Sırbistan'ın Novi Sad şehrindeki Felsefe Fakültesi'ni abluka altına alan öğrenciler, bugün yaptıkları açıklamada, fakültenin Maliye Dekanı Dejan Pajić'in bilinmeyen nedenlerle teknik süreçlere müdahale ettiğini belirtti.

Öğrenciler, "Diktatörün Uşağı" başlıklı bildirilerinde, Pajić'in ilk günden itibaren öğrencilere karşı açıkça tavır alan, tehdit ve baskılarla öne çıkan profesörlerden biri olduğunu kaydetti. Maliye dekanı olmasına rağmen Pajić'in, bilinmeyen nedenlerle fakültedeki teknik süreçlere derinlemesine dahil olduğunu vurguladılar.

Öğrenciler, Pajić'in bu alanlarda resmi bir eğitiminin olmamasına rağmen, fakültenin bu tür işler için özel bir teknik servisi bulunmasına rağmen, elektronik oturumlardaki "güya gizli" oylama için "ünlü" uygulamanın yazarı olduğunu açıkladı. Pajić'in teknik servise nasıl yardım etmeye başladığı sorusuna yanıt bulamadıklarını ve "tek bir kişinin elinde ne kadar yetkinin toplandığını" sorguladıklarını bildirdiler.

Öğrenciler, kamu kurumlarında karar alma sistemlerinin, dijital altyapının ve veri korumanın açık prosedürlere ve sorumluluğa sahip olması gerektiğini kaydetti. Aynı kişinin hem karar alma süreçlerine hem de sistemlerin teknik uygulamasına katılması durumunda şeffaflığın bir seçenek değil, bir yükümlülük olduğunu vurgulayan öğrenciler, açık prosedürlerin, eylemlerin ve güvencelerin beklendiğini ancak bunların mevcut olmadığını belirtti.

Öğrenciler, Dejan Pajić'in bilmedikleri başka hangi rolleri olduğunu sorguladıklarını aktardı. Abluka sırasında, özellikle daha önceki bilgilerin tabloid medyaya sızdırılması ışığında, dahili materyallerin yönetimi ve veri koruma konusunda ciddi endişelerin ortaya çıktığını dile getirdi. Ayrıca, dahili klasörlere erişimi olan kişilerin verilerinin ve öğrencilerin özel eşyalarının fotoğraflarının, öğrencilerin düzensiz olduğunu ve Felsefe Fakültesi'nin görünümünü bozduğunu göstermek amacıyla belgelerde açıkça bırakılmasının endişe verici olduğunu belirttiler.

Felsefe Fakültesi'nin öğrenci ablukası sırasında "hiç bu kadar düzenli ve özgür" olmadığını, çünkü o zaman "gerçekten öğrenci dostu" olduğunu vurgulayan öğrenciler, "Bunlar bir kamu kurumunun yönetimiyle ilgili meselelerdir. Şeffaflık güvensizliğin bir ifadesi değil, güvenin ön koşuludur" şeklinde sözlerini tamamladı.