Sırbistan Zorunlu Askerlik Hizmetini Geri Getirme Kararını Değerlendiriyor
01 April 2026, 03:02
Editör: Gazete.rs
Sırbistan, 15 yıllık bir aranın ardından zorunlu askerlik hizmetini yeniden uygulamaya koyma kararı eşiğinde olduğunu bildirdi. Bu durum, söz konusu tedbirin ne kadar gerekli olduğu, pratikte nasıl işleyeceği ve reşit çağa yeni giren nesiller için somut olarak ne anlama geldiği konusunda geniş bir kamuoyu tartışması başlattığını kaydetti. Yetkililer, konunun sadece savunma sistemini değil, genel olarak toplumu; yükümlülüklere karşı tutumu, vatandaşlar arasındaki eşitliği ve devletin nüfusunu kriz durumlarına hazırlama biçimini de ilgilendirdiğini vurguladı.
Sırbistan'ın 15 yıllık bir aranın ardından zorunlu askerlik hizmetini yeniden uygulamaya koyma kararı eşiğinde olduğu belirtildi. Bu kararın, uygulamanın gerekliliği, pratik görünümü ve reşit çağa yeni ulaşan nesiller için somut anlamı üzerine geniş bir kamuoyu tartışması başlattığı kaydedildi. Konunun sadece savunma sistemini değil, bir bütün olarak toplumu; yükümlülüklere karşı tutumu, vatandaşlar arasındaki eşitliği ve devletin nüfusunu kriz durumlarına hazırlama biçimini de ilgilendirdiği vurgulandı. Şimdiye kadar açıklanan bilgilere göre, askerlik hizmeti 18 ila 30 yaş arası erkekler için zorunlu olacak, kadınlar ise gönüllü olarak başvurabilecek. Hizmetin planlanan süresinin 75 gün olduğu, büyük bir kısmının kışlada, küçük bir kısmının ise sahada uygulamalı eğitimle geçirileceği kaydedildi.
Kamuoyunda sıkça “75 günün ne anlama geldiği ve gençlerden asker yaratmaya yeterli olup olmadığı” sorusu dile getiriliyor. Uzmanlarla yapılan görüşmelerde aktarılan açıklamalara göre, hedefin tam donanımlı savaşçılar yetiştirmek değil, ihtiyaç halinde kullanılabilecek temel bilgi ve becerileri kazandırmak olduğu vurgulandı.
Emekli Albay Prof. Dr. Velibor Stević, bu tür bir askerlik hizmetinin, geçmişteki klasik askeri hazırlıktan ziyade temel bir eğitim biçimi olduğunu açıkladı. Stević, gençlerin bu dönemde ordunun işleyişi, disiplin ve organizasyonun temellerini öğrendiğini, ancak doğrudan savaşa katılmak üzere hazırlanmadıklarını belirtti. Aynı zamanda kışla yaşamının sosyal boyutunu da vurgulayarak, bu sürenin birçok önceki nesil için önemli bir deneyim olan ortak yaşam ve sosyalleşme unsurları içerebileceğini kaydetti. Stević, “Orduda hizmet etmek, vatanı savunmak ve aileyi korumak büyük bir şereftir. Bu 75 gün, gençlerimizin sosyalleştiği sıradan bir kamptır. Bu nesil bunu yapabilir. Biz orduyu seven bir milletiz. Orada asker yapmayacağız, sadece onları eğiteceğiz. 75 günde temel bir bilgi edinecekler ama henüz savaşmaya hazır değiller. Orduyu savaşa hazırlamıyoruz,” sözlerini aktardı.
Kilit sorulardan biri, askerlik hizmetinin gerçekten herkes için mi geçerli olacağı, yoksa istisnaların bulunup bulunmayacağıdır. Askeri Analist Aleksandar Radić, tüm fikrin özünün bu olduğunu belirtti. Onun ifadelerine göre, askerlik hizmeti ancak tam eşitlik ilkesine dayanıyorsa anlamlıdır; yani herkesin, sosyal statüsü, mesleği veya etkisi ne olursa olsun, aynı yükümlülüğe sahip olması gerektiğini vurguladı. Radić, bu ilkeden herhangi bir sapmanın sisteme olan güveni sarsacağını ve askerlik hizmetinin seçici bir yükümlülük olarak algılanmasına yol açacağını açıkladı. Toplumun böyle bir modele hazır olmaması durumunda, bazı Avrupa ülkelerinde var olanlar gibi farklı, daha esnek çözümlerin düşünülmesi gerektiğini kaydetti.
Gelecekteki sistemin önemli bir parçası vicdani ret, yani askerlik hizmetini silah taşımadan yerine getirme hakkıdır. Bu konu geçmişte özellikle sorunluydu, zira istismarların yaşandığı ve birçok kişinin bu imkanı askeri yükümlülükten tamamen kaçınmak için kullandığı belirtildi. Şimdi ise farklı bir yaklaşım duyuruldu. Fikir, silah almak istemeyenlerin yine de sistemin bir parçası olmaları, ancak daha uzun sürebilecek ve kışla veya diğer kurumlar bünyesinde gerçekleşebilecek farklı bir hizmet rejimiyle bunu yapmalarıdır. Bu yolla, beklentilere göre, gerçek vicdani ret ile yükümlülükten kaçma girişimleri arasında daha net bir ayrım yapılacağı vurgulandı.
