Sırbistan'da bazı vatandaş kategorileri, sağlık hizmetleri, ilaç ve tıbbi cihazların bir kısmı için katılım payı ödemekten muaf tutulabilmektedir. Ancak Republički fond za zdravstveno osiguranje (RFZO), bu hakkın herkes için otomatik olarak geçerli olmadığını ve yetersiz bilgi veya prosedür bilgisi eksikliği nedeniyle pratikte sıkça kullanılmadığını bildirdi. RFZO, sigortalı kişilerin muaf değillerse katılım payı ödediğini ve bu hakkın uygun bir onay ve gerekli belgelerle elde edildiğini açıkladı. Sağlık koruması söz konusu olduğunda, yasa ve ikincil mevzuatla tanınan belirli kategorilerde bulunan kişiler katılım payı muafiyeti hakkına sahip olabilecektir. Bu kategoriler arasında savaş gazileri, savaşta sivil engelliler, görme engelli kişiler, mülteciler, yerinden edilmiş ve sürgün edilmiş kişiler ile sosyal açıdan savunmasız vatandaşlar bulunmaktadır. Gelir düzeyi koşulunu karşılayan sigortalı kişiler de bu hakkı elde edebileceklerini belirtti. Ancak RFZO, bu hakkın yalnızca statüye bağlı olmayıp, somut yasal koşulların yerine getirilmesine de bağlı olduğunu vurguladı. Yalnızca işsiz olmanın veya 65 yaşın üzerinde olmanın otomatik olarak katılım payından muaf olmak için yeterli olmadığını, belirlenen kriterleri karşılamak ve bunu yetkili RFZO şubesi nezdindeki prosedürde kanıtlamak gerektiğini kaydetti. RFZO'nun aktardığına göre, mevcut kurallara göre tek başına yaşayan vatandaşlar için aylık gelirin asgari ücretin yüzde 30 artırılmış halini aşmaması gerekmektedir. Aile olarak yaşayanlar için ise hanehalkı üyesi başına gelirin asgari ücretten fazla olmaması gerektiği belirtildi. Muafiyet onayı içinde bulunulan yıl için düzenlenmekte olup, eski onayların geçerli olmadığı vurgulandı. Katılım payı muafiyeti başvurusu, kişisel kimlik belgeleri, gelir kanıtı ve hanehalkı üyelerine ilişkin bilgilerle birlikte Republički fond za zdravstveno osiguranje'nin yetkili şubesine yapılmaktadır. Belgelerin kontrol edilmesinden sonra, sigortalı kişinin hakkını kullanabileceği bir onay belgesinin düzenlendiği açıklandı. RFZO, katılım payının yanı sıra vatandaşların belirli işlemlerde bazı idari harçları ödemekten de muaf tutulabileceğini belirtti. Ancak bunun tüm durumlarda geçerli olmadığını ve işlemin türüne ile onu düzenleyen yönetmeliklere bağlı olduğunu kaydetti. Bu nedenle, her belirli harç için, işlemin yürütüldüğü kurumdan bir muafiyet olup olmadığının kontrol edilmesinin en doğru yaklaşım olduğu aktarıldı. Sağlık koruma hakkını katılım payı muafiyetinden ayırmak özellikle önemli olarak belirtildi. Örneğin, çocuklar, hamile kadınlar ve lohusaların yasal olarak güvence altına alınmış sağlık hizmetleri hakkı bulunsa da, katılım payı ve muafiyet şeklinin özel kural ve prosedürlerle düzenlendiği aktarıldı. Pratikteki en büyük sorun ise vatandaşların sıklıkla hakları olmadığını varsaymaları veya süreci kendilerinin başlatması gerektiğini bilmemeleridir. Bu nedenle, bir kısmının zamanında bilgilendirme ve başvuru ile kaçınabilecekleri maliyetleri ödediği durumların yaşandığı belirtildi.