Sırbistan Yüksek Mahkemesi Başkanı Vladan Petrov, N1'e yaptığı açıklamada, Anayasa Mahkemesi yargıçlarının mutlak bağımsız olması gerektiğini ancak bazı yargıçların siyasi parti üyeliği veya sempatizanlığı gibi siyasi bağlantılara sahip olmasının meşru olduğunu belirtti. Petrov, bu durumun onların anayasa hukuku uzmanı niteliklerini ve siyasi sahneyi belirli bir şekilde anlama yeteneklerini ortadan kaldırmadığını vurguladı. Bu değerlendirmeler, bazı Anayasa Mahkemesi yargıçlarının Sırp İlerleme Partisi (SNS) ile bağlantıları olduğuna dair sorular üzerine geldi.

Petrov, siyasi veya kurumsal geçmişe sahip yargıçların, Anayasa Mahkemesi'nin konumunu daha geniş bir bağlamda değerlendirme potansiyeli taşıdığını kaydetti. Yaklaşan seçimlerde bir iktidar değişikliği olması durumunda bu yargıçların otomatik olarak uygunsuz hale gelip gelmeyeceğini sorgulayarak, aksine, daha geniş bir sosyo-politik bağlamı ve devletin, özellikle de anayasanın çıkarlarını gözetebileceklerini ileri sürdü. Petrov, herkesin kendi fikrine ve şüpheye sahip olma hakkı olduğunu da aktardı. Yeni atanan Anayasa Mahkemesi yargıçlarından beşinin Ulusal Meclis tarafından önerildiği, beşinin Sırbistan Cumhurbaşkanı tarafından atandığı ve üçünün ise Yüksek Mahkeme Genel Kurulu tarafından seçileceği bildirildi. Seçilen yargıçlar arasında eski Adalet Bakanı Maja Popović'in yanı sıra, 2023 yılında Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić ve Sırp İlerleme Partisi'ni destekleyen kamuoyu isimleri listesinde yer alan Mihajlo Rabrenović ve Milan Rapajić de bulunuyor. Gelecek dokuz yıl boyunca Sırbistan Cumhuriyeti Anayasasını ve yasalarını koruyacak olan yargıçlar arasında, eski Başbakan ve Sırp İlerleme Partisi lideri Miloš Vučević'in danışmanı Nikola Banjac ile Adalet Bakan Yardımcısı Nenad Vujić'in yardımcısı Jelena Deretić de yer alıyor.

Kamuoyunda, Sırbistan Yüksek Mahkemesi Başkanı Vladan Petrov'un iktidardaki rejimi ve Sırp İlerleme Partisi'ni güçlü bir şekilde desteklediği düşünülmektedir. Petrov, son haftalarda "Mrdić yasalarını" savunurken "savcılığın yürütme ve siyasi iktidarın kontrolünden çıktığını" ifade ederek dikkat çekmişti; bu durum bir Anayasa Mahkemesi başkanı ve anayasa hukuku profesörü için oldukça sıra dışı bir açıklama olarak değerlendirildi. Petrov'un ayrıca meslektaşlarına karşı da sıkça konuştuğu ve iktidara karşı çıkanların istifa etmesi veya görevden alınması gerektiğini belirttiği kaydedildi. Tüm bu nedenlerle, kamuoyunun bir bölümünde Anayasa Mahkemesi'nin siyasi iktidarın çıkarlarını korumaya devam edeceği ve Anayasa ile yasaların daha kaliteli bir şekilde uygulanmayacağı yönünde büyük endişeler bulunuyor.