Prof. Dr. Vladan Petrov, Sırbistan Anayasa Mahkemesi başkanlığına seçildi. Bu atama ile birlikte, öğrencilerin bir süredir sorumlu tutulan düzenin güçsüzleştirilmiş yapısı gözler önüne serildi. Kamuoyu, Aleksandar Vučić'e ve onun yönetimine sonuna kadar bağlı olan kişilerin, devlet kurumlarını nasıl ele geçirdiğine tanık oluyor.

Öğrenciler, düzenin medya araçları tarafından terörist, "renkli devrim" uzantısı ve devlet karşıtı olarak damgalanırken, iktidar, "Sırbistan'ı savunma ve istikrarı koruma" bahanesiyle onları hedef aldı. Bu süreçte, kamu soruşturmaları, mahkemeler ve İçişleri Bakanlığı aktif rol üstlendi.

İktidar, ülkenin en önemli kurumlarını tam kontrolü altına almış durumda. Hükümet, kalan muhalifleri ya görevden alarak ya da baskı yaparak sindirmeye çalışmakta ve bu sayede Sırbistan'da bir karanlık dönem oluşturmaya çabalamaktadır.

Prof. Vladan Petrov, öğrenci protestolarının başlangıcından itibaren gündeme gelmiş ve bu dönemde öğrencilere karşı bir dizi eleştiride bulunmuştur. Kendisi, Aleksandar Vučić’in oluşturduğu hareketleri desteklemekte ve bu sebeple öğrencilerin taleplerine karşı tavır almıştır.

Petrov, 2017 yılında "Daha İyi Sırbistan için Bildiri"yi imzalayarak Vučić’in yanında yer aldı. Ayrıca, "Aleksandar Vučić – Çünkü Belgrad'ı Seviyoruz" listesine destek verdi. Öğrencilere karşı sert eleştirilerde bulunarak, protestoları gizli organizasyonlar olarak nitelendirdi ve Rio Tinto projesinin devam etmesine yardımcı oldu.

Anayasa Mahkemesi'nde yer alan diğer önemli isimlerden biri Maja Popović'tir. Kendisi, 2020 yılında Adalet Bakanı olarak göreve başlamış ve daha önce BİA'nın özel danışmanı olarak hizmet vermiştir.

Belgrad’daki Yüksek Kamu Savcılığı, protestolar sırasında iktidarın muhalif öğrencilere ve destekçilerine karşı yürüttüğü eylemlerde kritik bir rol oynamıştır. Bu savcılığın başında bulunan Nenad Stefanović, protestoları hedef alan sayısız davada yer almıştır.

Yanlış iddianamelerle öne çıkan ve önceki dönemde sıkça protesto edilen kurumlar, muhalefete karşı yaptıkları hamlelerde hızla gereğini yerine getirmiştir. Yüksek Kamu Savcılığı tarafından yürütülen soruşturmalar, özellikle öğrencilerin eylemlerini cezalandırma konusunda aktivite göstermektedir.

Sırbistan'daki mevcut yönetim, aynı zamanda devlet içerisinde adalet sistemini de kontrol altına alarak yasallığı devre dışı bıraktı. Özellikle, insan hakları ihlalleri ve polis şiddeti gibi konularda ciddi bir kamuoyu sorgulaması yaşanmaktadır.

Ülke, sadece iktidar yanlısı olanların güç elde etmesiyle değil, aynı zamanda yönetim şeklinin değişmesiyle de derin bir krize doğru sürüklenmektedir. Bu durum, sıradan vatandaşların yaşadığı sosyal sıkıntıları da beraberinde getirmektedir.