Sırbistan'da ilkokul birinci sınıfa öğrenci kayıtları ve test süreci, bu yıl bürokrasinin minimuma indirilmesiyle kolaylaştırıldı. Gelecek birinci sınıf öğrencilerinin velileri, 23 Mart'tan itibaren test ve kayıt için elektronik ortamda randevu alabileceklerini bildirdi. Okullardaki işlemlerin 1 Nisan'dan 31 Mayıs'a kadar süreceği kaydedilirken, ilk test tarihi yaklaştıkça ebeveynlerde gerginliğin arttığı ve çocuklarının testten iyi geçip geçmeyeceği konusunda endişeler taşıdıkları belirtildi. İlkokullar, 1 Nisan ile 31 Mayıs arasındaki kayıt süresince eUprava Portalı'nda müsait test tarihlerini açacaklarını açıkladı. Velilerin test ve kayıt sırasında gerekli belgeleri getirmelerine gerek kalmadığı, okulların gerekli verileri resmi görevleri gereği elektronik yollarla temin edeceği vurgulandı. Gerekli belgelerin temin edilmesinin ardından, gelecekteki birinci sınıf öğrencileri için bir psikologla görüşme içeren test randevusu düzenleneceği ifade edildi. Bu testin, çocuğun okula başlamak için yeterli olgunlukta olup olmadığını belirlemeyi amaçladığı kaydedildi. Ancak, velilerin psikolog görüşmesi nedeniyle sıklıkla gereksiz yere paniklediği ve kendilerine sayısız ikilem yarattığı aktarıldı. Çocuk psikologları ve bu süreci daha önce yaşamış ebeveynler, çocukların test öncesinde okuma, yazma ve saymayı öğrenmelerinin gerekli olmadığını belirtti. Ebeveynlerin asıl görevinin, çocuklara kendilerini ve çevrelerindeki dünyayı tanıtmaları olduğu kaydedildi. Örneğin, bir Belgradlı anne, kızının gezegenleri bilmesine rağmen kendi adresini bilmediğini; başka bir annenin ise oğlunun tüm dinozor türlerini Latince isimleriyle sayabilmesine karşın dört mevsimi Sırpça söyleyemediğini aktardı. Psikolog Branka Tişma, çocukların bu anlamda özel bir hazırlığa ihtiyaç duymadığını, ancak velilerin hala aşırı iddialı beklentilere sahip olduğunu vurguladı. Psikolog Branka Tişma, süreci şu şekilde açıkladı: Değerlendirme birkaç bölümden oluşuyor. İlk bölümde çocuk, velisi eşliğinde yeni ortamla tanıştırılır ve "Adın soyadın nedir?" gibi olağan sorular sorulur. Psikolog aynı şekilde velilerle de çocuk hakkında sorular sorarak sohbet eder ve veliler de çocukla ilgili "Çocuk ne zaman yürümeye başladı?" gibi sorulara yanıt vermelidir. İkinci kısımda ise, çocuğun güveni kazanıldıktan sonra veli odadan ayrılır ve psikolojik test uygulanır. Tişma, testin içeriğindeki soruların açıklanmadığını belirtti. Değerlendirmenin üçüncü bölümünde ise, çocuktan genellikle ailesini çizmesi istenir. Ardından psikolog, veliye değerlendirmesini sunar ve okula başlamadan önceki iki ay içinde çocukla neler üzerinde çalışabileceklerini anlatır. Bu öneriler arasında genellikle masa kurma veya eşyaları toplama gibi küçük ev işlerini pratik etmesi yer aldığı aktarıldı. Tişma, velilerin en sık sorduğu sorulardan biri olan çocuklara okula gitmeden önce okuma ve yazma öğretilip öğretilmemesi konusuna net bir "Hayır" yanıtı verdiğini bildirdi. Velilerin, çocuklara kişisel hijyenlerini bağımsız yapabilmeyi, kendi başlarına giyinip soyunmayı, eşyalarını toplamayı öğretmeleri gerektiğini kaydetti. Ayrıca, diğer çocukları kabul etmeyi, onlarla oyun parkında oynamayı, paylaşmayı ve farklı olsalar bile başkalarını benimsemeyi öğrenmelerinin önemli olduğunu vurguladı. Tişma, çocukların okula giderek daha sık hazırlıksız geldiklerini, tam cümle kuramadıklarını ve bir şeye ihtiyaç duyduklarında öğretmenlerine sormak yerine annelerini veya babalarını aradıklarını da ekledi. İlkokul müdürleri, bir çocuğun testten "kalması" veya dersleri takip edecek olgunlukta olmadığının ortaya çıkması durumunda dahi kaydolmama gibi bir seçeneğin bulunmadığını doğruladı. Psikolog, çocukla daha fazla çalışma gerektireceğini tespit ederse, bu durumlarda IOP1 veya IOP2 (bireysel eğitim programı) uygulanmasının tavsiye edildiğini aktardı.