10 Nisan 2026 tarihinden itibaren 29 Schengen ülkesi sınırlarında, Sırbistan dahil AB dışı ülkelerin vatandaşları için yeni EES kayıt sistemi 24 saat kesintisiz çalışmaya başladı. Bu durum, sadece hava ve kara sınır kapılarında kaosa neden olmakla kalmadı, aynı zamanda gelecekte nasıl seyahat edeceğimiz konusunda da soru işaretleri yarattı. Havalimanlarındaki yedi saate varan kuyruklar, yolcu mağduriyetleri, kusmalar, bayılmalar, kaçırılan uçuşlar ve hatta bir kavga neredeyse günlük raporlar haline geldi. Avrupa genelindeki havalimanlarında yeni Giriş-Çıkış Sistemi (EES) nedeniyle tam bir panik yaşandığı bildirildi. Birçok yolcu yeni kurallar, yüz taramaları ve makinelerdeki “zor sorular” nedeniyle tedirgin olsa da, EES kiosklarındaki tüm prosedürün aslında hızlı olabileceği ve bir kâbusa dönüşmek zorunda olmadığı belirtildi. Ancak havalimanlarındaki biyometrik sistemle ilgili yolcu deneyimlerinin bu kadar basit olmadığını aktardı. Her yolcunun fiziksel olarak kayıt sürecinden geçmek zorunda olması, özellikle tatil ve bayram sezonlarında geçişleri yavaşlattığı kaydedildi. Her yeni dijital sistemde olduğu gibi, arızalar, sistem çökmeleri veya yavaş veri işleme olasılığının olduğu, bunun da bekleme sürelerini uzatarak kalabalık yarattığı ifade edildi. Yolcular en çok parmak izlerini kolayca giremediklerini bildirdi. Bu durumun, prosedürün tekrarlanmasına veya ek kontrollere yol açarak daha fazla kalabalık yaratabileceği vurgulandı. Sorun yaşamamak, kuyruğu yavaşlatmamak ve ekranda “kırmızı ışık” görmemek için EES kiosklarında adım adım, saniye saniye kayıt rehberi sunuldu. Independent gazetecisi ve seyahat muhabiri Simon Calder, bu sistemi 12 Ekim’de yüzde 100 biyometrik yolcu kaydı uygulayan en büyük Avrupa havalimanı Prag’da test ettiğini açıkladı. Calder, havalimanındaki EES kioskunun önünde saate bakmaya başladığını, bu kioskların uçağa giderken koridorda veya bloklar halinde gruplandırılmış olabileceğini belirtti. Her kioskun sizi bir dizi adımdan geçiren bir ana ekranı olduğu aktarıldı. İlk görevin dil seçimi olduğu, ancak pasaportu tarayıcıya doğrudan yerleştirerek bu adımı atlayıp bir-iki saniye tasarruf edilebileceği kaydedildi. Pasaportu kişisel veriler sayfası aşağı bakacak şekilde tarayıcıya yerleştirdikten sonra, ekranda pasaport sayfasının siyah beyaz, ters çevrilmiş bir görüntüsünün yaklaşık dört saniye göründüğü belirtildi. Ardından fotoğrafınız, adınız, soyadınız ve doğum tarihinizle birlikte “Bu siz misiniz?” sorusunun çıktığı bildirildi. Eğer pasaportun sahibiyseniz “EVET: Devam” seçeneğini seçilmesi gerektiği vurgulandı. Ardından “Uzun süreli ikamet izniniz var mı?” sorusunun geldiği ve bunun biyometrik kayıtları olan yolcuları ayırdığı aktarıldı. Neredeyse herkesin bu soruya “Hayır” yanıtını vereceği belirtildi. Daha sonra yüz taraması için “Doğrudan kameraya bakın” ve “Başınızı dik tutun” gibi talimatların takip edilmesi gerektiği ifade edildi. “Gülümsemeyin” yazmadığı ancak bunun her zaman tavsiye edildiği kaydedildi. Ardından daha zorlayıcı olan parmak izi taramasının geldiği, yanıp sönen ışığın elinizi nereye yerleştireceğinizi gösterdiği ve karada yapılan geçişlerin aksine her iki eldeki dört parmağın aynı anda taranması gerektiği açıklandı. Parmakları okuyucuya düz bir şekilde yerleştirip sabit tutulduğunda, ekranda sonucun göründüğü bildirildi. Parmak izleri başarıyla tanınırsa, bir sonraki bölüm olan ankete geçildiği aktarıldı. Seyahatin amacının sorulduğu, Çek Cumhuriyeti için iş, turizm, resmi toplantılar, tedavi ve hatta kaplıca ziyaretleri gibi seçeneklerin sunulduğu belirtildi. Çoğu yolcu için “Özel, turizm” seçeneğinin iyi bir tercih olduğu kaydedildi. Ardından Çek Cumhuriyeti ve Schengen bölgesine giriş koşullarını karşılayıp karşılamadığına dair bir dizi soru geldiği ve son soruda geri dönüş tarihinin seçilmesi istendiği vurgulandı. Açılan takvimde gelecek aylara göz atılabileceği ancak sistemin 90 günden fazla kalışa izin vermediği belirtildi. Son olarak “Seyahat sigortanız var mı?” sorusunun sorulduğu, Prag’a özellikle bekarlığa veda partileri için gelen birçok yolcunun doğru olmasa bile “Evet” yanıtını verebileceği ifade edildi. Yetkililerin, sağlık sigortası zorunlu olmasa da, yurt dışına çıkmadan önce kendilerini “güvence altına almalarını” tavsiye ettiği bildirildi. “Devam” tuşuna basıldığında, sistemin yedi saniye bekleme süresi istediği ve muhtemelen AB merkezi veri tabanıyla bağlantı kurduğu aktarıldı. Ekranda “İş birliğiniz için teşekkür ederiz. Her şey yolunda! Pasaportunuzun manuel kontrolü için lütfen aşağıdaki sınır kontrol bankolarından birine gidin” mesajının çıktığı belirtildi. Bu şekilde prosedürün tamamlandığı ve gazetecinin bunun için sadece 2 dakika 26 saniyeye ihtiyaç duyduğu kaydedildi. EES sistemi nedeniyle hava trafiğinin de değişimden etkilendiği aktarıldı. Avrupa genelindeki havalimanlarının EES’nin getirilmesiyle zaten ek baskı altında olduğu, bazı ülkelerin yolcu kontrollerinde olası aksaklıklar konusunda uyardığı vurgulandı. Bazı durumlarda uçuş gecikmelerinin ve hatta iptallerin yaşandığı, zira her yolcunun pasaport kontrolünde ek işlem süresi beklendiği belirtildi. Uçağın hala en hızlı seçenek olmasına rağmen, yolcuların havalimanlarında daha uzun bekleme sürelerini hesaba katmaları ve BBC’nin yazdığı gibi, normalden en az 4 saat daha erken gelmeleri gerektiği açıklandı.