Öğrenci listesinden adaylardan biri olarak adı geçen Aleksandar Kavčić, "Simptom" portalına verdiği röportajda, muhalefet ve öğrenciler arasındaki bölünmenin oyların israfına yol açarak iktidarın zaferini getirecek bir eşiğin aşılmaması gerektiğini vurguladı. Kavčić, bu durumda aklın galip gelmesini ve seçimlerin ardından demokrasideki güveni yeniden inşa etme gibi zorlu bir çalışmaya odaklanılmasını umduğunu belirtti.

Kavčić, öğrencilerin epoksal işler yaparak siyaseti olması gereken yere, yani kamu çıkarı, kurumlar, adalet ve sorumluluk meselesi zeminine geri getirdiğini kaydetti. Öğrenci hareketinin "kurtarıcı bir karaktere sahip olduğunu" aktaran Kavčić, Sırbistan'da yıllardır siyasetin tek bir şeye indirgendiğini belirtti: gücü kimin kontrol ettiği, kaynakları kimin paylaştırdığı, medyaya, polise, mahkemelere, kamu şirketlerine kimin sahip olduğu. Her şeyin toplum mücadelesine değil, iktidar mücadelesine dönüştüğünü ifade etti. Öğrenci hareketinin bu matrisi kırdığını ve vatandaşlara demokrasinin sadece "seçime gitmek" olmadığını, kurumların vatandaşları korumak için var olduğu bir sistem olduğunu, tek bir partiye hizmet etmek için olmadığını hatırlattığını vurguladı.

Sırbistan'ın büyük fırsatlara sahip bir ülke olduğunu, ancak yıllardır "yabancı şirketler için ucuz işgücü" olarak sunulan yanlış bir kalkınma modeline itildiğini açıklayan Kavčić, bunun başarı olarak satıldığını ancak gerçekte bir kalkınma tuzağı olduğunu kaydetti. Kavčić, Sırbistan'ın "bilgi ve ekonominin birleşimi" olan yeni bir modele ihtiyacı olduğunu ifade etti. Eğitimli bir ülkenin zengin ve mutlu insanların ülkesi olduğunu belirterek, Sırbistan'ın "başkalarına hizmet eden" bir ekonomiden, kendi değerini yaratan bir ekonomiye geçmesi gerektiğini vurguladı. Bu nedenle eğitimin değişimin anahtarı olduğunu, eğitim olmadan nitelikli işgücü, sanayi ve bağımsız, ekonomik olarak istikrarlı bir devletin olamayacağını dile getirdi. Yıllardır Sırbistan'da eğitimin bir maliyet olarak görüldüğünü, oysa "bir toplumun yapabileceği en karlı yatırım" olduğunu açıkladı. Ders kitaplarının bunun mükemmel bir örneği olduğunu, kağıt ve baskı maliyetleri düşmesine rağmen ders kitabı fiyatlarının yıldan yıla arttığını belirterek, aradaki farkın ekonomik değil, siyasi ve sistemsel olduğunu; bunun yolsuzluğun, tekellerin ve çıkar gruplarının vatandaşlardan para aldığı bir alan olduğunu kaydetti. Bu nedenle Kavčić'in üzerinde çalıştığı ücretsiz ders kitapları projesinin "çok önemli" olduğunu ifade eden profesör, bu projenin sistemin farklı işleyebileceğini gösterdiğini, daha ucuz, daha adil, daha kaliteli ve Sırbistan'ın iyi bir geleceği için tek şans olan bir çözüm üretmenin mümkün olduğunu sözlerine ekledi.