Aleksandar Radić, “Silah almak istemeyen kişilerin kışlada, iki kat daha uzun süre hizmet etmeleri başlangıçtaki fikirlerdir,” şeklinde açıkladı.
Ordunun acemi erlerin kabulünü nispeten hızlı bir şekilde adapte edip organize edebileceği varsayılsa da, devletin genel hazırlığı konusunda açık soruların devam ettiği belirtildi. Radić, ordunun emir ilkesine göre işlediğini ve görevi yerine getireceğini, ancak sorunun kamuoyunun karar alma sürecine yeterince dahil edilmemesi olduğunu aktardı. Ona göre, vatandaşlara askerlik hizmetinin getirilme nedenleri, avantajları ve dezavantajlarının ayrıntılı olarak sunulduğu daha geniş bir kamuoyu tartışması eksik kaldı. Radić, modern toplumda bir karar almanın yeterli olmadığını, aynı zamanda bunu açıklamanın ve kamuoyunun desteğini kazanmanın da gerekli olduğunu vurguladı.
Radić, “Duygulanacak, düşünecek bir şey yok. Emir verildiğinde yerine getirilmelidir, çünkü askerlik hizmetinin başlangıçtaki fikri eşitlikçilik olmalıdır. Bu aslında, bir toplumda askerlik hizmetinin ana erdemi olarak gördüğüm şeydir, aynı zamanda Sırp toplumunda ana kusurudur,” ifadelerini kullandı. Radić ayrıca, “Bazı şeylerin neden gerekli olduğuna dair çok sayıda argüman duymamız, kamuoyunun desteğini kazanmamız, dayatma imajının oluşmaması gerekiyordu. Bir yandan, Sırp halkının zihniyetini, bizimle yaşayan diğer halkların zihniyetini, ki bu fikir olumlu, bir kenara bırakalım. Ama yine de, bu 2026 yılı, pazarlama yapmalı, bir şeyin olumlu olduğuna dair bir imaj oluşturmalısınız,” sözlerini aktardı.
Sıkça sorulan bir diğer soru da profesyonel ordu ile zorunlu askerlik hizmeti arasındaki ilişkidir. Kamuoyunda genellikle profesyonel ordunun daha etkili olduğu ve eğitimli bir askerin birden fazla acemi erin yerini alabileceği görüşü dile getiriliyor. Ancak, görüşmecilerin açıkladığı üzere, bu iki sistem birbirini dışlamıyor. Profesyonel ordu savunmanın temelini oluştururken, askerlik hizmeti geniş bir nüfus kesiminin temel bilgi ve yeteneklere sahip olmasını sağlıyor. Amaç, devletin sadece profesyonellere bağımlı olmaması, aynı zamanda eğitimli bir rezerve de sahip olmasıdır.
Mevcut bilgilere göre, acemi erlerin ülke genelindeki 17 kışlaya yerleştirilmesi öngörülüyor ve ilk çağrıların bu yılın sonunda veya gelecek yılın başında yapılabileceği aktarıldı. Ancak, çağrı yönteminden eğitime, acemi erlerin hak ve yükümlülüklerine kadar tüm detayları tanımlayacak kesin yasal düzenleme hala bekleniyor.
Haber Kaynağı ve Bilgilendirme
Bu haber, Sırbistan basınındaki gelişmeleri Türk okuyucusuna ulaştırmak amacıyla Gazete.rs editörleri tarafından www.blic.rs verileri kullanılarak özetlenmiş ve yorumlanmıştır.
Kaynak: Bu haber www.blic.rs kaynağından otomatik olarak çevrilmiştir.
Siyaset Kategorisinden Son Haberler
Hırvatistan Sırbistan ile İlişkileri Gerekçe Göstererek Brdo-Brioni Zirvesini İ…
1 hour, 33 minutes önce
Sırbistan'da öğrenciler bahar tatiline çıkıyor: Bazıları beş, bazıları on iki g…
3 hours, 13 minutes önce
Sırbistan Cumhurbaşkanı Vučić seçimlerin yıl sonuna kadar yapılacağını açıkladı
8 hours, 44 minutes önce
Sırbistan Cumhurbaşkanı Vučić, Rektörlük önündeki protestoları değerlendirdi, y…
8 hours, 47 minutes önce
Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic Belgrad Rektorat olaylarındaki şiddeti…
9 hours, 10 minutes önce
Sırbistan'da göstericiler polise saldırdı: Ana Brnabic hukukun üstünlüğünü vurg…
9 hours, 52 minutes önce
Sırbistan'ın en yüksek yapıları: Obrenovac, Kostolac ve Subotica'daki devler ül…
10 hours, 36 minutes önce
Sırbistan'da Miloš Vučević Belgrad Üniversitesi protestolarında gerçeğin peşind…
10 hours, 48 minutes önce