Sırbistan'da Yüksek Savcılık Kurulu (YSK) üyelerinin seçimi, Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) YSK'nın seçim sürecine yapılan itirazları elektronik ortamda ele alma yetkisinin bulunmadığına hükmetmesi üzerine tekrarlanma kararı aldı. Bu gelişme, seçim günü herhangi bir usulsüzlük tespit edilmemesine rağmen yaşanarak hukuk devleti ilkesi üzerinde yeni tartışmaları beraberinde getirdi.

Anayasa Mahkemesi'nin karar gerekçesinde, Yüksek Savcılık Kurulu'nun itirazları elektronik ortamda görüşmesinin hukuki dayanağının olmadığı belirtildi. AYM, YSK Çalışma Yönetmeliği'nin 29. maddesinin elektronik toplantıların ancak gündemdeki kararların müzakere ve materyal incelemesi gerektirmediği durumlarda yapılabileceğini öngördüğüne dikkat çekti. Ancak söz konusu durumda, kararın hem müzakere hem de materyal incelemesi gerektirdiği kaydedildi. Yönetmelik maddesine göre, materyal üyelere ulaştırılmış olsa dahi elektronik oturum düzenlenmesi için gerekli şartların sağlanamadığı ifade edildi. Yazar Tamara Tankosić, YSK'nın ilk toplantısında (25 Aralık 2025) dört üyenin yokluğu nedeniyle yeter sayının sağlanamadığını ve bu durumda elektronik toplantı yerine, Çalışma Yönetmeliği'nin 28. maddesi uyarınca yeni bir fiziki toplantı veya video konferans yoluyla katılımın sağlanıp sağlanamayacağı gibi uzmanlara yönelik soruların gündeme geldiğini vurguladı.

Elde edilen bilgilere göre, seçimlerin yapıldığı gün olan 23 Aralık 2025 tarihinde, oy kullanan 740 savcıdan hiçbiri seçim sürecine ilişkin herhangi bir itiraz kaydetmedi. 13 seçim kurulunun tüm tutanakları da herhangi bir usulsüzlük belirtisi olmaksızın Seçim Komisyonu'na teslim edildi. Seçim Komisyonu, seçim sonuçlarını belirleyen tutanağı oybirliğiyle onayladı ve YSK da seçimden bir gün sonra bu sonuçları kamuoyuna duyurdu. Seçim sonuçları ilk olarak İnsan Hakları Hukukçuları Komitesi tarafından kamuoyuna açıklandı. Ardından, yasal süre olan 24 saat içinde altı savcının seçim sürecine itirazda bulunduğu aktarıldı. Bu durum, kamuoyunda, Aralık ayındaki oylama sonuçlarını beğenmeyen birilerinin savcıların seçim iradesini değiştirmeye mi çalıştığı, yoksa itiraz edenlerin iddia ettiği gibi seçimlerde gerçekten usulsüzlükler mi olduğu sorularını gündeme getirdi. YSK'nın itirazlara karar vermek için 48 saat süresi olduğu, bu sürede karar verilmezse itirazların yasa gereği kabul edilmiş sayılacağı belirtildi. Dört YSK üyesinin toplantıya katılamayacaklarını bildirmesi üzerine, yeter sayı sağlanamasa da seçim materyalleri ve iletişim imkanları hazırdı. Bu durumun, toplantıyı engelleme amaçlı bir engelleme ya da itirazların yasa gereği kabul edilerek seçimlerin tekrarlanmasını hedefleyen bir strateji olup olmadığı kamuoyunda değerlendirildi. YSK Başkanı, Anayasa Mahkemesi'nin kararında seçim ihlallerinin esaslı gerçeklerini ve delillerini incelemeyip, YSK'nın olağanüstü toplantısının usulü koşullarıyla sınırlı kaldığını açıkladı. Tartışmalı elektronik oturumun ardından, YSK Başkanı 26 Aralık 2025 tarihinde tüm itirazların reddedildiğini, çünkü sekiz üyenin açıklama yaptığı ancak hiçbir üyenin itirazların kabulü yönünde oy kullanmadığını kaydetti. Toplantı kayıtlarında, 11 üyeden 8'inin elektronik oturuma katıldığı, bu 8 üyeden 6'sının gündemi onaylayarak itirazların reddi yönünde oy kullandığı, iki üyenin ise çekimser kaldığı belirtildi. Yazar Tankosić, YSK üyelerinin seçimine ilişkin bu sürecin, hukuki belirsizliğe yol açan pek çok vakadan sadece biri olduğunu ve tekrarlanan seçimlerde yeni bir çıkmaz veya tekrarla karşılaşılabileceğini ifade etti.