Sırp Polis Sendikası (SSP), Sırbistan İçişleri Bakanlığı'ndaki (MUP) temsilci kuruluşlardan biri olarak, son zamanlarda Polis Direktörü Dragan Vasiljević'e bir mektup yöneltti. Mektupta, Sırp polis memurlarının konumunu, statüsünü ve çalışma koşullarını acilen düzenlemek üzere acil bir toplantı talep edildiği bildirildi. Sendikanın, bugüne kadar yönetimle alenen bir çatışmaya girmemesi dikkat çekerken, bu tepkinin Sırbistan'daki çoğu polis memuru için durumun dayanılmaz hale geldiğini gösterdiği vurgulandı.

Sendikanın açıklamasında, Polis Direktörü ile acil toplantının yanı sıra, yasa dışı yorumlamaları engellemek ve çalışanların haklarını korumak amacıyla İçişleri Bakanlığı'ndan açık ve yönlendirici bir talimatname talep edildiği kaydedildi. Açıklamada, "Sağlık, dinlenme ve yasal kazanç bir ayrıcalık değil, bir yükümlülüktür ve bu durum herkesi ilgilendirmektedir!" ifadelerine yer verildi. Sendika, uygulamada yasal ve ikincil mevzuatın ihlal edilip edilmediğini sorgulayarak, özellikle günlük çalışma programının asgari 48 saat önceden hazırlanmaması, planlanmış vardiya değişikliklerinin yasal 24 saatlik süreden daha kısa sürede bildirilmesi, iki vardiya arasında zorunlu 12 saatlik dinlenme hakkının ihlal edilmesi, ödenmeyen fazla mesai, tatil ücreti ek ödemeleri ve çalışma saatlerinin kaydedilmesi gibi sorunları dile getirdi.

Şu ana kadar "muhalif" bir sendika olarak görülmeyen SSP, İçişleri Bakanı Ivica Dačić ile yeni toplu sözleşme müzakerelerine katılan kuruluşlardan biriydi. Geçen yılın sonunda Bakan Dačić, söz konusu belgenin imzalanacağını duyurmuştu; ancak polis memurlarının beklediği zam, taleplerini karşılayacak düzeyde değildi. Daha da önemlisi, vaat edilen daha iyi çalışma koşullarından hiçbir gelişme yaşanmaması üzerine, bir buçuk aylık sessizliğin ardından Sırp Polis Sendikası açıklama yaptı. Polis Direktörü Dragan Vasiljević'e gönderilen mektupta belirtilen dinlenme eksikliği, aşırı görevlendirme, ödenmeyen fazla mesai, tatil günlerinde çalışma ve son dakika vardiya değişiklikleri gibi tüm bu durumların tek kelimeyle "mobbing" olarak adlandırılabileceği aktarıldı.

Sırp polisindeki durum, İlerici Parti (SNS) bakanlarının yönetiminde hızla kötüleşti. Polis memurları arasında iyi bir itibara sahip olduğu düşünülen Ivica Dačić'in göreve getirilmesi beklenen sonuçları vermedi. İçişleri Bakanları Nebojša Stefanović, Aleksandar Vulin ve Bratislav Gašić'in tahrip ettiklerini, tek başına Dačić'in düzeltemeyeceği belirtilirken, bakanın polis teşkilatındaki yetki derecesi de sorgulandı. Kadro politikasının açıkça İlerici Partililer ve onların gayri resmi lideri Aleksandar Vučić tarafından yürütüldüğü, müdürleri ve komutanları atayan ve görevden alanın da kendisi olduğu kaydedildi.

Durum, 1 Kasım 2024 tarihinde Novi Sad'daki Tren İstasyonu sundurmasının çökmesiyle 16 kişinin hayatını kaybetmesinin ardından ciddi şekilde kötüleşti; Yeni Belgrad'daki Drama Sanatları Fakültesi öğrencilerine yönelik İlerici Partililerin saldırılarından sonra ise daha da kötüleşti. Kavşak ablukaları, bazen şiddetli de olsa, gösteri ve protestolara dönüştü ve her birini polis memurları güvence altına almak zorunda kaldı. İlerici Parti iktidarı, kamuya açık toplantıların güvenliğini sağlamanın yanı sıra, polis memurlarını "Ćacilend" (belli kişilerin/yerlerin) koruyucularına dönüştürdüğü, hatta çoğu zaman 1 Kasım 2024'ten önce en çok karşı karşıya geldikleri kişilerin korumalığını yapmak zorunda bıraktığı belirtildi. Geçenleri, gazetecileri, milletvekillerini saldıran şiddet yanlılarına göz yummanın bir bedeli olduğu ancak İçişleri Bakanlığı'nın, zaten gücünün sınırındaki çalışanlarına bu bedeli ödeyemediği açıkça görüldüğü aktarıldı.

Rejimin "top yemi" olarak gördüğü sıradan polis memurlarına para yokken, polisler birkaç yıl önce çok şüpheli koşullar altında, pratik olarak polis işi için kullanışsız olan yeni "fiće" (küçük arabalar) aldı. İçişleri Bakanlığı'nın çeşitli binalarının yenilenmesi çalışmaları, genellikle plansız ve gerçek bir neden olmaksızın sürdürülürken, örneğin Ljermontovljeva Caddesi'ndeki bir tesisin yakın zamana kadar polis memurlarına kapalı kaldığı, zira Bakanlığın tadilat yüklenicisine ödeme yapmadığı belirtildi. Sırbistan İçişleri Bakanlığı'ndaki bazı yüksek rütbeli yetkililer, müdürler ve yeni atanmış birim komutanları bir gecede aşırı derecede zenginleşip limuzinler kullanırken ve lüks gayrimenkullere sahip olurken, işin en zorlu, en yorucu ve bazen de en "kirli" kısmını sokaktaki polis memurlarının, kendilerine göre çok az bir ücret karşılığında gerçekleştirdiği dile getirildi.