Sırbistan'da uzman Boško Jakšić, N1 ve Nova medya kuruluşlarına yönelik "saldırıların" şaşırtıcı olmadığını kaydetti. Jakšić, iktidarın dayanaklarını kaybetmesi ve müdahale araçlarının azalmasıyla bu tür baskıların beklendiğini belirtti. Ayrıca, United Group'ta yaşanan kurumsal değişikliklerin ve büyük sermayenin medya özgürlüğü üzerindeki olası etkilerine dikkat çekildi.

United Group'taki yönetim kurulu değişikliklerine değinen Profesör Martinoli, şu an için belirsizliğin hâkim olduğunu aktardı. Martinoli, "Ortada sadece çok genel cümleler var. Belirli televizyon kanallarının ve redaksiyonların çalışmalarıyla ilgili net bir mesaj alınana kadar nihai niyetin ne olduğunu söyleyemeyiz," açıklamasını yaptı. United Media'nın 13 yıllık direktörü Aleksandra Subotić'in görevine son verilirken, yeni program direktörü Brent Sadler, her şeyin eskisi gibi kalacağını ve redaksiyonların bağımsızlığını destekleyeceğini bildirdi. Ancak Jakšić, bu sözlerin uygulamada görülmesi gerektiğini vurguladı. Jakšić, "Büyük kurumsal güç medyayı öldürüyor. United Media ile şu anda yaşananlar, farklı çıkarları olan büyük sermayenin izini taşıyor. Onun çıkarı, klasik anlamda medya özgürlüğü değil," ifadelerini kaydetti. Martinoli ayrıca, piyasa başarısı peşinde koşan her sahibin güven gibi değerleri göz önünde bulundurması gerektiğini ve son bir buçuk yılda bu medyanın toplumda özel bir değer kazandığını belirtti.

Jakšić, küresel bir demokrasi krizinin medyaya da yansıdığını, bunun Gürcistan, Macaristan, Mısır, İran, Türkiye ve Sırbistan gibi ülkelerin örneklerinde görülebileceğini aktardı. ABD'deki durumu da değerlendiren Jakšić, "Kendini özgür dünyanın lideri olarak adlandıran Amerika'da, Donald Trump döneminde gazeteciler devlet düşmanı ilan ediliyor, aleyhte olan gazete ve televizyonlara milyarlarca dolarlık davalar açılıyor. Eğer bu ABD'de oluyorsa, bir Azerbaycan'dan ne bekleyebiliriz?" sözleriyle endişesini dile getirdi. Sırbistan'daki medya özgürlüğü sorununun on yıllardır devam ettiğini ve tırmandığını belirten Jakšić, Batı pazarlarında kurumların ve kontrol mekanizmalarının daha gelişmiş olduğunu ve durumun Sırbistan'daki gibi tırmanmasını engelleyebildiğini kaydetti. Profesör Martinoli, vatandaşlara gerçeği ulaştırma kanallarının daraldığı bir dönemde yaşadıklarını vurgulayarak, iktidarın sadece geleneksel medya alanını değil, online alanı da kontrol etmek için yoğun çaba harcadığını belirtti. Jakšić, Sırbistan'da çeşitliliğin olmadığını ve "totaliter bir monolit gibi tek tip bir toplum" yaratıldığını da aktardı. Martinoli, günümüzde sahip çıkarlarıyla siyaset çıkarlarının iç içe geçtiğini, vatandaşların ise marjinalleştirildiğini ifade etti. Her iki uzman da algoritmik politikaların ve sahte haberlerin yayılmasının, internet üzerinde kontrolün zorluğunun medya özgürlüğü mücadelesinde yeni zorluklar yarattığını vurguladı.