Komisyon Başkanı Veran Matić, Sırbistan Yüksek Mahkemesi’nin, gazeteci Slavko Ćuruvija'nın cinayetiyle ilgili dava sürecinde hukukun ihlal edildiği yönünde verdiği kararı memnuniyetle karşıladı. Mahkeme, önemli tanıklardan birinin ifade verirken önceki beyanlarından geri adım attığını belirtmişti. Fakat duruşma tutanakları, tanığın önceki ifadelerine sadık kaldığını ortaya koyuyor. Bu hukuki ihlal, ayrıca dört tanığın ifadeleri için de geçerli.

Sırbistan Yüksek Mahkemesi, 13 Ekim 2024 tarihli Kzz OK 38-2024 numaralı kararıyla, Yüksek Kamu Savcılığı'nın 2 Eylül 2024 tarihli, KTŽ 166-24 numaralı yasallığın korunması talebini kısmen kabul etti. Bu kararla, Belgrad'taki Özel Organize Suçlar Dairesi heyetinin, Radomir Marković, Milan Radonjić, Miroslav Kurak ve Ratko Romić’in lehine hukuku ihlal ederek, Slavko Ćuruvija'nın ağır cinayet davasında beraat kararı verdiği belirlendi.

Mahkeme ayrıca, bahsi geçen yargıçların tanık ifadeleri ve 12 Şubat 2012 tarihli 'Telekomünikasyon Verileri Raporu’ konusundaki maddeleri yanlış yorumladığını tespit etti. Bu rapor, 9 Nisan ile 12 Nisan 1999 tarihleri arasında Milana Radonjić, Ratko Romić ve Miroslav Kurak arasındaki telefon görüşmelerinin analizine dayanıyordu.

Bu kararla, anılı davalılara yönelik yasal süreç sona erdi çünkü Sırbistan Ceza Muhakemesi Yasası, Yüksek Mahkeme’nin yasa ihlaline ilişkin karar verdiğinde, mahkumiyetin bozulamayacağını öngörmektedir.

Ancak, Belgrad Apelasyon Mahkemesi'nin Özel Daire üyeleri, beraat kararıyla yasanın sadece ihlalini mi, yoksa ihlal dışında bir suç mu işlediklerini sorgulamakta özgür. Bu durum, cezai sorumluluk gerektirebilir.

Söz konusu karar kimseye tatmin sağlamamaktadır. Bazı sanıklar, kararları eleştirenlere karşı çok sayıda dava açmıştır. Sırbistan Yüksek Mahkemesi’nin kararında, beraat kararı alınması sürecinde ceza yargılaması kurallarının ihlal edilmiş olduğu vurgulanmıştır.

Slavko Ćuruvija’nın ailesine, devlet ve ilgili kurumlar, fail ve planlayıcılar hakkında gerçekleri açıklamakla yükümlüdür. Dnevni telegraf ve Evropljanin’in meslektaşlarına ise bu süreçteki medya baskıları hakkında tam bir bilgi borçludur. Apelasyon Mahkemesi’nin beraat kararı sürecin sonu olmadıysa, Yüksek Mahkeme’nin kararı da sürecin sonu olmamalıdır; aksine, davada sorumlulukların belirlenmesi ve katillerin ortaya çıkarılması için yeni bir aşamanın başlangıcı olmalıdır.