Sırbistan'da her gün rastlanan ve çoğu kişi tarafından fark edilmeyen bokvica bitkisinin, patikalar, çimenlikler ve bahçe kenarlarında kendiliğinden yetiştiği bildirildi. Halk geleneğinde ve doğal bahçecilikte önemli bir yere sahip olan bu mütevazı bitkinin uzun yıllardır değerli olduğu vurgulandı. Bokvicanın dayanıklı, iddiasız ve farklı koşullara kolayca uyum sağlayabilen bir bitki olduğu belirtildi. Bu özelliği nedeniyle birçok kişinin bahçelerinde kasıtlı olarak ekmemiş olsalar bile bokvica bulunduğu kaydedildi. Neredeyse hiçbir şey talep etmeyen bu bitkinin, özellikle kendiliğinden yetişen türlere, şifalı bitkilere ve daha doğal bir görünüme sahip bahçelerde hem faydalı hem de dekoratif olabileceği vurgulandı. Bokvicanın en çok solunum yolları rahatsızlıkları, öksürük ve boğaz tahrişi gibi durumlar için geleneksel kullanımından tanındığı açıklandı. Halk uygulamalarında sıklıkla cildi yatıştırıcı bir bitki olarak da anıldığı belirtildi. Yapraklarının uzun zamandır kompresler ve bitkisel preparatlarla ilişkilendirildiği, bu nedenle bölgedeki en bilinen kendiliğinden yetişen şifalı bitkilerden biri olarak kabul edildiği kaydedildi. Bu nedenle, birçok bahçıvanın günümüzde bahçelerinde sadece doğal bir bahçenin parçası olarak değil, aynı zamanda uzun bir kullanım geleneği taşıyan bir bitki olarak da bulundurmayı tercih ettiği aktarıldı. Ancak, bokvicanın en çok şifalı özellikleriyle bilinmesine rağmen, yetiştirme açısından da ilgi çekici olduğu vurgulandı. Bitkinin, 'sıradan' veya 'yabani' olarak görülen türlerin günlük yaşamda ve bahçe düzenlemesinde aslında ne kadar büyük bir değere sahip olabileceğini belirtti. Bokvicanın yere yakın büyüyerek yaprak rozeti oluşturduğu, çiçek saplarının ise dikey olarak yükseldiği ve çimler arasında kolayca fark edilebildiği belirtildi. En sık dar yapraklı ve geniş yapraklı bokvica türlerinin görüldüğü, her ikisinin de iyi bilindiği ve çok dayanıklı olduğu kaydedildi. Farklı toprak tiplerinde başarılı olsalar da, en çok gevşek toprağı ve bol ışık alan konumları tercih ettikleri aktarıldı. İdeal olarak düzenlenmemiş yerlerde bile iyi büyüyebildikleri, bu durumun onları aşırı talepkar bitkiler istemeyen bahçıvanlar için özellikle uygun kıldığı vurgulandı. Bu nedenle bokvicanın, doğal tarzda düzenlenmiş bahçe bölümleri, çiçeklik kenarları, çim alanlar veya şifalı ve kendiliğinden yetişen bitkilere ayrılmış köşeler için iyi bir seçim olabileceği belirtildi. Özel bakım gerektirmeyen bir bitki olması sebebiyle yeni başlayanlar için de uygun olduğu kaydedildi. Bokvicayı planlı olarak yetiştirmek isteyenlerin bunu çok kolay yapabileceği açıklandı. En basit yöntemin, tohumları ilkbaharda veya erken sonbaharda doğrudan toprağa ekmek olduğu aktarıldı. Tohumların derinlere gömülmemesi, sadece toprak yüzeyine hafifçe bastırılıp sulanması gerektiği belirtildi. Toprak çok sıkışık değilse bokvicanın hızla filizlendiği ve kolayca tuttuğu kaydedildi. Bokvicanın ayrıca, papatya, nane, melisa ve benzeri türlerle güzelce uyum sağlayacağı, şifalı bitkilere ayrılmış ayrı bir bahçe bölümünde de yetiştirilebileceği vurgulandı. Yüksek büyümediği için diğer bitkileri gölgelemediği, ancak yaprak rozetini geliştirmesi için yeterli alan bırakılmasının iyi olacağı belirtildi. Gübreleme konusunda talepkar olmadığı, büyük kuraklık dönemleri dışında sık sulama gerektirmediği de kaydedildi. Birçok bahçıvanın bokvicayı kendiliğinden büyümeye bıraktığı, istenmeyen yerlerde çok fazla alan kaplamaması için sadece yönlendirme yaptığı aktarıldı. Bitkinin kolay bakımı ve doğal bahçeye kolayca uyum sağlaması gibi avantajları olduğu vurgulandı. Bu durumun büyük ölçüde bahçecilik anlayışına bağlı olduğu belirtildi. Sıkı düzenlenmiş çimenliklerde bokvicanın genellikle istenmeyen bir bitki olarak görüldüğü, ancak biyolojik çeşitliliği ve daha doğal bir yaklaşımı benimseyen bahçelerde gerçek bir değer olabileceği kaydedildi. Kendiliğinden yetişen bitki severlerin dikkatini çektiği, fazla bakım istemediği ve diğer bitkilerin sıklıkla vazgeçtiği yerlerde bile başarılı olduğu vurgulandı. Bu nedenle, bokvicayı çıkarmak yerine bahçelerinin bir bölümünde bırakan veya hatta bilerek eken kişilerin sayısının arttığı belirtildi. Şifalı özellikleriyle tanınmasının yanı sıra, bahçede değerli olanın sadece gösterişli ve dikkat çekici türler değil, aynı zamanda her zaman orada bulunan sessiz, mütevazı bitkiler olduğunu hatırlatan güzel bir sembol olabileceği açıklandı.