Sırbistan'ın Subotica kentinde faaliyet gösteren "Naša radost" Anaokulu çalışanlarının bir kısmı, iktidardaki Sırp İlerleme Partisi'ni (SNS) desteklemedikleri gerekçesiyle uzun süredir siyasi baskı ve ayrımcılığa maruz kaldıklarını bildirdi. Kurum yönetiminin, SNS destekçisi çalışanlara ayrıcalık tanırken, muhalif olanları uzak bölgelere atama, mesleki pozisyonlarını düşürme ve işten çıkarma gibi uygulamalarla cezalandırdığı kaydedildi.

Kurumdan geldiği belirtilen bir mektupta, "Naša radost" yönetiminin yıllardır çalışanları "uygun" ve "uygun olmayan" olarak ayırdığı belirtildi. Mektupta, SNS'yi destekleyen, mitinglere katılan çalışanlara her yeni öğretim yılı başında istedikleri tesiste çalışma imkanı sunulduğu, hatta deneyimsiz gençlerin bölüm şefi yapıldığı ifade edildi. Muhalif çalışanların ise cezalandırıldığı ve uzun yıllardır çalıştıkları yerlerden uzaklaştırıldığı aktarıldı. Bu çalışanların genellikle uzak bölgelerdeki tesislere gönderildiği veya anaokulu öğretmenliği pozisyonlarından kreş gruplarına kaydırılarak kasıtlı olarak rütbelerinin düşürüldüğü vurgulandı. Özellikle geçen yıl eylül ayından itibaren öğrenci protestolarını destekleyen çok sayıda anaokulu öğretmeninin, 20 yıldan fazla çalıştıkları yerlerden uzak bölgelere yeniden atandığı kaydedildi.

Durum hakkında konuşan Avukat Uroš Milovanović, yıllardır bu okul öncesi kurumdaki çalışanların siyasi görüşleri nedeniyle ayrımcılığa uğradığını açıkladı. Milovanović, sürecin genellikle Sırp İlerleme Partisi'nin düzenlediği mitinglere katılıp katılmayacakları sorusuyla başladığını belirtti. Bu sorularla "uygun" ve "uygun olmayan" çalışan listelerinin oluşturulduğunu, her ağustos ayında yapılan değerlendirmelerde "uygun" olanların ödül olarak istedikleri anaokulunda çalışma hakkı kazandığını, diğerlerinin ise yaşadıkları yerden olabildiğince uzağa atandığını kaydetti. Subotica ve çevresindeki Bajmok, Tavankut, Bački Vinogradi, Žednik, Novi Žednik, Stari Žednik gibi yaklaşık 80 tesisi kapsayan "Naša radost" kurumunda, çalışanların yaşadıkları yere yakın bir yerde görev yapmalarının büyük önem taşıdığı vurgulandı. Milovanović, "uygun" görülenlerin eylül ayından itibaren nerede çalışacaklarını seçtiğini, "uygun olmayanların" ise tabiri caizse "kırsal turizme" gönderildiğini ifade etti. Subotica merkezde 20-30 yıl boyunca evlerine 100 metre mesafedeki anaokullarında çalışan kişilerin Bajmok gibi yerlere atanarak günde bir buçuk saat yolculuk yapmak zorunda kaldığını, üstelik erken saatlerde toplu taşıma veya organize bir servis imkanının bulunmadığını sözlerine ekledi. Yönetimin çalışanların işe nasıl geleceğiyle ilgilenmediği ve yol masraflarını karşılamadığı da belirtildi. Baskının bununla da sınırlı kalmadığı, "uygun olmayan" kolektif üyelerinin SNS mitinglerine giden diğer öğretmenlerin yerine daha büyük gruplarla çalışmak zorunda kaldığı, daha az yıllık izin hakkına sahip olduğu, seminerlere katılamadığı ve kurum kutlamalarına davet edilmediği aktarıldı.

Geçen yılın sonlarında "Ujedinjeni" (Birleşik) adıyla bağımsız bir sendika kurulduğunu ve Çalışma Bakanlığı'na tescil edildiğini ancak bu durumun daha büyük bir baskı dalgasına yol açtığı öğrenildi. Mektupta, müdürün yeni sendikayı görmezden geldiği, başkanıyla görüşmeyi reddettiği ve sendika başkanının çalışma saatleri içinde İdari Bina'ya girişini yasakladığı ifade edildi. Ayrıca, yeni sendika üyelerinin teker teker iş sözleşmelerinin feshedilerek görevden uzaklaştırıldığı belirtildi. Tüm bu uygulamaların arkasında, Subotica Meclisi'ndeki SNS grup başkanı olan ve Devlet Denetim Kurumu tarafından "Naša radost"ta istihdam edilme koşullarına sahip olmadığı tespit edilen teknik müdür Veljko Vojnić'in olduğu kaydedildi. Nova gazetesi, bu iddiaları doğrulamak için Vojnić ile iletişime geçmeye çalıştığını ancak kendisinin çağrılara ve e-postalara yanıt vermediğini bildirdi.

Öte yandan, sendika başkanı Vera Jaramazović, yönetimin çalışanlara yönelik misillemelerinin devam ettiğini açıkladı. Jaramazović, bir kreş grubunda çalışan bir meslektaşlarının sözleşmesinin yenilenmeyeceğini duyurduklarını, oysa ki bu grubun bir anaokulu öğretmeni ve bir hemşire olmak üzere iki çalışan tarafından yönetilmesi gerektiğini belirtti. İşsiz kalanlar için yerine personel getirilmediğini ve personel eksikliği yaşandığını, grupların aşırı kalabalık olduğunu vurguladı. Jaramazović, bu durumun sadece iş hakları değil, aynı zamanda çocukların güvenliği ve anaokullarındaki programların kalitesi açısından çok daha büyük sorunlara yol açtığını kaydetti. Grupların istikrarını kaybettiğini ve yönetimin velilerin öğretmenlerin yerlerinde kalma taleplerine bile tepki vermediğini ifade etti. Jaramazović, bu okul öncesi kurumda 14 yıldır çalıştığını ve "uygun olmayanlar" muamelesine maruz kaldığını aktardı. İlk SNS mitingi çağrısını 2018'de aldığını belirten Jaramazović, bu çağrıların genellikle üst yönetimden değil, onların astları aracılığıyla yapıldığını kaydetti. İlk çağrıyı reddettikten hemen sonra başka bir anaokuluna nakledildiğini ve o zamandan beri her adımının izlendiğini ve her şeyinin kontrol edildiğini dile getirdi.