Sırbistan'ın başkenti Belgrad'da, Slobodan Milošević rejimine karşı ilk kitlesel gösterilerin 9 Mart 1991 tarihinde düzenlendiği bildirildi. O dönemdeki en güçlü muhalefet tarafından organize edilen bu protestoların, rejim ve dönemin Radio-Televizija Beograd'ın (RTB) tarafsız olmayan, savaş kışkırtıcılığı yapan ve muhalefete yönelik suçlama, yalan ve hakaretlerle dolu yayın politikasına karşı başladığı vurgulandı. O dönemde "TV Bastilja" olarak adlandırılan RTB'nin, Milošević rejiminin temel propaganda dayanağı olduğu kaydedildi. Protestocuların, kurumun üst düzey yöneticilerinin görevden alınmasını talep ettiği aktarıldı. Polisin Belgrad'a girişi engelleme girişimlerine rağmen, o dönemki tahminlere göre Sırbistan'ın her yerinden yaklaşık 100.000 kişinin gösterilere katıldığı belirtildi. Protestocuların, RTB Genel Müdürü Dušan Mitević ile editörler Slavko Budihna, Predrag Vitas, Ivan Krivac ve Sergej Şestakov'un görevden alınmasını talep ettiği açıklandı. Yetkililerin ve rejim yanlısı medyanın, muhalefet destekçilerini "kaos ve çılgınlık güçleri" olarak adlandırdığı, onlara hakaret ettiği ve asılsız suçlamalarda bulunduğu belirtildi. Milošević rejiminin muhaliflerle mücadele etmek için toplu yasakları, yoğun polis gücünü, göz yaşartıcı gaz, kauçuk mermi ve hatta gerçek mühimmat kullanımını, ayrıca göstericileri dövme yöntemlerini uyguladığı kaydedildi. Polisin, başlangıçta Cumhuriyet Meydanı'ndan başlayarak, tazyikli su, göz yaşartıcı gaz ve atlı birlikler yardımıyla vatandaşları dağıtmaya çalıştığı aktarıldı; çatışmaların daha sonra çevre sokaklara yayıldığı belirtildi. Gösterici gruplarının parklardan sökülen veya sokakta bulunan taşlar, sopalar ve çubuklar gibi her türlü nesneyle direniş gösterdiği ve karşılık verdiği vurgulandı. Akşam saatlerinde yetkililerin sokaklara tank çıkardığı bildirildi. Medya kaynaklarına göre, göstericilerle polis arasındaki çatışmalarda 200'den fazla kişinin yaralandığı, o dönem 17 yaşında olan Branivoje Milinović ile polis memuru Nedeljko Kosović'in hayatını kaybettiği açıklandı. Milinović'in "London" kavşağı yakınlarında polis kurşunuyla öldürüldüğü, polis memuru Kosović'in ise o dönemki kayıtlara göre, genel kargaşada meslektaşlarından ayrıldıktan sonra "Beograđanka" yakınlarında yaklaşık iki metre yüksekliğindeki beton bir duvardan düşerek yaşamını yitirdiği aktarıldı. Gösteriler sırasında o dönemki Sırp Yenilenme Hareketi Başkanı Vuk Drašković'in tutuklandığı, muhalefet yanlısı medya kuruluşları Televizija Studio B ve Radio B92'nin faaliyetlerinin yasaklandığı belirtildi. Baskıya tepki olarak, 10 Mart'ta öğrencilerin Öğrenci Şehri'nden hareket ederek Terazije Çeşmesi'nin yanındaki platoyu ele geçirdiği, kronikçilere göre böylece "Kadife Devrimi"nin başladığı kaydedildi. Birkaç günlük protestonun ardından öğrencilerin taleplerinin kabul edildiği, RTB yönetiminin görevden alındığı ve Drašković'in cezaevinden serbest bırakıldığı açıklandı. Polis Bakanı Radmilo Bogdanović'in istifa ettiği, Radio B92 ve Studio B'nin faaliyetlerine devam ettiği belirtildi. O günlerde Belgrad'ın yabancı medyanın ilgi odağı olduğu, 9 Mart'ta tazyikli suyla vurulurken polis su topunun önüne üç parmağını kaldırarak duran Dragana Milojević Srdić (1950-2010)'in fotoğrafının dünya çapında bir isyan sembolü haline geldiği aktarıldı. Bu fotoğrafın, dönemin Borba gazetesinin foto muhabiri Peđa Mitić tarafından çekildiği belirtildi. 9 Mart protestosunun somut herhangi bir sonuç elde etmese de, Slobodan Milošević rejimine karşı mücadelenin bir sembolü haline geldiği vurgulandı.