Vatandaşlar genellikle çalışma dışı günlerin yeterli olmadığını düşünse de, ekonomistler her tatilin bir maliyeti olduğunu vurguladı. Avrupa'dan örnekler, tek bir çalışma dışı günün devletlere milyarlarca avro üretim kaybına mal olabileceğini aktardı. Çalışma dışı günlerin ekonomik etkisinin en iyi Danimarka örneğinde görüldüğü belirtildi. Danimarka hükümeti, 2024 yılında 300 yıldan eski bir tatili kaldırarak bütçe gelirlerini artırmayı ve orduyu finanse etmeyi hedeflediğini açıkladı. Yalnızca bir çalışma dışı günün kaldırılmasının yıllık yaklaşık 400 milyon avro ek vergi geliri sağlayacağının tahmin edildiği belirtildi. Bu kararın vatandaş protestolarına ve kaldırılan tatil gününde işe gelmeme dalgasına neden olduğu kaydedildi. Danimarka'nın bu önleme başvuran tek ülke olmadığı aktarıldı. Portekiz'in 2012 yılında, ekonomik kriz sırasında, dört resmi tatili tasarruf tedbirleri kapsamında kaldırdığı belirtildi. Bunlar arasında önemli tarihi ve dini tarihler de bulunuyordu. Ancak ekonomi iyileşince hükümetin dört yıl sonra tatilleri geri getirdiği bildirildi. Ekonomist analizlerinde, her ek çalışma dışı günün yıllık gayri safi yurt içi hasılayı (GSYİH) yaklaşık yüzde 0,08 oranında azalttığı kaydedildi. Bu kaybın bir kısmının turizm ve konaklama sektöründeki artan harcamalarla hafifletildiği belirtilse de, genel etkinin hala negatif olduğu vurgulandı. Örneğin, yaklaşık 4,3 trilyon avroluk GSYİH'ye sahip Alman ekonomisinin, tek bir çalışma dışı günde yaklaşık 3,4 milyar avro kaybettiği aktarıldı. Avrupa kurumlarından alınan verilere göre, Hırvatistan'ın yılda 14 çalışma dışı günle AB'deki en çok tatil gününe sahip ülkeler arasında yer aldığı belirtildi. Sadece Litvanya ve Kıbrıs'ın 15'er günle daha fazla tatil gününe sahip olduğu kaydedildi. Öte yandan, Almanya'nın sadece dokuz ulusal tatil gününe sahip olduğu, ancak bazı eyaletlerin ek çalışma dışı günleri olduğu bildirildi. Tahminlere göre, 15 tatil gününe sahip bir ülke ile dokuz tatil gününe sahip bir ülke arasındaki farkın, yıllık GSYİH'de yaklaşık yüzde 0,48'lik bir kayıp anlamına gelebileceği aktarıldı. Hırvatistan'ın GSYİH'sinin yaklaşık 86 milyar avro olduğu göz önüne alındığında, çalışma dışı günlerin ülkeye yıllık yaklaşık 68,7 milyon avroya, yani günde yaklaşık 4,9 milyon avroya mal olduğu kaydedildi. Daha küçük ekonomilerin daha düşük mutlak kayıp yaşadığı, ancak genellikle daha fazla tatil gününe sahip olduğu, bu nedenle nihai etkinin benzer olduğu belirtildi. Ancak ekonomistler, çalışma dışı günlerin ekonomi için sadece olumsuz olmadığına vurgu yaptı. Yapılan araştırmalarda, daha uzun çalışma saatlerinin otomatik olarak daha yüksek üretkenlik anlamına gelmediği belirtildi. Dinlenmiş işçilerin daha verimli olduğu ve uzun vadede daha iyi sonuçlar verdiği aktarıldı. Ayrıca, daha fazla çalışma dışı gün olan yıllarda iş kazası sayısının azaldığı, aynı zamanda vatandaş memnuniyeti düzeyinin arttığı kaydedildi. Başka bir deyişle, tatillerin bir maliyeti olduğu, ancak GSYİH'de doğrudan görülmeyen faydalar da getirdiği belirtildi. Sırbistan'ın 2026 yılında 13 çalışma dışı güne (resmi veya dini bayramlar) sahip olacağı bildirildi. Böyle bir günün Sırbistan ekonomisine maliyetini hesaplamak için, öngörülen GSYİH ve çalışma günü sayısının kullanılacağı belirtildi. 2026 yılı için temel parametreler şu şekilde aktarıldı: Sırbistan'ın tahmini GSYİH'si (2026) yaklaşık 90 milyar avro olarak açıklandı. Yıllık çalışma günü sayısı ise ortalama 250 gün olarak kaydedildi. "Kaybedilen değer" metodolojisine göre, toplam yıllık GSYİH'nin çalışma günü sayısına bölünmesiyle, ekonominin bir günde yarattığı ortalama değerin elde edildiği belirtildi. Gerçek maliyetin ise farklı olduğu vurgulandı. Ekonominin tamamen durmadığı, mağazaların, restoranların, acil servislerin ve kesintisiz üretim yapan fabrikaların çalışmaya devam ettiği aktarıldı. Ekonomistlerin genellikle, azalmış faaliyet ve çifte mesai ücretleri nedeniyle günlük değerin yaklaşık yüzde 40 ila yüzde 50'si kadar gerçek bir kayıp olduğunu tahmin ettiği belirtildi. Bu durumda Sırbistan'da her çalışma dışı günün ekonomiye yaklaşık 160 milyon avroya mal olduğu kaydedildi.