Sırbistan Parlamento Başkanı Andrija Mandić, üç yıl önce bu göreve geldiğinden beri karşılaştığı en ciddi görevden alma girişimine maruz kalıyor. Sebebi ise onunla olan ilişkisi ve partisiyle olan ilişkisinin gerginleşmesi.

Bu girişimlerin öncedenki girişimlerden farklı olarak, toplam 81 milletvekilin 38'i tarafından destekleniyor, bu da iktidarın çoğunluğunun bir kısmını kapsıyor. Mandić’in görevden alınması için görüşülecek olağanüstü oturum 24 Eylül'de düzenlenecek.

DPS partisinden DW'ye yapılan açıklamada, Mandić'e yönelik oylama, tüm milletvekilleri için bir test olacağını ve kimlerin "sandalye ve küçük ayrıcalıklar uğruna Mandić'in bu anti-sivilisasyon eylemi karşısında bile ilerlemeye hazır olduğunu" göstereceğini belirtiliyor.

Bu partinin iddialarına göre, Mandić’in görüşleri toplumsal bölünmeleri derinleştirmekte, parlamento ve Karadağ'ın uluslararası itibarını zedelemekte ve Karadağ'ın Avrupa Birliği üyeliğine aday olma hedefini tehdit etmektedir.

"Karadağ'ın ilk olağanüstü bir üyelik başvurusunda bulunan devletin başkanı, ülkenin anayasal düzeninin temellerine dayanan değerleri, uluslararası mahkeme kararlarını ve saygı kültürünü benimsemek zorundadır," diye belirtiyorlar.

Mandić'in görevden alınması için 41 milletvekilin oyu gerekmiyor, sadece oturumda bulunanların çoğunluğunun oyunu yeterli. Hükümet koalisyonu, en az 41 milletvekiliyle oturum başlatmak zorunda olduğu için oylamaya girmeden önce kvorum sağlayamayacak şekilde katılımı engelleme seçeneğine sahip olabilir.

Boşnak Partisi'nden altı milletvekilinin de Mandić'in görevden alınması için oy kullanma kararı, bu girişimlere özel bir ağırlık kazandırıyor.

Siyasi analist Miloš Perović, DW'ye yaptığı açıklamada, bu girişimin artık sadece bir görevlisinin kaderiyle ilgili olmadığını belirtiyor. "Parlamentar koalisyonun içsel uyum testine ve bu koalisyonun politik uzlaşım sınırlarını test etmeye dönüşmüş," diyor.

Mandić'i destekleyenler arasında Avrupa Partisi, Demokratlar ve küçük pro-Sırp partileri bulunuyor. Ancak, parlamento başkanının olası görevden alınması, daha geniş bir siyasi kriz yaratabilir ve hükümet koalisyonunun varlığını sorgulayabilir.

DPS partisi, iktidarın "son aşamaya" geldiğini ve koalisyon ortakları arasındaki anlaşmazlıkların artışını bu durumun kanıtı olarak gösteriyor. Perović ise daha ihtiyatlı bir tavır sergiliyor. Karadağ'ın hemen devrilmeye yüz tutmadığını belirtiyor, ancak kontrol altında tutulan iç çatışmalar dönemine girdiğini savunuyor. Partiler, ortak çıkarları doğrultusunda işbirliği yapmaya devam edecekken, diğer konularda giderek daha fazla ayrışma gösterecekler.

Hükümet koalisyonunu bir arada tutan en önemli faktör Avrupa agenda'sı. Karadağ, Brüksel ile görüşmeleri tamamlamaya yaklaşıyor, ancak bu başarı yeni bir soru ortaya çıkarabilir: Kim bu siyasi kazanımı elde edecek?

Perović, "Eğer ortaklar arasındaki rekabet, birlikte kalma arzusu kadar güçlü olursa, Mandić meselesi sadece bir krizin nedeni değil, mevcut politik düzenin içten çöküşünün ilk belirtisi olarak hatırlanacaktır," diye özetliyor.