek Savcı'nın Kolejyum üyelerinin çekilme taleplerini değerlendirmesi gerektiği aktarıldı. Kanunlara aykırı bir şekilde, çekilme kararı alınmadan önce Kolejyumun 12 Şubat 2026 tarihinde itiraz konusu kararı aldığı ifade edildi.

Başsavcı Stefanović, söz konusu kararın yürürlükte kalmasının tehlikeli olduğunu, zira bu durumun Belgrad Yüksek Savcılığı'nda VST Başkanı aleyhindeki suç duyurusunun esasını inceleyebilecek tarafsız ve nitelikli savcılar bulunmadığı yönünde bir görüş ortaya koyduğunu vurguladı. İdari Mahkeme'den davanın kabul edilerek Yüksek Savcılık Kolejyumunun kararının tamamen iptal edilmesi talep edildi. Aynı zamanda, İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca, 9 Şubat 2026 tarihli Yüksek Savcı kararının yürütmesinin durdurulması istendi. Bu talebin, aksi takdirde telafisi mümkün olmayan zararların doğacağı, yetkisiz bir kurum olan Organize Suçlar Savcılığı'nın dava hakkında işlem yapması ve karar almasının genel olarak savcılık teşkilatının ve özelde JTOK ile Belgrad Yüksek Savcılığı'nın itibarını zedeleyeceği gerekçesiyle yapıldığı bildirildi. VST üyelerinin tüm bu gelişmeler ve nedenler hakkında bilgilendirildiği, ayrıca Yüksek Savcı'nın çekilme talebiyle birlikte Adalet Bakanı'nın suç duyurusu dosyasının da kendilerine iletildiği kaydedildi. VST üyelerine yapılan yazışmada, savcılığın bağımsızlığını garanti eden bu organın, Yüksek Savcı'nın çekilme talebini karara bağlamak üzere acil bir toplantı düzenlemesi önerildi. Bu toplantıda Yüksek Savcı ile sürecin doğrudan ilgili tarafı olan VST Başkanı'nın görüşmelerden ve karar alma sürecinden hariç tutulması da teklif edildi.