Sırbistan'daki Kreni-Promeni Hareketi, rejimin gazetecilere yönelik siyasi hedef listeleri oluşturduğunu ve Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić'in zulüm atmosferinin arkasında durduğunu bildirdi. Hareket, 45 gazetecinin listesini yayımlayarak isimleri işaretleyip halkı "patlamış mısır hazırlamaya" davet etmenin insanları açıkça hedef göstermek anlamına geldiğini ve bunun bir yıldırma mekanizması ile siyasi bir takip listesi olduğunu kaydetti.

Kreni-Promeni, Toplumsal İstikrar Merkezi'nin "hiçbir sivil toplum kuruluşu olmadığını", aksine "rejimin yarı siyasi bir oluşumu ve kirli işler için siyasi bir karakol" olduğunu belirtti. Hareket, bu yapının işlevinin, iktidarın resmi olarak yapamadığı hedef gösterme, itibarsızlaştırma ve zulmü normalleştirme eylemlerini gerçekleştirmek olduğunu vurguladı. Açıklamada, bu atmosferin gayri resmi liderinin Aleksandar Vučić olduğu ve yıllardır devletin zirvesinden "hainler", "yabancı paralı askerler", "zehirli mekanlar" gibi aynı retoriğin kullanıldığına dikkat çekildi. Hareket, cumhurbaşkanının gazetecileri sistematik olarak itibarsızlaştırmasının bir sonraki adımının listeler oluşturmak olduğunu ifade etti. Enformasyon bakanının "bir sorun görmediği" yönündeki açıklamasına tepki gösteren Kreni-Promeni, bunun hedef göstermenin resmi bir siyasi yöntem haline geldiğini doğruladığını aktardı.

Kreni-Promeni Hareketi, Slavko Ćuruvija'nın şeytanlaştırma kampanyasının ardından öldürüldüğü bir ülkede, bu tür listeleri göreceli hale getirmenin sonuçların riskini bilerek üstlenmek anlamına geldiğini vurguladı. Hareket, demokrasinin gazetecilere siyasi takip listeleri hazırlamadığını ve Avrupa değerlerinin isimleri işaretlemediğini belirtti. Açıklamada, eleştirmenleri alenen hedef gösteren bir devletin hukukun üstünlüğü devleti olmaktan çıkıp siyasi intikam sistemine dönüştüğünü ve bunun, vatandaşların farklı görüşleri duyma hakkına bir saldırı olduğunu kaydedildi. Kreni-Promeni, bir hükümetin "siyasi takip listeleri" yapmaya başladığında, artık argümanlarla değil, korkuyla savaştığı anlamına geldiğini ve korkuyla yöneten bir iktidarın ahlaki ve demokratik meşruiyetini kaybettiğini belirtti. Hareket, açıklamasını "Sırbistan listeler ülkesi olmayacak. Sırbistan, iktidarın değiştiği, özgürlüğün ise kaldığı bir ülke olacak" ifadeleriyle sonlandırdı.