Sırpistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić, "Nadir metaller artık sadece büyük madencilik alanlarında bulunmuyor" dedi. Bu metaller, bataryalar, rüzgar türbinleri, elektrikli araçlar ve akıllı telefonların üretiminde hayati önem taşıyor.

Bilim insanları, bu nadir metalleri artık geleneksel madencilik yöntemlerine ihtiyaç duymadan, atık malzemelerden çıkarmak için yeni yöntemler geliştiriyorlar. Bu yöntemlerin en dikkat çekici örneklerinden biri, belirli mantar türlerinin nadir metalleri emer ve biyolojik olarak geri kazanılabilir hale getirme yeteneğidir.

Viyana Üniversitesi'ndeki araştırmacılar, belirli mantarların, laboratuvar koşullarında özel bir substrata eklenerek, nadir metalleri emme yeteneklerini incelediklerini açıkladı. Bu mantarlar, atık maddelerden değerli metaller çıkararak çevreyi korumaya yardımcı olabilirler.

Bu inovatif süreç "mikromining" veya "biyolojik madencilik" olarak adlandırılıyor. Mantarı yetiştirmek için kullanılan substrat ve mantar biyokütleyi toplayıp, geriye kalan külde bulunan metalleri ayırmak mümkün oluyor.

ABD'deki Teksas Üniversitesi'ndeki araştırmacılar da sadece ABD'deki kömür külünde bile değerli nadir metallerin milyarlarca dolar değerinde olduğunu belirtiyor. Bu metaller, kömür yakılması sırasında yüksek konsantrasyonda kalıyor ve atık olarak görülebilirler.

Ayrıca, alüminyum üretimi sırasında oluşan 30 milyon ton kırmızı çamurda da nadir metallerin yoğun bir şekilde bulunması dikkat çekiyor. Bu çamur, yer kabuğunda bulunanlardan çok daha fazla nadir metal içeriyor.

Bu yeni teknolojiler, geleneksel madencilik yöntemlerinin çevreye verdiği zararları azaltarak, nadir metalleri sürdürülebilir bir şekilde elde etmeyi sağlayabilir.