Avukat Ljiljana Borović, Brüksel'deki Avrupa Parlamentosu'nda düzenlenen "Batı Balkanlar 2026: Avrupa İçin Yeni Bir Bölüm" panelinde Sırbistan'daki demokratik prensiplerin ve hukukun üstünlüğünün sistematik olarak ihlal edildiğini vurguladı. Borović, Batı Balkan ülkelerindeki demokrasi ve hukukun üstünlüğü durumunun ele alındığı forumda, Sırbistan'da yaşanan ciddi ve uzun süreli ihlalleri Avrupa kurumlarına aktardı.

Borović, Organize Suçlar Savcılarının, Belgrad Yüksek Mahkemesi hakimlerinin çoğunun, istinaf mahkemesi hakimlerinin yanı sıra savcıların, Sırbistan ve Avrupa yargı tarihinde ilk kez sokaklarda protesto gösterisi düzenlediğini ve avukatların da onlara katıldığını belirtti. Uluslararası toplumun desteği olmadan yasallık ve anayasallığı korumakta çaresiz olduklarını kaydetti. Avrupa Parlamentosu'nun duruma etkili bir şekilde tepki verdiğini, Sırbistan Adalet Bakanı Nenad Vujic'i görüşmeye çağırdığını ve Belgrad'daki yeni yargı yasalarının çıkarılma şeklini eleştirdiğini açıklayan Borović, Avrupa Parlamentosu heyetinin 2 Mart'ta anayasal düzeni yıkmakla suçlanan öğrencilerin duruşmasına katılıp izlemesi için çaba göstereceğine dair söz aldıklarını aktardı. Yargının kötüye kullanılmasına ve sivil direnişe karşı iktidarın baskıcı mekanizmalarına özellikle dikkat çektiğini kaydetti. Borović, Sırbistan'da toplanma, ifade ve siyasi faaliyet özgürlüğüne ilişkin anayasal hakların sistematik olarak kısıtlandığını, protestoların ve sivil kendi kendine örgütlenme biçimlerinin giderek daha sık güvenlik tehdidi olarak ele alındığını dile getirdi. İktidarın diyalog aramakla kalmayıp, öğrenci protestolarını alenen anayasal düzeni yıkma olarak ilan ettiğini ve bununla bilerek baskı ve cezai kovuşturmalar için zemin hazırladığını vurguladı. Özellikle Organize Suçlar Savcılığının giderek artan bir şekilde siyasi baskı aracı olarak kullanıldığına işaret etti.

Ljiljana Borović, Adalet Bakanı Vujic'in Sırbistan'ın Avrupa entegrasyon süreci ve müzakere Faslı 23 kapsamındaki yükümlülükleri çerçevesinde, Sırbistan'daki yargı sisteminde neler olduğunu ve savcıların neden bağımsız çalışma haklarının kısıtlandığını Avrupa kurumlarına açıklaması için Brüksel'e davet edildiğini hatırlattı. Esaslı ve doğru cevaplar yerine, Avrupa temsilcilerine durumun yanlış bir resminin sunulduğunu ve Sırbistan vatandaşlarının bunu bilmesi gerektiğini kaydetti. Borović, bunun Avrupa kurumlarını yanıltma amacı taşıdığını ve yeni yasa setinin yargı politikalarını Avrupa standartlarına uyumlaştırma yolunda bir reform adımı olarak sunulduğunu, ancak pratikte yargı üzerindeki siyasi kontrolü güçlendirmek için kullanıldığını belirtti. Bu yasaların kurumların bağımsızlığını değil, iktidarın çıkarlarını koruduğunu vurguladı. Borović, öğrencilerin iktidarın kalan tek düzeltici gücü olduğunu değerlendirdi. Özerklik, dayanışma ve anayasal haklar konusunda ısrar etmeleri nedeniyle öğrenci hareketinin rejimin kurumsal ve kurumsal olmayan baskılarının hedefi olduğunu belirterek, iktidarın öğrencileri düzene tehdit olarak ilan etmeye başlamasının artık bir güvenlik meselesi değil, demokrasinin derin bir krizde olduğunun açık bir işareti olduğu sonucuna vardı.