Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić, Bor kentinde vatandaşlarla yaptığı görüşmede, kentteki kirlilik sorununun önceden daha az olduğunu düşündüğünü ancak yüksek oranda arsen ve diğer ağır metallerin varlığıyla ilgili sorunun devam ettiğini belirtti. Yerel seçimlerin yapılacağı Bor'daki görüşmede Vučić, kentte temiz havaya, sağlıklı çocuklara ve yüzyıllar boyunca yaşanabilir bir çevreye ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.

Novi Sad'dan çevre aktivisti Dragana Arsić, Cumhurbaşkanı'nın iç ve dış politikaları yönetme şeklini göz önünde bulundurarak bu açıklamasının şaşırtıcı olmadığını kaydetti. Arsić, Vučić'in kendisini "her şeyi bilen bir Sırbistan kurtarıcısı" olarak konumlandırdığını aktardı. Çinli şirketi Bor'a getirerek ülkeyi "kurtardığını" iddia ettiğini hatırlatan Arsić, şimdi de Çin Devlet Başkanı'na bir rica ile sorunu çözeceğini açıkladığını belirtti. Arsić, bu durumun Sırbistan'da hiçbir kurumun işlevsel olmadığını ve zamanında müdahale edilseydi kirliliğin bu boyuta ulaşmayacağını vurguladı. Bor'daki durumun çok kötü olduğunu, insanların pasif kaldığını ve şirketin devletin izin verdiği şekilde davrandığını kaydeden Arsić, maden bölgesinin fiilen "eksterritoryal" hale geldiğini ve Sırbistan'ın egemenliğini kaybettiğini ifade etti. Arsić, devletin vatandaşlarının ve kamu yararına doğru bir kalkınma stratejisine sahip olmaması durumunda, böylesine büyük ölçekli bir sömürünün yaşandığını, iyi maaş vaadinin ise çevre ve insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri telafi etmeyi amaçladığını bildirdi.

Bor'dan aktivist ve "Borlular Soruyor" girişimi üyesi Igor Velić, Cumhurbaşkanı'nın Bor'daki ziyaretinin iktidardaki Sırp İlerleme Partisi (SNS) tarafından organize edilen tam bir fiyasko olduğunu bildirdi. Velić, Vučić'in bu açıklamayla Bor'un kontamine ve kirlenmiş bir bölge olduğunu kabul ettiğini vurguladı. Sorunun artık sadece daha önce de var olan kükürt olmadığını, aynı zamanda ağır metaller, kurşun ve arsenin de bulunduğunu kaydetti. Zijin çalışanlarında yüksek kurşun konsantrasyonlarının kanıtlandığını aktaran Velić, denetimlerin gönderilmesi ve kurumların işlerini yapmalarına izin verilmesi yerine, Vučić'in yabancı bir şirketin önünde "yalvaracağını" duyurmasını eleştirdi. Velić, Bor'un bilinçli olarak "feda edildiğini" düşündüklerini açıkladı. Bu idari bölgede her yıl 700 ila 800 kişinin kansere yakalandığını belirten Velić, dört yıl önce seçimler için yeni bir hastane inşa etme sözü verildiğini ancak bu sözün tutulmadığını, şimdi ise yeni seçimler için tekrarlandığını kaydetti. Velić, hastanenin 100 yıldan eski olduğunu, yeterli doktor ve ekipmanın bulunmadığını, yeni hastane için bütçede herhangi bir kaynağın ayrılmamasının, inşaatın bu yıl başlayacağı yönündeki vaadin ciddiyetsizliğini gösterdiğini aktardı. Ayrıca, Vučić'in yolların tahrip olduğunu kabul ettiğini ve bazı güzergahların yenilenmesi vaadinin dört yıl önceki kampanya döneminde de verildiğini ekledi.

Velić, en üzücü gerçeğin ise vatandaşların mülkiyet haklarının askıya alınması olduğunu kaydetti. Madenle komşu köylerin sakinlerinin şirketle sorunlar yaşadığını ve şirketin ihtiyaç duyduğu arazileri, ormanları veya evleri her şekilde elde ettiğini açıkladı. Velić, insanlara mülklerini gönüllü olarak satmaları teklif edildiğini, kabul etmemeleri halinde ise şirketin dayattığı koşullarda satmak zorunda kalacakları bir atmosfer oluşturulduğunu belirtti. Şu anda Bor'da Sırbistan'ın çeşitli yerlerinden binden fazla SNS aktivistinin bir aydan uzun süredir insanlara baskı yaptığını, kapıları üç ila beş kez çaldığını ve telefonla aradığını aktardı. Velić, tüm medyayı ele geçirdiklerini, sosyal medyada birkaç sayfa açarak vatandaşları ve öğrencileri hedef alıp aşağıladıklarını ifade etti. Bu partinin geriye kalan tek politikasının "korku, baskı ve terör" olduğunu da sözlerine ekledi.

Bor yakınlarındaki Krivelj köyünden öğrenci Teodora Tomić, Cumhurbaşkanı'nın bu konudaki tüm açıklamalarını "absürt" olarak değerlendirdi. Çin Devlet Başkanı'nın Çinli bir şirketin Sırbistan'da nasıl faaliyet göstereceği üzerinde etkisi olmaması gerektiğini düşündüğünü aktaran Tomić, Sırbistan devletinin kendi vatandaşlarının çıkarları doğrultusunda bu şirketlere sınırlar koyması ve ülkeye nasıl davranacaklarını belirlemesi gerektiğini vurguladı. Vučić'in Bor ziyaretinin yedi yıldır gelmemesinin ardından aceleyle organize edildiğini kaydetti. Tomić, Bor'daki durumun korkunç olduğunu, insanların kendi başlarına bırakıldığını, köyün hiç bu kadar kirli ve bakımsız olmadığını ifade etti. Seçimler öncesinde durumun gergin olduğunu, herkesin, gençlerin bile mücadele etmeye hazır olanlar ve işleri ile menfaatleri yüzünden mücadele etmeyenler olarak ikiye ayrıldığını belirtti. Köyde ilk evlere sadece 50 metre mesafede kazı yapan iş makinelerinin bulunduğunu aktaran Tomić, denetimler geldiğinde makinenin hareket ettiğini, ancak denetimler ayrıldıktan sonra işine geri döndüğünü örneklerle açıkladı. Madencilik faaliyetlerinin yarattığı sarsıntıların gücüyle evlerindeki termosifonun duvardan koptuğunu ve düştüğünü, durumu bildirdiklerinde ise "bölgede olmadıkları" yanıtını aldıklarını, oysa açık maden ocağına sadece 200 metre mesafede yaşadıklarını kaydetti. Tomić, insanların mülklerini devletin değerlendirdiğinden daha düşük bir fiyata satmaya zorlandığını, bu yolla bazı kişilerin zenginleştiğini, sorunların ise çözülmediğini dile getirdi. Kamyon ve makinelerin köylerini tahrip etmesine yönelik protesto ve blokajların ardından yetkililerin çözümünün "hız kesiciler" yerleştirmek olduğunu, ancak kar yağdığında bu hız kesicilerin yol temizliği sırasında sökülmesinin komik bir durum yarattığını aktardı.