Sırbistan'da evlilikler sırasında ilk daire alımında elde edilen vergi avantajlarının, boşanma durumunda ciddi hukuki sorunlara yol açabileceği belirtildi. Uzmanlar, bu tür kararların günümüzde birikim gibi görünse de gelecekte yasal bir kâbusa dönüşme potansiyeli taşıdığını kaydetti. Çiftler arasındaki güven ortamının, ayrılık durumunda mülk paylaşımında en zorlu çatışma noktalarından biri haline geldiği aktarıldı. Sırbistan'daki düğünlerde, Duško Radović'in 'yasanın evliliğinizi düzenlemesine izin vermeyin' şeklindeki meşhur sözlerinin okunduğu anlar genellikle idyllic ve güven dolu görünürken, istatistikler ve mahkeme uygulamalarının farklı bir tablo ortaya koyduğu belirtildi. Aşk sona erdiğinde yasanın devreye girdiği ve en zorlu anlaşmazlık noktasının mülk paylaşımı olduğu vurgulandı. Aile Hukuku'na göre, ayrı mülkiyet ile ortak mülkiyet arasındaki temel farkın kritik öneme sahip olduğu kaydedildi. Evlilik devam ederken bu farklar soyut kalsa da boşanma anında hayati bir mesele haline geldiği açıklandı. Sırbistan'da evlilik sözleşmesinin genellikle güvensizlik işareti olarak görüldüğü, ancak son yıllarda Sırbistan'da çok sayıda gayrimenkul satın alan Rusya vatandaşlarının etkisiyle bu uygulamanın değiştiği aktarıldı. Rus vatandaşlarının neredeyse istisnasız olarak evlilik sözleşmeleriyle mülkiyet ilişkilerini kesin bir şekilde tanımladığı belirtildi. Bu tür sözleşmelerin noter huzurunda yapıldığı ve yasal ortak mülkiyet rejimini devre dışı bıraktığı vurgulandı. Bu sayede yıllarca sürecek davalardan tasarruf edilebileceği kaydetti. Anlaşma olmaması durumunda ise mülk paylaşımının mahkeme tarafından yapıldığı ve bu süreçlerin Sırbistan'daki en uzun davalar arasında yer aldığı, hatta on yıl kadar sürebildiği Cityexpert tarafından aktarıldı. Yasanın eşlerin paylarının eşit olduğunu (%50:50) varsaydığı, ancak bunun itiraz edilebileceği belirtildi. Katkının sadece maaşla ölçülmediği, mahkemenin çocuk bakımı, ev yönetimi, bakım ve eğitim, mülkün bakımı gibi faktörleri de dikkate aldığı açıklandı. Uygulamada bunun üzücü durumlara yol açtığı aktarıldı. Kaynaklar, bir kocanın yurt dışında çalıştığı için dairenin kendisine ait olduğunu iddia ettiği, ancak mahkemenin Sırbistan'da iki çocuğu tek başına büyüten ve evi yöneten eş lehine karar verdiği bir örneği bildirdi. Ayrıca, miras kalan arsa üzerine (kocanın ayrı mülkiyeti) inşa edilen bir evin, her iki eşin fonlarıyla yapılması halinde ortak mülkiyet sayıldığı vurgulandı. İlk daire alımında çiftlerin genellikle KDV iadesi veya mutlak hakların devri vergisinden muafiyet (örneğin, alıcı için 40 metrekare, aile üyesi için 15 metrekare) gibi en yüksek avantajı elde etmek için hesaplamalar yaptığı belirtildi. Bu durumda kimin resmi alıcı olacağı konusunda 'rasyonel' bir karar verildiği, ancak boşanma durumunda bu resmi beyanların bir engelleme noktasına dönüştüğü kaydedildi. Bir eşin, vergi tasarrufu amacıyla imzalanan belgelere rağmen dairenin ortak olduğunu kanıtlamaya çalıştığı aktarıldı. Eşinizden pahalı bir araba veya gayrimenkul almanız durumunda, yasanın 'olağan hediyelerin geri verilmeyeceğini' açıkça belirttiği kaydedildi. Ancak, hediyenin değerinin toplam ortak mülkiyete göre 'orantısız derecede büyük' olması halinde, boşanma sonrası geri iade edilmesi gerektiği vurgulandı. Mülk paylaşım süreçlerinin, sadece metrekarelerin değil, yılların emeği ve fedakarlıklarının tartışıldığı en zorlu hukuki maratonlardan biri olduğu belirtildi. Bu nedenle, hikayenin başındaki noter tavsiyesini dinleyerek ve yasa tek yargıç haline gelmeden önce ilişkileri anlaşmayla düzenlemeye çalışmanın en iyisi olabileceği vurgulandı. Bu metin bilgilendirme amaçlı olup, Sırbistan Aile Hukuku kaynaklarının yorumlanmasına dayanmaktadır.