Sırbistan'da, Bilim Festivali ile Belgrad Üniversitesi Orman Fakültesi işbirliğinde düzenlenen dördüncü ve bugüne kadarki en büyük Bilim Pikniği, iki yıllık aranın ardından 29 ve 30 Mayıs tarihlerinde Orman Fakültesi Arboretum'unda gerçekleştiriliyor. Festival Bilim Direktörü Ana Petrović, ailelerin, okulların ve genç araştırmacıların etkinliğe yoğun ilgi gösterdiğini kaydetti. Organizatörler, bu yılki buluşmanın "sürdürülebilir gelişimin sadece teorik bir kavram olmaktan çıkıp günlük yaşamın bir parçası haline gelmesi" hedefini taşıdığını belirtti. Festival Bilim Direktörü Ana Petrović, Nova.rs'e yaptığı açıklamada, etkinliğin iki yıl aradan sonra aynı fikirle Arboretum'a geri döndüğünü, amacın bilimi insanlara doğrudan deneyim, sohbet ve doğa ile iç içe bir ortamda yaklaştırmak olduğunu aktardı. Formatın açık ve interaktif kaldığını, ancak programın önemli ölçüde büyüdüğünü, bu yıl 30'dan fazla açık hava kurulumu, atölye çalışması ve bilim gösterisi beklendiğini vurguladı. Arboretum'un, çevre biliminin otantik bir ortamda deneyimlenmesine olanak tanıyan önemli bir ortak olduğunu da sözlerine ekledi. Petrović, "Misli Zeleno" sloganının bu yılki Bilim Pikniği'nin sadece bir sloganı değil, ekolojinin artık ikincil bir konu olamayacağının bir mesajı olduğunu belirtti. Toplumda ekolojik bilincin, özellikle gençler arasında arttığını, ancak bilgi ve günlük davranış arasında hala büyük bir boşluk olduğunu kaydetti. Bilim Festivali ve Bilim Pikniği gibi etkinliklerin, sürdürülebilirlik hakkında net, pratik ve didaktik olmayan bir şekilde konuşulmasına olanak sağlayarak önemli bir rol oynadığını vurguladı. Bu yılki programın büyük bir kısmının biyoçeşitlilik, iklim değişikliği ve sürdürülebilir alışkanlıklara ayrıldığını, bu konuların tüm nesillere uygun deneyler ve atölye çalışmaları aracılığıyla işlendiğini açıkladı. Petrović, Bilim Festivali'ni 2007'de başlattıklarında bilimi deneyim, oyun ve doğrudan temas yoluyla sunma fikrinin oldukça yeni olduğunu aktardı. Günümüzde algının önemli ölçüde değiştiğini, izleyicilerin artık klasik dersler yerine aktif katılım ve kendi başlarına keşfetme fırsatları beklediğini vurguladı. Bilimin kültürel ve aile yaşamının bir parçası haline geldiğini, sadece okullara veya uzmanlara ayrılmış bir içerik olmadığını belirtti. Özellikle gençlerin otantiklik ve diyalog arayışında olduğunu, bu nedenle daha fazla etkileşim, disiplinlerarasılık ve bilimi günlük sorunlarla ilişkilendirmenin yeniliklerin ana yönleri olduğunu kaydetti. Yapay zekanın öğrenme, araştırma ve bilgilere erişim şeklimizi şimdiden değiştirdiğini ve bu sürecin hızlanacağını ifade etti. Bilim ve eğitim bağlamında en büyük potansiyelini bilgiye erişilebilirlik ve kişiselleştirilmiş öğrenmede gördüğünü aktardı. Aynı zamanda, yapay zekanın bilgi doğrulaması, telif hakkı ve eleştirel düşünme hakkında ciddi sorular ortaya çıkardığını vurguladı. Bu nedenle, anahtarın yapay zekayı kullanıp kullanmamakta değil, gençlere onu sorumlu bir şekilde nasıl kullanacaklarını öğretmekte olduğunu kaydetti. Bilim eğitiminin, sadece veri üretimi değil, merak, analitik düşünme ve soru sorma yeteneği geliştirmede önemli bir rol oynadığını açıkladı. Petrović, kişisel olarak en çok doğa ve deneyi birleştiren programları sabırsızlıkla beklediğini belirtti. Özellikle Arboretum'un biyoçeşitliliğine adanmış atölye çalışmalarının ve bilimin kentsel yeşil alanların korunmasına nasıl yardımcı olabileceğini gösteren kurulumların ilgisini çektiğini kaydetti. Ziyaretçilerin araştırmacılarla birlikte toprak kalitesini ölçtüğü ve bitki yaşamını yerinde analiz ettiği bazı programların da bu yılki etkinlikte yer aldığını vurguladı. Bu tür içeriklerin güçlü bir etki bıraktığını, çünkü insanların bilimsel araştırmalar ile yaşadıkları alan arasındaki bağlantıyı hemen gördüğünü aktardı. Kamuoyunu, Bilim Pikniği'nin ortak bir deneyim olarak tasarlandığı için soru sormaya, keşfetmeye ve katılmaya hazır gelmeye davet etti.