Sırbistan Dışişleri Bakanı Marko Đurić, Avrupa Birliği'nin (AB) Albin Kurti yönetimine uyguladığı bazı kısıtlayıcı tedbirleri kaldırmasından endişe duyduğunu bildirdi. Đurić, bugün yaptığı açıklamada, bu durumun Priştine'de "yapılan her şeyin doğru olduğu" şeklinde yorumlanabileceği uyarısında bulunduğunu belirtti.

Đurić, "Dan na dan" programında yaptığı açıklamada, bu kararın neyle gerekçelendirildiğini ve Kurti yönetiminin, özellikle Sırpları ve diğer azınlık topluluklarını hedef alan adımları sertleştirirken, bu tür bir şeyi nasıl hak ettiğini anlamadığını kaydetti. Đurić, yalnızca Sırpların değil, Romanlar ve Boşnakların da Kurti rejiminin mağduru olduğunu hatırlatarak, Priştine'nin Goranlara karşı da kötü bir tutum sergilediğini ve hatta tek belediyeleri olan Gora'nın kapatıldığını belirtti. Dışişleri Bakanı, uluslararası toplumun baskısının yetersiz olduğunu ve Kurti rejiminin politikasını sürdürdüğünün açık olduğunu vurguladı.

Đurić, kısıtlayıcı tedbirlerin kaldırılmasının Kurti rejimi tarafından "yaptıklarının doğru olduğu" şeklinde yorumlanabileceğine işaret ederek, rejimin Sırplara karşı "Yabancılar Yasası"nı uygulamaya başlayacağını duyurduğunda, Sırpların kendi topraklarında yabancı konumuna düşeceğini açıkladı. Bakan, Kuzey Mitrovitsa'da 10 bin öğrenciye ve binlerce çalışana sahip tek Sırp üniversitesinin bulunduğunu, Sırp sisteminde 256 okulun faaliyet gösterdiğini ve bunların birçoğunda Orta Sırbistan'dan kayıtlı kişilerin çalıştığını hatırlattı. Ayrıca, Kosova ve Metohiya'da her yıl önemli sayıda Sırp bebeğinin doğduğunu ancak çok daha fazla Sırp bebeğinin, hamile annelerin Belgrad, Niş ve diğer şehirlere doğum yapmak için gitmeyi tercih etmesi nedeniyle Orta Sırbistan'da dünyaya geldiğini vurguladı. Đurić, Kurti rejiminin etnik şovenist yaklaşımıyla bu çocukların, Kosova ve Metohiya'da yaşamalarına ve ailelerinin de orada bulunmasına rağmen yabancı olarak muamele göreceğini belirtti. Bu sorunların kasıtlı olarak yaratıldığını aktaran Đurić, bu tür bir bağnazlığın "demokratik veya Avrupai olmadığını ve uluslararası alanda buna karşı çıkılması gerektiğini" vurguladı. Ayrıca, Hırvatistan, Arnavutluk ve Kosova arasındaki askeri ittifaka da şiddetle karşı çıktığını kaydetti.

Đurić, Sırbistan'ın Kosova'daki hiçbir sorunu Washington'daki yetkililerle diyalog ve destek olmadan çözemeyeceğini aktardı. Bu nedenle, Sırbistan'ın tutumuna Brüksel'de de daha fazla anlayış gösterilmesini arzu ettiğini belirten Đurić, Kosova ve Metohiya Ofisi Direktörü Petar Petković'in şu anda AB karargahında bulunduğunu kaydetti. ABD ziyaretinden bahseden Đurić, Beyaz Saray'da Kosova ve Sırp Cumhuriyeti ile ilgili Sırbistan'ın pozisyonunu sunmak açısından önemli olan olağanüstü görüşmeler yaptığını açıkladı. Sırp diplomasisinin başı, eski ABD Başkanı Donald Trump yönetiminde birçok önemli konuda farklı bir yaklaşım sergilendiğini vurguladı. Đurić, Sırp diplomasisinin her şeyden önce Sırp çıkarlarına odaklandığını ve küresel siyasi çatışmalara girmeyeceğini veya büyük güçlerin savaşlarını vermeyeceğini belirtti. Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić'in 2026 için ana hedefin ulusal uzlaşma olduğunu, temel önceliklerin ise ülke ve bölgede barış ve istikrarın korunması ile ekonomik kalkınmanın devamı olduğunu açıklamasının çok akıllıca bir hareket olduğunu da sözlerine ekledi.