Sırbistan Sosyalist Partisi (SPS), gelecek hafta, bazı yönetim kurulu üyelerinin kamuoyu önündeki açıklamaları ve eylemleri gibi güncel konuları görüşmek üzere Statü Komisyonu toplantısı düzenleme kararı bildirdi. Partinin üst düzey yetkilisi Branko Ružić'in geçtiğimiz günlerde sosyalistlere parti değerlerini hatırlatan ve izlenecek yön konusunda tartışma başlatma çağrısında bulunan açıklamaları ve paylaşımlarının toplantının ana nedeni olduğu belirtildi. Bu durum, Branko Ružić'in SPS'i bölme çabası içinde olup olmadığı, kimin adına konuştuğu ve partideki akıbeti gibi birçok soruyu beraberinde getirdiği kaydedildi. Yerel seçimlerden bir gün sonra, sosyalist Branko Ružić sosyal medyadan yaptığı paylaşımla 'yoldaşlarını', 'ideolojik çöküş', kimlik kaybı, etik dışı tavizler ve 'SPS'in gönüllü siyasi ötanazisi' tehlikesine karşı uyardığını aktardı. Sosyalistlerin üst düzey yetkilisi Branko Ružić, Instagram üzerinden bir açıklama yaptığını bildirdi. Ružić, 'Komünist Partisi'ndeki seleflerimizin dediği gibi 'değişelim ki bizi değiştirmesinler', bu mevcut durumda ise 'yok olmayalım' ifadelerini kullandığını kaydetti. Açıklama yapan az sayıdaki yoldaş, SPS'in onlarca yıldır varlığını sürdüren ciddi bir parti olduğunu bildirdi. SPS üyesi ve avukat Toma Fila, televizyonumuza yaptığı açıklamada birçok kişinin denemesine rağmen kimsenin sosyalistleri bölemeyeceğini vurguladı. Niş kentinden bir yetkili ise Branko Ružić'i koltuk alamadığı için partiyi eleştirmekle doğrudan suçladığını belirtti. Siyasi analist Srđan Barac, Blic TV'ye yaptığı açıklamada, asıl kilit sorunun siyasi olduğunu ve SPS'e kimin hakim olacağını vurguladı. Barac, 'SPS içindeki bu akımlar fazlasıyla belirgin ve net hale geldi, ancak bu durumun partinin kuralları ve statüsüyle de tanımlanması gerekiyor, çünkü bir hükümetin koalisyon ortağıysanız, öyle davranmanız gerekir. Bunun tamamen Ružić'in tek kişilik bir oyunu olduğundan emin değilim, ben SPS'in gelecekteki tüm potansiyel seçenekler için alan bırakmayı sevdiğine inanıyorum' ifadelerini kullandığını aktardı. Siyaset bilimci Nikola Parun, Blic TV'ye verdiği demeçte, bildiği kadarıyla SPS yönetiminin genel olarak Branko Ružić'in tarafında olmadığını kaydetti. Parun, 'En azından bu tür kamuoyu önündeki çıkışların yanında değiller. Kendi yönetimleri veya diğer yetkililerin yönetimi hakkında bazı itirazları olabilir, ancak bu tür aleni bir çıkışın partinin içinde büyük bir destek göreceğine inanmıyorum, aksi takdirde bunu zaten bilirdik' ifadelerini kullandığını açıkladı. Partinin tavrının ne olacağı ise birçok üyenin girişimiyle gelecek haftaya planlanan SPS Statü Komisyonu toplantısında belli olacağı açıklandı. Nikola Parun, 'Diğer partilerde bu tür durumlar yaşandığında, genellikle bu görüşü dile getiren kişi parti içi çalkantılarda veya seçimlerde yenilerek kendi partisini kurmuştur. Branko Ružić'in, SPS'in mevcut prosedürlerine göre ihraç edilmesi halinde kendi partisini kurması için bir alan olabilir. Ancak, arkasında büyük bir lojistik oluşturacak ve büyük bir destek kazanacak gerçek bir kapasitesi olduğundan emin değilim' diye kaydetti. Siyasi analist Srđan Barac, 'Branko Ružić'in geri döndürülmesi ve yüksek bir parti pozisyonuna gelmesi halinde, SPS'in o zaman flörtöz bir politika izlediği çok açık hale gelir' ifadelerini kullandığını belirtti. Barac, 'Eğer bu ceza, Branko Ružić'in SPS'in resmi politikasına ve aynı zamanda koalisyonun resmi politikasına aykırı olan davranışlarına veya kamuoyu önündeki çıkışlarına orantılı olursa, o zaman bu durum Sırp İlerleme Partisi'ne (SNS) SPS ile güvende oldukları veya bunun güçlü bir koalisyon ittifakı olduğu sinyalini verir' diye eklediğini aktardı. Hatırlanacağı üzere, Ružić 15 Mart 2025'te düzenlenen protestolara katılımının yıl dönümünü Instagram'da yaptığı bir paylaşımla anığını bildirdi. Bu sebeple, geçen yıl SPS Statü Komisyonu kararıyla parti içindeki tüm görevlerinden altı ay süreyle uzaklaştırıldığı kaydedildi.