Sırbistan Merkez Bankası (NBS) Guvernörü Jorgovanka Tabaković, sürdürülebilir büyüme ve verimliliğin kaynaklarının, iyi politikalar ve bölgesel ve küresel düzeyde ortak yanıtlarla birlikte en modern teknolojilerin uygulanmasından geçtiğini bildirdi. Tabaković, Avrupa Birliği'nin ekonomik politikaları ve Uluslararası Para Fonu'nun (MMF) bakış açısıyla güncel küresel ekonomik gelişmeleri ele alan "Avrupa Birliği Ekonomisi ve Küresel Ekonomik Gelişmeler" başlıklı sunumda konuştu. Daha derin ve daha büyük birleşik Avrupa pazarının verimlilik artışı sağlayacağını belirten Tabaković, Sırbistan'ın düşünceli makroekonomik politikaları ve MMF ile güçlü işbirliğinin etkileyici sonuçlar getirdiğini kaydetti. NBS'den yapılan açıklamada, yüksek döviz rezervleri, devletin yüksek mevduatları ile dirençli ve iyi sermayelendirilmiş bankacılık sektörünün, mevcut zorlukların aşılmasında önemli destek sağladığı aktarıldı. Tabaković, mali disiplinin sıkı bir şekilde sürdürüldüğünü, para politikasının ise ihtiyatlı kalmaya devam ettiğini ve böylece ekonomik politikaların güvenilirliğinin korunduğunu vurguladı. Sırbistan Merkez Bankası guvernörü, ihtiyatlı para politikasının ve dirençli finansal sektörün, artan belirsizlik döneminde önemli bir dayanak olmaya devam edeceğini de sözlerine ekledi. Tabaković, MMF'nin ocak ayında Avro bölgesi için ekonomik büyüme tahminini hafifçe yukarı yönlü revize etmesinin ardından yeni güçlü şokların yaşandığını açıkladı. Hem MMF hem de Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB), petrol fiyatlarındaki artışın uzun süre devam etmesi halinde potansiyel olumsuz makroekonomik etkilerine işaret ettiğini kaydetti. Sırbistan'ın enerji piyasasını etkileyen mevcut şoklara anında tepki verdiğini ve hem vatandaşları hem de ekonomiyi koruyan önemli bir dizi önlem uyguladığını vurguladı. Gelecek dönemdeki eğilimler hakkında konuşan Tabaković, NBS ve MMF'nin Sırbistan için aynı eğilimleri gördüğünü belirtti. Bunlar arasında sürdürülebilir büyümede hızlanma, uygun para politikasının devamı, istikrarlı ve dirençli bir finansal sektörün korunması ile sorumlu mali politikanın sürdürülmesi yer aldı. Sırbistan'ın, kamu borcunun gayri safi yurt içi hasılanın yüzde 45'inin altında olmasıyla öne çıktığını ve bu oranın Maastricht kriterlerinin çok altında olduğunu aktardı. Ayrıca, orta vadeli toplam çerçevenin bu oranın azalmaya devam edeceğini gösterdiğini kaydetti. NBS açıklamasında, MMF ile uzun süreli kurumsal işbirliğinin iyi uygulamaları doğrultusunda, bugün merkez bankasında AB'nin ekonomik politikaları ve MMF'nin bakış açısından güncel küresel ekonomik gelişmelerin sunulduğu bildirildi. Bu önemli ve güncel konular hakkında Avro bölgesi MMF misyon şefi ve Avrupa Departmanı Direktör Yardımcısı Malhar Nabar'ın konuştuğu aktarıldı. Sunuma devlet kurumları, kalkınma ortakları, ulusal ve uluslararası finans kuruluşları temsilcileri ile akademik camiadan katılımcılar da iştirak etti. Nabar'ın, mevcut küresel şokların ekonomilere yayıldığını ve bu tür belirsizlikle başa çıkmada senaryo analizinin neden kritik öneme sahip olduğunu vurguladığı kaydedildi. Sunumda, etkinin derecesinin büyük ölçüde mevcut çatışmaların süresine ve kritik altyapının yeniden inşası için gereken zamana bağlı olacağının belirtildiği aktarıldı. Bu arada, petrol ve petrol ürünleri fiyatlarındaki artışın kullanılabilir geliri azalttığı, enflasyon beklentilerinin sürekli dalgalanmalara karşı hassas kalmaya devam ettiği ve finansal koşulların belirsizliğe tepki olarak sıkılaştığı gibi birkaç temel şok iletim kanalının makroekonomik görünümü etkilediği vurgulandı. Avrupa'nın enerji şokunu 2022'ye göre daha iyi absorbe etmeye hazır olmasının cesaret verici olduğu ancak mevcut şokun gücünün yine de hafife alınmaması gerektiği de belirtildi. NBS, önceki ekonomik politika önerileri doğrultusunda, uzun vadeli direncin güçlendirilmesinin yeni verimlilik büyüme kaynakları bulmaya, tek pazarın derinleştirilmesine ve düzenleyici yüklerin azaltılmasına bağlı olacağını açıkladı. Özellikle yapay zekanın artan rolünün ve araştırma ve geliştirmeye yapılan artan yatırımların, gelecekteki verimlilik ve rekabetçiliğin temel itici güçleri olduğu vurgulandı. Açıklamada, belirsizliğin damga vurduğu bir ortamda yapısal reformlar ve inovasyonların Avrupa'nın sürdürülebilir büyümesi için en güvenilir dayanak olmaya devam ettiği belirtildi. Sunumun ardından katılımcılar arasında konuyla ilgili yoğun ilgi gösterilen bir görüş alışverişi yaşandığı da aktarıldı.