Miljuş, Sırbistan'da gazeteci Veran Matić'i hedef alan ve linç çağrısı yapan bir filme yönelik hükümetten henüz bir kınama gelmemesini eleştirdiğini vurguladı.

Miljuş, filmin içeriğinde Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić'in siyasi babası olarak anılan, rejimin baş ideoloğu ve hüküm giymiş suçlu Vojislav Šešelj'in izlerinin kolayca tanınabileceğini belirtti. Rejimin sessiz kalarak bu linç çağrısının yaratıcısını, yani kurucusu ve ortağı Sırbistan'ın Avrupa Entegrasyonu Bakanı Nemanja Starović olan Sosyal İstikrar Merkezi'ni gizlemeye çalıştığı düşüncesinin yanlış olduğunu kaydeden Miljuš, bu durumun, Vučić'in eski Sırbistan Enformasyon Bakanı olarak bağımsız medyayı kapatma ve profesyonel gazetecileri hedef alma yasasını yazdığı dönemden bu yana devam eden gazetecilere yönelik mücadelenin bir devamı olduğunu ileri sürdü.

Miljuš, Vučić'in medya ile mücadelesinin ilk döneminin, Nedeljni Telegraf'ın sahibi ve editörü Slavko Ćuruvija'nın cinayetiyle sonuçlandığını hatırlattı. Bu cinayetin medya tarafından önceden duyurulduğunu ve mahkeme kararlarıyla hazırlandığını ancak Matić'in ısrarla değiştirmeye çalıştığı gibi hiçbir zaman tam olarak soruşturulmadığını ve çözülmediğini dile getirdi. Miljuš, gazetecilere ve farklı düşünenlere yönelik zulmün, iktidarda her zaman kanlı gömlekler ve kara bayraklar bırakan kabadayılar olduğu sürece durmayacağını vurgulayarak, bu nedenle Veran Matić'in ve yozlaşmış, suçla bağlantılı rejimin hayatını tehdit ettiği her insanın hedef alınmasını açıkça kınamanın herkesin görevi olduğunu belirterek sözlerini tamamladı.