Kreni-Promeni Hareketi lideri Savo Manojlović, N1 televizyonundaki “Novi dan” programında yaptığı açıklamada, hareketlerine Sırbistan genelinden çok sayıda vatandaş ve çalışandan ihbar geldiğini bildirdi. Manojlović, bu ihbarların kamu sektöründeki çalışanlara mitinglere katılım için sistematik baskı ve şantaj yapıldığına işaret ettiğini belirtti. Binlerce ihbarın Sırbistan'ın her yerinden geldiğini ve bunun organize, sistematik bir model olduğunu Manojlović kaydetti. Manojlović, somut bir örnek olarak “Infostan” kamu kuruluşundaki durumu aktardı. İddialara göre, suiistimal verilerinin açıklanmasının ardından bazı faaliyetlerin durdurulduğunu kaydetti. Manojlović, bu kuruluş çalışanlarının uzun süredir, özellikle siyasi faaliyetlere katılım konusunda baskıya maruz kaldığını belirtti. Kreni-Promeni lideri, hareketin görevini kötüye kullanan kamu görevlilerinin isimlerini açıklamaya devam edeceğini duyurdu. Manojlović, fonksiyonlarını kötüye kullanan ve vatandaşlara baskı uygulayan herkesin isimlerini ve soyadlarını açıklayacaklarını vurguladı. Ayrıca, “Temiz Eller” programı kapsamında cezai sorumluluk ve mal varlığının kaynağının araştırılması konularında ısrarcı olacaklarını da kaydetti. Sistemin işleyiş şekline değinen Manojlović, çalışanlardan siyasi faaliyetlere aktif katılımın giderek daha fazla beklendiğini değerlendirdi. Artık sadece partiyi resmi olarak desteklemenin yeterli olmadığını, suiistimallere doğrudan katılımın istendiğini bildirdi. Kamu sektöründeki uzmanlık ilkesinin bu durumla ihlal edildiği uyarısında bulunan Manojlović, kamu hizmetlerinin siyasi partilere değil, vatandaşlara hizmet etmesi gerektiğini vurguladı. Kurumların tepkisine ilişkin bir soruya yanıt veren Manojlović, hareketin birçok suç duyurusunda bulunduğunu ancak birçoğunun sonuçlanmadığını belirtti. Manojlović, kurumsal ve hukuki bir iz bırakmanın, kimin görevini yaptığının, kimin yapmadığının bilinmesinin önemli olduğunu ve bunun gelecekteki sorumluluklar için temel oluşturabileceğini açıkladı. Manojlović, kamu sektörü çalışanları üzerindeki baskıların arttığını, işten çıkarma ve rütbe düşürme tehditlerinin de buna dahil olduğunu değerlendirdi. Rejimin, iddialarına göre, yargı, medya ve polise de yayılan baskılarla yeni bir acımasızlık safhasına girdiğini kaydetti. Manojlović, vatandaşların “Gradska čistoća”, “Dunav osiguranje” ve PIO fondu gibi çeşitli kurum ve şirketlerden başvurduğunu aktardı. Kamu şirketlerinin vatandaşlara hizmet etmesi gerektiğini, siyasi baskının bir aracı olmaması gerektiğini vurguladı. Siyasi seferberliğe değinen Manojlović, parti faaliyetlerine gönüllü olarak katılan insan sayısının azaldığını değerlendirdi. Günümüzde stantlarda artık sıradan aktivistlerin değil, müdürlerin ve sistemle bağlantılı kişilerin görüldüğünü, giderek daha fazla kişinin katılmayı reddettiğini bildirdi. Yerel seçimlere gelince, Manojlović, Kreni-Promeni'nin 400'den fazla sandıkta yaklaşık 550 gözlemciye ve mobil ekiplere sahip olacağını açıkladı. Kendi rollerinin süreci kontrol etmeye yardımcı olmak ve ek şeffaflık sağlamak olduğunu kaydetti. Manojlović, iktidarın desteğinin azaldığını, bazı bölgelerde artık çoğunluğa sahip olmadığını değerlendirdi. Bu destek düşüşünün sistemin sürdürülebilir olmadığını gösterdiğini belirtti. Baskı örnekleri olarak, Manojlović vatandaşları garip yollarla korkutma girişimlerini de aktardı. Manojlović, toplumun bir dönüm noktasında olduğunu vurgulayarak sözlerini tamamladı. Giderek daha fazla insanın korkusunu kaybettiğini, bunun işlerin değiştiğinin bir işareti olduğunu ancak önümüzdeki dönemin muhtemelen en zorlu olacağını da ekledi.