Sırbistan'ın Novi Beograd bölgesinde, yaklaşık sekiz yıl önce trajik bir olay yaşandığı bildirildi. Olga Lovrić adlı bir kadın, eski eşi Milan Lovrić tarafından çocuklarının gözleri önünde Sosyal Hizmetler Merkezi önünde vahşice öldürüldü. Bu korkunç cinayet sonucunda üç çocuk, aynı gün içinde hem annesini hem de babasını kaybetti. Milan Lovrić'in cinayetin ardından intihar ettiği aktarıldı. Olga Lovrić'in on yıl boyunca eşi Milan Lovrić'ten şiddet gördüğü ortaya çıktı. İlk olarak, aldığı yaralar nedeniyle Acil Durum Merkezi'ne kaldırıldığında Sosyal Hizmetler Merkezi'nde kaydı yapılan çiftin ilişkisi karmaşık bir tablo çizdi. Milan Lovrić'in en büyük oğullarına yönelik şiddet eylemi nedeniyle iki yıl hapis cezası aldığı ancak nisan 2017'de tahliye edildiği belirtildi. Tahliyesinin ardından Olga Lovrić'in yedi kez polise şikayette bulunduğu, ancak Milan'ın yaklaşma yasağına rağmen tehditlerini sürdürdüğü kaydedildi. Olga'nın son telefon görüşmesinde bir arkadaşına Milan'dan yalnız kalmaktan korktuğunu aktardığı vurgulandı. Olayın ardından kurumların ihmalleri de gün yüzüne çıktığı bildirildi. Ağustos 2017 sonunda, Belgrad Üçüncü Asliye Savcılığı'nın Olga Lovrić davasındaki ihmaller nedeniyle yedi sosyal görevli hakkında disiplin soruşturması başlattığı açıklandı. Çalışma ve İstihdam Bakanlığı komisyonu, Sosyal Hizmetler Merkezi çalışanlarının zamanında hareket etmeme, eksik değerlendirmeler ve ilgili kurumlar arasında yetersiz iletişim gibi birçok hatasını tespit ettiğini belirtti. Novi Beograd'daki Sosyal Hizmetler Merkezi ve Üçüncü Asliye Mahkemesi'nin, Olga'nın avukatının Milan'a çocuklara yaklaşma yasağı getirilmesi veya sadece halka açık bir yerde amcası nezaretinde görüşmesine izin verilmesi önerilerini reddettiği aktarıldı. Çocukların büyükannesi Ljiljana'nın torunlarının velayeti için aylarca mücadele ettiği ve 2018 yılında yasal vasisi olduğu kaydedildi. Sosyal Hizmetler Merkezi'nin, büyükannenin medyaya konuşmasından rahatsızlık duyduğu ve bunun çocukların haklarını etkileyeceğini savunduğu da belirtildi. Ljiljana, çocukların artık anne ve babalarını sormadıklarını, sadece en küçüğünün anneyi andığını aktardı.