Avrupa Halk Partisi (EPP), Sırbistan İktidar Partisi Sırp İlerleme Partisi'nin (SNS) statüsünü değerlendirmek üzere başlatılan iç incelemenin ardından, partinin üyeliğinin Mart ayında siyasi meclisinde tartışılacağını bildirdi.

EPP Başkanlık Divanı'nın Eylül 2023'te SNS'nin politikalarının EPP değerleriyle uyumunu denetlemek üzere bir iç süreç başlattığı belirtildi. SNS'nin 2016'dan beri EPP'nin ortak üyesi olduğu kaydedildi. Bu kararın, Sırbistan'da son bir yılı aşkın süredir yaşanan olaylara, özellikle sokaklardaki şiddete ve Vučić rejiminin öğrenci ve vatandaşlarla doğrudan çatışmalarına yanıt olarak alındığı aktarıldı.

SNS'nin politikalarının Avrupa muhafazakarlarının benimsediği değerlerle uyumlu olup olmadığını incelemek üzere EPP Genel Sekreteri Dolors Montserat ve Başkan Yardımcısı Kostis Hacidakis'in görevlendirildiği ve bir rapor hazırlayacakları belirtildi. EPP'nin temel kararı, Mart ayında yapılması beklenen Siyasi Meclis toplantısında alınacak. Nova.rs'ten EPP kaynakları, toplantının Mart ayında yapılacağına dair gayri resmi bilgiler aldıklarını ancak kesin tarihin henüz belli olmadığını ve beklenmedik gelişmeler nedeniyle erteleme ihtimalinin her zaman bulunduğunu aktardı.

Ancak, toplantının yakın zamanda yapılacağına inandıklarını, zira EPP içinde SNS'nin statüsü sorununun yaz aylarına, yani Haziran'a kadar çözülmesi konusunda genel bir mutabakat bulunduğu kaydedildi. Gelişmelere bağlı olarak tek bir oturumla yetinilmeyip ek bir toplantı yapılabileceği de belirtildi. Kimse SNS'ye ne gibi önlemler uygulanacağını öngörmek istemese de, birçok kaynak EPP'nin SNS rejiminin davranışlarını onaylamadığını açıkça göstermesi gerektiği için bazı önlemlerin alınacağına inandığını ifade etti. Nova.rs'e konuşan EPP üyesi bir Avrupa Parlamentosu milletvekili, “Yeterince şey söylendi ve yapıldı, bazı önlemlerle ortaya çıkmalıyız ama en ağır olanı, EPP'den atılma olup olmayacağını söylemek zor” şeklinde açıklama kaydetti.

Ancak, örgüt içinde SNS ve gayri resmi lideri Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić'e yönelik tutumun büyük ölçüde değiştiğinde şüphe olmadığını vurguladı. Aynı kaynak, “EPP'deki çoğunluk için Aleksandar Vučić artık umut vadeden bir kişi değil. Ancak alacağımız önlemler, Sırbistan'da onun potansiyel halefi olarak kimi gördüğümüze de bağlıdır. Bu çok önemli” şeklinde bildirdi, ancak Sırbistan'da kimin somut bir alternatif olabileceği konusunda konuşmak istemedi.

Almanya Hristiyan Demokrat Birliği (CDU) temsilcilerinin sadece Sırbistan Cumhurbaşkanı hakkında çok sert açıklamalarını değerlendiren Nova.rs kaynağı, EPP üyelerinin çoğunluğunun görüşünün giderek bu yönde ilerlediğini açıkladı. CDU'nun Stuttgart'ta yakın zamanda yapılan kongresinde, EPP'nin oldukça etkili bir üyesi olan partinin Avrupa Parlamentosu Milletvekili Michael Gahler, Vučić'i ikiyüzlü olarak değerlendirdi. Gahler, Sırbistan Cumhurbaşkanı'nın bir yandan Avrupa Birliği ile müzakereleri hızlandırmak için bir organ oluşturduğunu, diğer yandan ise barışçıl göstericilere, yargıya ve özgür medyaya baskı uyguladığını ifade etti. Bu Alman Avrupa Parlamentosu milletvekili, Vučić'i, mitolojide tamamen farklı iki yüze sahip olan Roma tanrısı Janus'a benzetti.

Galer, “Bize güzel bir yüz gösteriliyor ve Sırbistan'ın AB yolunda olduğu, reformların yapıldığı ve ön koşulların yerine getirildiği söyleniyor – ancak içeride baskı kullanılıyor. Ona yakın medya, Avrupa karşıtı duyguları körüklüyor” şeklinde değerlendirme yaparak, Belgrad'ın seçimini yapması gerektiğini belirtti. Aynı zamanda Avrupa Birliği'ne girmek istediğini iddia edip “Maduro'ya gidip ya da Stalin'in mezarına çelenk koyulamayacağını” kaydetti. Galer, EPP'nin “karar almayı daha fazla erteleyemeyeceğini” açıkça vurguladı. “Birkaç yıl önce Avrupa Halk Partisi'nde Sırbistan'dan başka bir parti, Sayın Koštunica'nın partisi vardı, onu daha küçük ihlaller yüzünden atmıştık,” diye hatırlattı CDU milletvekili.

Nova.rs kaynağı, EPP'deki çoğunluk görüşünün CDU temsilcilerinin bu açıklamaları yönünde ilerlediğini vurguladı. EPP Başkanı Manfred Weber'in geçen yıl Eylül ayında, örgütün Sırbistan'ın şehirlerindeki polis şiddeti sahnelerine kör olmadığını belirtmesi, kaynak tarafından hatırlatıldı.