Priştine Başbakanı Albin Kurti'nin Kosova'daki kara güvenlik bölgesinden KFOR'un çekilmesi için Fransa'dan destek talep etmesi, analistler tarafından "devlet olma sürecini tamamlamaya yönelik bir girişim" olarak değerlendirildi. Analistler, Kurti'nin Paris'e tesadüfen gitmediğine, bu plan için Almanya ve Büyük Britanya'dan muhtemelen destek aldığına işaret etti ve böyle bir durumda Sırpların günlük güvenlik korkusu yaşayacağını vurguladı. Eski diplomat Zoran Milivojevic, Kurti'nin stratejisinde KFOR'un çekilmesinin yer aldığını bildirdi. Yıllardır Kosova güvenlik güçlerinin KFOR izni olmadan kuzeye geçme girişimleri olduğunu hatırlattı. Kurti'nin Paris'e bu taleple gitmesinin tesadüf olmadığını, Fransa'ya gitmesinin ise Almanya ve Büyük Britanya'dan zaten onay aldığı anlamına geldiğini ve sadece Paris'in desteğine ihtiyaç duyduğunu aktardı. Analist Srdjan Barac, KFOR'un çekilmesinin Sırplar üzerinde daha derin bir krize ve her gün fiziksel saldırı korkusuna yol açacağını kaydetti. Uluslararası faktörün görevini yapması gerektiğini, KFOR'un BM Güvenlik Konseyi'nden aldığı yetkiyle tüm bölge sakinlerini korumakla yükümlü olduğunu belirtti. Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vuciç de Kurti'nin "NATO'nun kara güvenlik bölgesini terk etmesi ve Fransa'nın bunu desteklemesi" yönünde çok tehlikeli bir talepte bulunacağını açıkladı. Cumhurbaşkanı Vuciç, "Dostum Macron'un böyle bir talebi desteklemesinin aklına gelmeyeceğinden eminim. Bu, barışa, halkımıza, Sırbistan'a doğrudan bir saldırı olurdu" ifadelerini kullandı. Tüm dünya yetkililerine Kurti'nin talepleriyle oynamamaları çağrısında bulunarak, KFOR'un Balkanlar'da barışı koruma rolünü sürdürmesinin büyük önem taşıdığını vurguladı. Barac ise KFOR'un geçmişte irrasyonel kararlar aldığını ve bu durumun, yine benzer bir karar alma olasılığına dair haklı bir endişe yarattığını belirtti.