Sırbistan'ın başkenti Belgrad'ın Senjak bölgesindeki "27" adlı restoranda 12 Mayıs'ı 13 Mayıs'a bağlayan gece 23.00-00.00 saatleri arasında ağır yaralanan Aleksandar Nešović Baja'nın, kurşunlandıktan sonra en az üç saat daha hayatta kaldığı belirtildi. "Novosti" gazetesinin bildirdiğine göre, Nešović'e hemen yardım edilmiş veya en yakın sağlık kuruluşuna nakledilmiş olsaydı, vurulduktan sonra hayatta kalma ihtimali oldukça yüksekti; ancak deliller, Nešović'in 13 Mayıs'ta saat 02.30 civarında hayatını kaybettiğine işaret etti. Sırbistan'da yürütülen cinayet soruşturması kapsamında toplanan delillerin analizi sonucunda bu bilgilere ulaşıldığı kaydedildi. Olayın çalışma versiyonuna göre karın bölgesinden iki kurşunla vurulan Aleksandar Nešović Baja'nın hayatta kalıp kalmayacağı şu an için kesin değil. Belgrad Yüksek Savcılığı'nın açıklamasına göre, bu kanlı olaya katılan zanlıların yaralıyı acil servise götürmediği veya en yakın sağlık kuruluşuna nakletmeye çalışmadığı belirtildi. "Novosti" gazetesinin aktardığına göre, ağır yaralı Nešović'i güvendikleri bir veterinere götürdükleri iddia edildi, ancak veteriner onlara adamı hemen hastaneye götürmelerini, çünkü dakikaların önemli olduğunu söyledi. Zanlıların, ihbar edilmekten korktukları için onu herhangi bir sağlık kuruluşuna, özel muayenehaneye veya doktora götürmeye cesaret edemedikleri de vurgulandı. Görünüşe göre Nešović, bu panik içindeki yolculuk sırasında vefat etti. Yaralı ile birlikte aracın Belgrad ve çevresinde yardım edebilecek bir doktor arayarak dolaştığı sırada, restoranda kanlı izlerin yanı sıra Nešović'e ait araba anahtarları ve cep telefonu gibi eşyaların da ortadan kaldırıldığı bildirildi. Restoranın önünde ise Nešović'in geldiği zırhlı BMW aracı bırakıldı. Yüksek Savcılık açıklamalarında, Nešović'i bu buluşmaya o zamanki Belgrad polis şefi Veselin Milić'in davet ettiğini ve güvenliksiz gelmesini önerdiğini aktardı. Amaç, Nešović ile şimdi kendisini vuran ve ağır yaralayan Saša Vuković Boske'yi barıştırma girişimi olarak belirtildi. Sırbistan İçişleri Bakanlığı (MUP) ve Sırbistan Ordusu mensupları, Nešović'in cesedi ve diğer deliller için Inđija yakınlarındaki Jarkovačkog Gölü çevresinde ve gölün kendisinde geniş çaplı arama çalışmaları yürüttü. Belgrad Yüksek Savcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında, eski MUP Sırbistan mensubu Saša Vuković ve onun en yakın güvenlik görevlisi Mario S.'nin kasten ve sinsi bir şekilde ağır cinayet işlemekle suçlandığı kaydedildi. "Novosti" gazetesinin bildirdiğine göre, silahlı çatışmanın ardından zanlıların yaralı Nešović ile birlikte bilinmeyen bir yöne doğru gittikleri tahmin edildi. Savcılık dosyasının bu bölümünde, tutuklu Saša'nın eşi Danka V.'nin de adı geçiyor ve suçu işlemek için kullanılan tabancayı getirdiği belirtildi. Tutuklu Milić ve korumaları olan polis memurları Boban M., Savo S. ve Petko P. suç duyurusunda bulunmamak ve suçtan sonra faile yardım etmekle, restoran sahibi Nenad P. ise olayı ve faili bildirmemekle suçlanıyor. Garson Vuk Š. ise bunlara ek olarak, suç işlendikten sonra faile yardım etmekle de şüpheli bulunuyor. Dejan S. de benzer şekilde şüpheli. Son zanlı Dejan S.'nin, Yüksek Savcılık iddialarına göre, şüpheliler Saša V. ve Mario S.'yi Srem ve Mačva bölgelerinde izleri yok etmek için taşıdığı belirtildi. Milić dışında tüm zanlılar sorgularında susma haklarını kullanırken, eski Belgrad polis şefi soruları yanıtladı. Danka V. dışındaki tüm şüphelilere 30 günlük tutukluluk kararı verilirken, Danka V. ev hapsine alındı. İki gün önce sorgulanan ve serbest bırakılan polis memuru Nemanja Đuran'ın artık Sırbistan İçişleri Bakanlığı mensubu olmadığı "Novosti" tarafından bildirildi. Kendisinin, gayri resmi bilgilere göre, "27" restoranındaki kanlı olaydan sonra Saša V. ile görüştüğü gerekçesiyle vatandaş sıfatıyla sorgulandığı aktarıldı. Sırbistan Sosyalist Partisi (SNS) Başkanı ve Sırbistan Cumhurbaşkanı'nın bölgesel meseleler danışmanı Miloš Vučević, dün yaptığı açıklamada, devletin suç örgütü üyeleriyle bağlantısı olan veya onları koruyan polis mensuplarına karşı daha sıkı yasal mücadele başlatması gerektiğini vurguladı. Vučević, polislerin boş zamanlarında suç örgütü üyelerine güvenlik sağlamasının mantıksız olduğunu, eğer polislik maaşı düşükse bu işi yapmamaları gerektiğini, ancak öncelikle devletin onlara yaptığı yatırımı geri ödemeleri gerektiğini ifade etti. Devletin, kamu düzenini ve vatandaşları korumak için yatırım yaptığını, ancak sorumsuz bireylerin bulunduğunu da kaydetti.