Arkeologlar Sırbistan'da Gomolava bölgesinde bulunan 2800 yıllık bir toplu mezarı keşfettiler. Bu mezardan 77 kadının ve çocuğun kalıntıları çıkarıldı. Yeni araştırmalar, bu mezarın sadece bir köyün hastalıktan öldüğü düşünülüyordu fakat aslında çok daha karanlık bir hikayenin izlerini taşıdığını ortaya koyuyor.
Geçtiğimiz yedi yıldır yapılan çalışmalar sırasında Gomolava bölgesindeki kalıntılar yeniden incelendi. 2016 yılında yayınlanan Nature Human Behaviour dergisinde yer alan yeni bir çalışma, mezarın çok daha karanlık bir hikayeyi anlattığını öne sürüyor. Kalıntıların büyük bir kısmında kırık kafatası ve ok izleri gibi şiddet belirtileri bulunuyor. Bu bulgular, 77 kadının ve çocuğun sistematik olarak öldürüldüğünü gösteriyor.
Araştırmacılar, kadınların ve çocukların aynı bölgede yaşamış veya akraba olmamış olabileceğini düşünüyor. Gen ve iz element analizi, bu kişilerin farklı bölgelerden geldiğini ve farklı beslenme alışkanlıklarına sahip olduğunu gösterdi. Bu bulgular, mezarın bir köyün yok oluşu değil, farklı gruplar arasında yaşanan bir çatışmanın sonucu olabileceğini düşündürüyor.
Araştırmacılar, bu olayların bölgedeki toplumsal değişimler ve kaynaklar üzerindeki mücadelelerle bağlantılı olabileceğini düşünüyorlar. Gomolava bölgesi, o dönemde farklı gruplar tarafından kullanılan bir geçiş noktasıydı. Bu durum, çatışmaların artması ve sonunda bu toplu katliamın yaşanmasına yol açmış olabilir.
Mezarın bulunduğu yer, eski bir kalıntı alanının üzerinde bulunuyor. Kalıntılar dikkatlice bir çukurda düzenlenmiş ve etrafına hayvan kemikleri bırakılmış. Bu bulgular, mezarın sadece bir cenaze yeri değil, aynı zamanda bir sembolik eylem olduğunu gösteriyor.
Araştırmacılar, bu toplu katliamın ideolojik veya simgesel bir amacı olabileceğini düşünüyor. Mezarın bulunduğu yerin stratejik konumu ve kalıntıların dikkatlice düzenlenmiş olması, bu olayların bölgedeki güç dengelerini değiştirmek için tasarlanmış bir mesaj taşıdığını gösteriyor olabilir.