Sırbistan'da ev, konut veya otomobil hırsızlığı girişimleri nadir değildir ve birçok kişi o anda bir hırsızla karşılaştığında ne yapmalarına izin verildiğini merak etmektedir. Avukat Nikolija Ilić, vatandaşların mallarını nasıl koruyabileceklerini ve meşru müdafaayı aşma sınırının ne olduğunu açıkladı. Avukat Ilić'in belirttiğine göre, bu tür durumlarda vatandaşların kendini savunma hakkı bulunmaktadır. Hukuki olarak bu durum, Ceza Kanunu'nun 19. maddesinde düzenlenen meşru müdafaa olarak tanımlanır. Meşru müdafaa, failin kendi veya başkasının malına yönelik eş zamanlı haksız bir saldırıyı savuşturmak için kesinlikle gerekli olan savunma olarak kabul edilmektedir. Saldırının insandan kaynaklanması, haksız olması ve eş zamanlı olması gerektiğini avukat Ilić vurguladı. Saldırının devam etmesi veya doğrudan yakın olması gerektiğini aktardı. Öte yandan, savunmanın yalnızca saldırgana yönelik olması ve kesinlikle gerekli olması, yani tehlike ile orantılı olması gerektiğini kaydetti. Eğer saldırı daha hafif bir yöntemle savuşturulabilecekken daha ağır bir yöntem seçilirse, avukatın ifadesiyle meşru müdafaayı aşma durumuna girileceğini belirtti. Avukat Ilić, "Meşru müdafaayı aşmaya örnek olarak, bir vatandaşa sadece iten birine ateş edilmesi verilebilir," diye açıkladı. Mahkeme, eylemin meşru müdafaa kapsamında yapıldığına karar verdiğinde, vatandaşı cezadan muaf tutma kararı verebilir. Ayrıca, meşru müdafaanın aşılmasına somut olayın neden olduğu güçlü bir tahrik sonucu oluştuğu tespit edilirse, daha hafif bir ceza da verilebileceğini avukat Ilić belirtti. Avukat Ilić, vatandaşların evlerine zorla giren bir hırsızla karşılaştıklarında ne yapabileceklerini de açıkladı. Vatandaşların hırsızı çıkarmak için güç kullanma hakkına sahip olduğunu ancak bu gücün orantılı olması gerektiğini kaydetti. Bu orantının, mahkeme tarafından her somut olayda değerlendirildiğini bildirdi. Avukat Ilić, hırsızın silahsız olduğu bir durumda vatandaşın silah kullanmasının meşru müdafaayı aşma durumu oluşturacağını belirtti. "Aşmaya bir başka örnek ise hırsız kaçarken vatandaşın ona arkadan ateş etmesi olacaktır, çünkü bu somut durumda saldırı artık eş zamanlı değildir. Tekrarlıyorum, eş zamanlılık çok önemli bir koşuldur," diye Ilić aktardı. Hırsızlık girişiminde bulunan bir hırsızla karşılaştıklarında ne yapabileceklerini de Avukat Ilić aktardı. Vatandaşın hırsızı durdurma hakkı olduğunu belirtti. "Kanun, basitçe ifade etmek gerekirse, vatandaşın tutuklama hakkına, yani vatandaşlar tarafından hareket özgürlüğünün geçici olarak kısıtlanmasına izin vermektedir," diye Ilić açıkladı. Ilić, her vatandaşın suçüstü yakalanan bir kişiyi polis gelene kadar özgürlüğünden mahrum bırakabileceğini de belirtti. "Önemli bir koşul, kişinin suçüstü yakalanmasıdır. İkinci koşul, kişinin derhal polise teslim edilmesidir. Üçüncüsü ise, güç kullanımının gerekli ve orantılı olmasıdır," diye Ilić vurguladı. Avukat Nikolija Ilić, her somut olayda meşru müdafaanın aşılıp aşılmadığını mahkemenin değerlendirdiğini yineledi. Ilić, "Vatandaşlar her zaman tehlikeyi durdurmak için gereken minimum gücü kullanmaları gerektiğini esas almalıdır," sözleriyle Euronews Sırbistan'a aktardı.