Belgrad Üniversitesi Rektörlük binasına Kriminal Polis Departmanı (UKP) mensupları dün saat 11.00 sularında baskın düzenledi. Polis, bir öğrencinin trajik intihar olayına ilişkin bir soruşturma kapsamında hareket ettiğini belirtirken, bu durum kurumların yetkiyi kötüye kullandığına dair eleştirileri beraberinde getirdi. Rektör Dr. Vladan Djokic, rektörlüğe yetkisiz polis baskınını protesto eden toplanmış vatandaşlara hitap ederek bilgisayarların ve alıcıların alındığını, polis tarafından belge talep edildiğini ancak herhangi bir suç teşkil eden bulguya rastlanmadığını açıkladı. Emekli savcı Jasmina Paunovic, Nova.rs'ye yaptığı açıklamada, rejimin rektörlüğe baskın yapmak için uzun süredir "fırsat kolladığını" belirtti. Paunovic, genç bir kız öğrencinin intihar trajedisinin rektörlük binasına yapılan baskın için kullanıldığını vurguladı. Bu trajedi olmasaydı, uzun süredir "fırsat kollayan" rejimin böylesine teatral bir baskın için başka bir neden uyduracağını kaydetti. Paunovic, bu trajedi ile UKP'nin bu davranışı arasında kesinlikle hiçbir mantıksal veya yasal bağlantı bulunmadığını ifade etti. Açıklamasına devam eden Paunovic, savcılık, mahkeme ve polis olmak üzere üç kurumun da konumlarını kötüye kullandığını aktardı. Paunovic, polisin somut olayda Belgrad Yüksek Savcılığı ve Yüksek Mahkeme'nin, özellikle de ön soruşturma yargıcının açık rolü olmadan kendi yetkilerini kötüye kullanamayacağını kaydetti. Bu durum, üç kurumun (savcılık, mahkeme ve polis) Belgrad Üniversitesi zararına yetkilerini aşarak konumlarını kötüye kullandığını belirtti. Paunovic'e göre, polisin bulduğu ve el koyduğu eşyaların trajik olayla bir ilgisi bulunmuyor. Bulunduğu iddia edilen eşyaların, belirtilen trajik olayla ilgili herhangi bir suçun işlenmesine dair kanıt teşkil etmediğini açıkladı. Tüm eşyaların tutanakla kaydedildiğini ve geçici olarak el konularak yetkili savcının bilgilendirildiğini belirtti. Rektör Vladan Djokic, UKP mensuplarının net bir yasal gerekçe ve ön bildirim olmaksızın binaya girdiğini, bilgisayarları ve alıcıları ele geçirdiğini, ofisleri aradığını ve belgeler talep ettiğini vurguladı. Öğrenci ölümüne ilişkin bağımsız bir soruşturma yerine, medyanın da dahil olduğu bir baskınla karşılaştıklarını, iktidarın rektörlükte polis görüntüsü istediğini kaydetti. Djokic, baskını emreden yetkililere şöyle seslendi: "Alıcıları alabilirsiniz, ancak gerçeği alamazsınız." Ayrıca, rektörlük odalarını arayabileceklerini ancak halkın vicdanını arayamayacaklarını dile getirdi. Djokic, öğrencilere şu mesajı verdi: "Üniversite'de polisi gördünüz; bu bir zafer değil, iktidarın yenilgisidir. Bu, bana kişisel bir saldırı değil, iktidarın kontrol edemediği birileri ve bir şeyler olduğu fikrine yapılmış bir saldırıdır." Rektör Djokic'i temsil eden avukat Jugoslav Tintor, aramanın ardından Kriminal Polis Departmanı mensuplarının, Belgrad Yüksek Mahkemesi'nin iki savcısıyla birlikte, Belgrad Yüksek Mahkemesi yargıcının arama emri uyarınca tüm rektörlük binasını, yani Kaptan Mişa Binası'nı aradıklarını aktardı. Tintor, yaklaşık otuz müfettişin bodrumdan çatıya kadar her yeri, her odayı aradığını kaydetti. Tüm sürecin dokuz saatten fazla sürdüğünü ekledi. Tintor, el konulan eşyaların büyük bir kısmının öğrenci hareketiyle ilgili olduğunu ve pankartlardan tıbbi ekipmanlara, afişlere ve el ilanlarına kadar her şeyin alındığını ve İçişleri Bakanlığı'na götürüldüğünü belirtti. Tintor, polisin aldığı eşyaların evraklarla ilgisi olmadığını, zira istenen tüm belgelerin yirmi dakika içinde teslim edildiğini ifade etti. Diğer eşyaların ise öğrenci protestosuyla ilgili her şeyin alınıp götürülmesini gerektirdiğini aktardı. Aramanın devamını beklemediğini, ancak savcılığın ve polisin sonraki adımlarının ne olacağını tahmin edemediğini belirtti.