Sırbistan'ın Subotica kentindeki Kabahatler Mahkemesi, polis tarafından protesto düzenlemekle suçlanan Slobodan Bojović hakkında birinci dereceden beraat kararı bildirdi. Mahkeme, Bojović'in isnat edilen eylemlerin kabahat olarak tanımlanmadığı gerekçesiyle sorumluluktan muaf tutulduğunu belirtti. Mahkeme, Bojović'in 6 Eylül 2025 tarihinde Subotica'daki Izvorska Caddesi'nde bulunan Polis Karakolu önündeki halka açık toplantının organizatörü olarak etkinliği bildirmekle yükümlü olduğunun kanıtlanmadığını kaydetti. Ayrıca, bu eylemi yapmamasının bir kabahat teşkil etmediğini de vurguladı. Bu karar henüz yasal olarak kesinleşmiş değil; zira davadan memnun olmayan taraf olan polis yetkilileri itiraz hakkına sahiptir. İtirazı, ikinci derece organı değerlendirecek ve beraat kararını onaylayabilir veya dosyayı yeniden yargılama için geri gönderebilir. Kabahatler Kanunu'na göre, yargılama masrafları mahkeme tarafından karşılanacaktır. Bojović'in avukatı Danilo Lukić, Beta'ya müvekkili lehine birinci dereceden kararın verildiğini aktardı. Avukat, Bojović'in 17 Mart'taki yargılama sürecinde kapalı bir Viber grubunda bir araya gelme çağrısını paylaştığını, ancak aynı gün 6 Eylül 2025'te saat 14.24'te bu çağrının zaten Instagram'da öğrenciler ve Subotica İnşaat Fakültesi tarafından yayınlandığını belirtti. Lukić, bunun Bojović'in halka açık toplantının organizatörü veya başlatıcısı olamayacağını gösterdiğini açıkladı. Bojović, kamu düzenini ve huzurunu bozma ile yetkili makamlara önceden bildirimde bulunmaksızın düzenlenen protestoyu organize etme nedeniyle yasa dışı halka açık toplantı suçlamalarıyla karşı karşıya kalmıştı. İlk olarak 22 Ekim 2025'te sorgulanan Bojović, protestoyu düzenlemediğini, sadece Ruma'dan bir medya kuruluşunun Subotica muhabiri olarak toplantıya katıldığını aktardı. Avukatı, 20 Ocak'taki ikinci duruşmanın ardından bunun siyasi bir zulüm olduğunu, Bojović'in Novi Sad'daki polis eylemlerinden memnuniyetsizliğini dile getirmek isteyen diğer vatandaşlar gibi katıldığını vurguladı. Bu kararın kesinleşmesi, Sırbistan'daki ifade özgürlüğü ve toplantı hakkı davaları açısından emsal teşkil edebilecek bir nitelik taşımaktadır. Polis itirazı sonrası nihai kararın ne olacağı, benzer durumdaki diğer aktivistler ve sivil toplum kuruluşları için önemli sonuçlar doğurabilir.