Kosova ve Metohiya Meclis Komitesi Başkanı Danijela Nikolić, bugün yaptığı açıklamada, Kosova ve Metohiya Özerk Bölgesi'ndeki Sırp toplumunun durumunun "zor ve kırılgan" olduğunu ve güvenlik risklerinin günlük hale geldiğini belirtti. Nikolić, "Sırpların sessiz göçünden" uluslararası raporlarda yeterince bahsedilmediğini vurguladı. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde perşembe günü düzenlenen UNMIK'in altı aylık çalışma raporu toplantısında, Sırp Belediyeler Birliği'nin (ZSO) kurulması da dahil olmak üzere imzalanan anlaşmaların tam olarak uygulanması gerektiği kaydedildi. Sırp tarafı, raporun Kosova ve Metohiya'daki Sırp toplumunun zor durumunu tam olarak yansıtmadığını aktardı. Nikolić, Kosova ve Metohiya'daki güvenlik durumunun istikrarsız ve sık sık yaşanan olaylarla dolu olduğunu vurguladı. Nikolić, sadece 2025 yılında etnik nedenli 137 saldırı kaydedildiğini, son dört yıllık dönemde ise bu sayının 700'ü aştığını bildirdi. Bu verilerin, güvenlik risklerinin "her adımda ve her an mevcut olduğunu" gösterdiğini ve bu durumun insanların bölgeyi terk etme kararlarını etkilediğini aktardı. Nikolić, UNMIK raporunda Sırpların göçünden yeterince bahsedilmediğini, bunun en ciddi sorunlardan biri olduğunu belirtti. Nikolić, "Sırplar için her kurumsal tehdit potansiyel bir göçü temsil ediyor" açıklamasını yaptı ve temel haklar ile kimliğin sorgulandığı durumlarda güvensizlik duygusunun daha da derinleştiğini kaydetti. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi toplantısında üye devletler arasındaki açık bölünmelerin gözlemlendiğini açıklayan Nikolić, uluslararası toplumun bir kısmının uluslararası hukuka ve 1244 sayılı Karar'a saygı gösterilmesi konusunda ısrar ederken, diğer kısmının Priştine'nin tutumlarını ve BM üyeliği taleplerini desteklediğini aktardı. UNMIK'in misyonunun varlığının hala gerekli olduğunu vurgulayan Nikolić, "Bazı devletlerin tutumlarına rağmen, sahadaki güvenlik ve kurumsal koşulların UNMIK'in rolünün sona ermiş sayılabileceği bir durumda olmadığı bir gerçektir" diye kaydetti. Sırbistan'ın bu misyonun rolünün güçlendirilmesi ve uluslararası anlaşmalara tutarlı bir şekilde uyulması konusunda ısrar ettiğini de belirtti. Belgrad ile Priştine arasındaki diyalogda Sırp Belediyeler Birliği'nin kurulmasının kilit bir mesele olduğunu kaydeden Nikolić, bunun Belgrad için "tüm konuların konusu" olduğunu ve bu yönde somut adımlar atılmadan diyalogda esaslı bir ilerleme beklenemeyeceğini belirtti. AB'nin, Priştine'yi ZSO'nun kurulması sürecini başlatmaya teşvik etmesi gerektiğini, zira bunun üstlenilen bir yükümlülük olduğunu açıkladı. AB'nin diyalog özel temsilcisi Peter Sorensen'in yaklaşımının önceki döneme göre farklı olduğunu ve yapıcı görüşmeler için zemin açtığını kaydetti. Nikolić, "Arabuluculuk rolü Miroslav Lajčák'tan farklı ve onunla yapılan görüşmeler daha yapıcı görünüyor" diye aktardı. Belgrad temsilcilerinin Sorensen ile yaptıkları görüşmelerde ZSO'nun kurulmasının gerekliliğini ve Priştine'nin diyaloğu daha da zorlaştıran tek taraflı adımlarını dile getirdiğini bildirdi. Nikolić, özellikle büyük bayramlar öncesinde Kosova ve Metohiya'daki Sırpların karşılaştığı artan baskılara da dikkat çekerek, Graçanica'da Sırp bayraklarının kaldırılması gibi eylemlerin güvensizlik ve tehdit altında olma hissini daha da derinleştirdiğini kaydetti. Son olarak Nikolić, "Adınıza, yazınıza, bayrağınıza ve kimliğinize sahip olma hakkınız engellendiğinde, bir halkın içinde bulunduğu durumun ne kadar net olduğu anlaşılır" diye belirtti.